TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Eti anladık üretim az dünyada 1. olduğumuz fındıkta da mı az?

 

Son 13 yılda et fiyatları yüzde 326, yemek hizmetleri yüzde 337, ekmek fiyatları yüzde 254, toplamda gıda grubu fiyatları yüzde 242 yükseldi. Aynı dönemin genel tüketici enflasyonu artışı ise yüzde 189 oldu. Yani tüketicileri ilgilendiren gıda fiyat artışı genel enflasyonu yukarı çekiyor.

- Burada üretici fiyatlarının etkisi sınırlı. Dün yayımlanan Tarım Üretici Fiyat Endeksi’ne göre son 13 yllık artış yüzde 216. Tüketiciyle arada 27 puanlık fark var. Hesaplanan yılların tam iki katı fark.

- Bu farkı taşıma maliyetleri mi yaptı diye da baktık. TÜİK’in verilerine göre son 13 yılın ulaştırma fiyat artışı yüzde 229. Tarım üreticisinin biraz üzerinde, gıda tüketici fiyatlarının biraz altında bir yerde.

- Tüketici fiyat artışının yüksek olması ise bize zincirin bütün halkalarında ve özellikle de son halkada, perakende satışlarda sorun olduğunu gösteriyor.

- Dün bu sayfalarda Yavuz Barlas’ın Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi ile söyleşisi vardı. Marketlerin, pazarların büyük kar marjları olduğuna dikkat çeken Bülent Tüfenkçi şunları söyledi:

- “Tarlada 1 liraya çıkıyor, burada 4 liraya satılıyor. Antalya’daki üretici bu fiyatı görüyor, çıldırıyor. Buradaki nihai tüketici fiyatı görüyor, çıldırıyor. Sen de yönetici olarak elini uzattığın zaman belediye bağırıyor, komisyoncu bağırıyor. Kimse kârdan vazgeçmek istemiyor. Bizim burada çok ciddi bir çalışmamız var. Büyük marketlere üreticiden alma imkânı verdik ama o da suiistimal edildi. Büyük oyuncuların hepsiyle yeniden konuşmak lazım.”

- Bakanın belirttiği büyük marketlere üreticiden satın alma hakkının tanınması 2012’den itibaren Yeni Hal Yasası ile başladı. Merkez Bankası uzmanları da yeni uygulamanın enflasyona etkisini o dönemde araştırdı ve bunu raporlaştırdı. 2012 yılı ilk aylarında toptan fiyatların anlamlı bir şekilde, yüzde 20-25 arasında düşmesine karşılık, perakende fiyatlarda herhangi bir değişiklik olmadı. Bu durum şöyle yorumlandı: “Politika reformu sonrasında toptancının önemli oranda fiyat düşürmesi, üretici ile fiyat rekabetine girmiş olma olasılığını düşündürmektedir. Toptancı firmalar genel olarak küçüktür ve bulundukları piyasa çoğunlukla yerel yetkililer tarafından kontrol edilmektedir. Dolayısıyla toptancıların fiyat belirleme kapasitesi sınırlıdır.

- Öte yandan, perakende ürün piyasası bir kısmı uluslararası ortaklı olan sınırlı sayıda büyük perakende zincirinden oluşmaktadır. Perakende firmalarının fiyatlama gücü toptancı ve üreticiye kıyasla ciddi oranda fazladır. Bu bağlamda, toptan fiyatlardaki gerilemenin perakende fiyatlara yansımamasının fiyat belirleme gücündeki bu farktan kaynaklanabileceği düşünülmektedir... Türkiye’de toptancı ve üreticinin fiyatlama davranışını etkileyen politikalardan ziyade perakendecinin kâr marjını hedefleyen politikalar tercih edilmelidir.”

 

ÜRETİCİDE 9 LİRA MARKETTE 32 LİRA

Merkez Bankası raporunun belirttiği ile Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci’nin söyledikleri birbiri ile uyuşuyor. Üreticinin yüksek fiyatlarda bir günahı yok. Toptancıların ve hal komisyoncularının payının az olduğunu Merkez Bankası rapor ediyor. Geriye de son nokta olarak marketler, pazarlar, perakendeciler kalıyor.

- Mesela ben de pazar günü bir büyük zincirin en büyük marketinde çiğ iç fındığın kilosunu 64 lira olarak gördüm. Kabuklu fındığın kilosu düşmüş 9 liraya. İki kilodan kabukludan bir kilo iç fındık elde edilir. Yani markette gördüğüm 64 liralık fındığı üretici şimdi 18 liradan satıyor. Bakliyat gibi kısmen dayanıklı gıda ürünlerinde üreticiden tüketiciye fiyat farkı yüzde 70-100 arasında değişir. Böyle bir fark yeterli bir kârı sağlar. Fındığı da aynı kategoriye koyabiliriz. Bu hesaba göre 18 liralık fındığı vergisi ve kâr marjlarıyla tüketicinin 35-36 liradan alabilmesi lazım. Alabileceğimiz fiyat tam olarak 64 lira. Makulün bir katı fazla. Nasıl oluyor bu?

- Asırlardan beri dünyanın en büyük fındık üreticisiyiz. Dünya fındığının yüzde 70’i bizden. Üretim sorunu yok. Meyve sebze gibi firesi bol değil. Saklanması kolay. Tüketici fiyatı niye üretici fiyatının bu kadar üzerinde? Kırmızı ette üretim eksikliği var anladık, fındıkta da mı var? Bunun tek yanıtı da ve çözümü de yok.

- Sorun “büyük oyuncularla konuşularak” çözülebilecek gibi değil. Türkiye’de iş yapma şeklinin, süreçlerinin, zincirinin, ne varsa hepsinin sorgulanması, elekten geçirilmesi, ayıklanması ve değiştirilmesi gerekir. Yeni bir ticaret ve iş yapma sistemi kurmalıyız.

- Yoksa Türkiye’nin enflasyonu gıda öncülüğünde yükselmeye devam edecek. Yüksek enflasyonun da ne alama geldiği açıktır: Eski bir Merkez Bankası Başkanı’nın deyimiyle “Herkesin cebinden para çalmak.”

 

Yukarı