TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

CoCo bonds paniği

 

Küresel piyasalardaki önceki günkü satışlar bir ara panik boyutuna da vardı. Dünya ekonomisinde kriz yoktu ama piyasalar tam bir kriz gününü yaşar gibi, riskli varlıklardan kaçtı, risksiz varlıklara yöneldi. Hisse senedi borsalarından çıkılırken büyük ekonomilerin hazine kâğıtları ve altın sığınılan limanlar oldu. Bu nedenle altın fiyatı aylar sonra 1.200 doların üstünü gördü, ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 1.7350’ye, Alman tahvili yüzde 0.225’e geriledi. Japon 10 yıllıklarının faizi de ilk kez sıfırın altına indi ve dün yüzde 0.008 negatif faizi gördü. 10 yıl boyunca negatif faize razı olmak kolay bir şey değil doğrusu.

- Bu kez çıban başı petrol değildi ama kötüleşme onu da peşinden sürükledi. Brent petrolün fiyatı 35 dolardan 32 dolara kadar indi.

- Piyasalardaki kötüleşmede Avrupa bankacılık sektörü başı çekti, arkasına da Japonya bankalarını sürükledi. Avrupa’da bankaların üzerinde kara bulutların toplanmasında ise küresel büyümenin düşmesi, enerji sektöründeki sert fiyat düşüşleri ve bununla birlikte iflas riskinin artarak banka kredilerinin geri dönmeyeceğinin hesaplanması yatıyor.

- Ancak bankacılık sektöründeki değer kaybının şiddetlenmesini, Avrupa’nın en büyük bankalarından türev ürünlerde öncü Deutsche Bank’ın CoCo bonds adlı tahvilleri tetikledi. Garanti Yatırım’dan Tufan Cömert’in Strateji Notu’nda yer alan bilgiye göre, “contingent convertible bonds” hisse senedine dönüştürülebilir şartlı tahvil. İhracı 2014 yılında yapılan 5 milyar Euro’luk CoCo bondların son satışlarla birlikte kupon faizleri yaklaşık yarı yarıya yükseldi. Yüzde 6-7.5 olan getiriler yüzde 10-11.5 arasına çıktı. Piyasa bankanın kupon faizlerini ödeyemeyeceği ve dolayısıyla tahvillerin banka sermayesine ortak olabileceğinden hareketle satışa yöneliyor. Banka ise CoCo tahvillerinin nisan ayındaki ödemesi için 1 milyar Euro, gelecek yıl için de 4.3 milyar Euro kaynak ayırdığını açıkladı.

- Bu açıklamaya rağmen piyasalar ise banka hakkında yürütülen libor, döviz ve diğer manipülasyon soruşturmalarından kaynaklanabilecek parasal cezalar için ayırdığı 5.5 milyar Euro’nun yetmeyeceğinden korkuyor.

- Deutsche Bank Avrupa’yı, Avrupa Amerika’yı, Amerika dönüp Asya ve asıl da Japonya’yı vurdu. 29 Aralık’tan bu yana Avrupa bankaları yüzde 28, Japon bankaları yüzde 30.8 düştü. Yine bu dönem içinde Avrupa hisse senetleri ortalama yüzde 15, dünya borsaları yüzde 11.1, gelişen borsalar yüzde 8.2, Türkiye borsası yüzde 3.9 geriledi.

- Borsaların kötüleşmesinde öncülüğü bankalar yapıyor. Yavaşlayacak küresel ekonominin ve iflaslar yaşayabilecek petrol sektörünün bankalara da zarar vereceğini hesaplamak normal. Ama Almanya için çok önemli ve batırılamayacak kadar da büyük bir bankanın 5 milyarlık bir kupon faizindeki artışın ödenemeyeceğini varsaymak çok spekülatif diye düşünüyoruz. Olsa olsa satış yapmak isteyen piyasaların Çin’in de tatil olmasının etkisiyle bulduğu bir gerekçe diye değerlendiriyoruz.

- Ancak yavaşlayacak dünya ekonomisinden ve enerji sektöründe yaşanacak iflaslardan bankacılık sektörünün negatif etkilenmesi, bazı bankaların da zora girmesini elbette bekleyebiliriz. Küresel krizi aşmada kat edilen yoldan ve 8 yıl önce ABD’de yaşanan büyük banka iflasından sonra, bankacılıkta sistemik krizin tekrarlanmasını beklemiyoruz.

 

AZGIN PİYASAYA ÜST SINIR İŞE YARAR

- 2003 başında 9.02 lira olan 1 kg dana eti 13 yıl aradan sonra Ocak 2016’da 38.42 liraya yükseldi. Artış yüzde 325.8. Aynı dönemde tüketici fiyatları artışı yüzde 184.4. Sonunda da Tarım Bakanlığı et fiyatlarına üst sınır getirdi. Kuşbaşı 34, kıyma 32, karkas yani kemikli haliyle et 23.3 lirayı aşamayacak. Son verilere göre et fiyatlarının 4 lira kadar veya yüzde 10 ucuzlaması lazım.

- Kırmızı ette yerli üretim ihtiyacımızın tümüne yetmiyor. Yılda 1 milyon ton kırmızı et üretiyoruz, tüketim ise 1.3 milyon ton. Aradaki farkı ithal ediyoruz. Son olarak yayımlanan istatistiklere göre 2015’te büyükbaş hayvan sayısı 14.4 milyondan 14.1 milyona düştü ve yüzde 1.5 azaldı. Nüfus da yüzde 1.4 arttı. Yani ette spekülasyona uygun bir ortam var. Bakanlık tam zamanında önlem almış oluyor. Ticari serbestliğin kötüye kullanımının geleceği aşama budur.

- Sınırlama sonuç verir mi? Evet. Çünkü tüketicide yeterince bir farkındalık oluştu ve bu kararla eli de güçlendi. Şikâyet eder. Ya da en azından karkas eti alır, kendi işler, olur biter. Tüketiciden başlayan tepki aşama aşama zincirin en ucuna kadar gider. Fiyat serbestliğinin sona erdirilmesi ve tek fiyat yöntemi çiğ sütte işlediğine göre ette de pekâlâ işler.

 

Yukarı