TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Yükselen Euro değil düşmekte olan dolardır

 

ECB Başkanı Mario Draghi aralık ayında dersini almış olacak ki, mart ayındaki toplantıda yeniden piyasa beklentilerini aşan kararlar aldı.

- Beklentilerin ötesine geçen kararlardan biri politika faizini yüzde 0.05’ten sıfıra düşürmesiydi. Beklenti bu faizde değişiklik yapılmayacağı yönündeydi.

- İkinci şaşırtıcı ve piyasaları dopingleyen karar ise tahvil alım programının banka dışı şirketlere de açılmasıydı. Yatırım yapılabilir nota sahip şirketlerin tahvilleri satın alınabilecek. Piyasaların böyle bir beklentisi yoktu veya böyle bir aracın kullanılabileceği akıllarına gelmemişti.

- Şaşırtıcı ve beklenmeyen üçüncü karar da, yeni TLTRO ihaleleriyle bankalara eksi faizle 5 yıllığına kaynak aktarımıydı. İhaleler haziranda başlayacak ve her çeyrek tekrarlanarak bir yılda bitirilecek.

ŞİRKETLERE DE KAYNAK:

ECB’nin bankalara eksi faizle yeni kaynak aktarımı yanında, şirket tahvili alımı yoluyla doğrudan banka dışı kesime doğrudan kaynak aktarmaya başlayacak olması, merkez bankacılığında ve parasal genişleme politikalarında yeni bir yol açtı. ECB bankaları desteklemeye devam ederken bankaların kredi veremediği reel şirketlere doğrudan ulaşacak ve böylece ekonomiyi canlandırmaya, enflasyonu sıfır düzeylerinden yüzde 2’ye yaklaştırmaya çalışacak.

Petrol fiyatlarının beklenenin ötesinde düşmesinden dolayı Euro Bölgesi enflasyon tahmini de aşağıya çekildi ve önümüzdeki aylarda enflasyonun geçici bir süre negatif bölgeye ineceği açıklandı.

 

GENİŞLEME SONU MU:

Avrupa Merkez Bankası’nın diğer kararları tahmin edilen ve fiyatlanan kararlardı. Banka yeni paketle birlikte belki de parasal genişlemenin sınırlarına vardığını düşünüyor. Daha fazla gidebilecek yolun kalmadığını piyasalara hissettirdi. Nitekim Draghi’nin sözleri önce coşan piyasalarda belli bir kırılmaya da yol açtı. ECB Başkanı Mario Draghi’nin basın toplantısında söyledikleri ipuçlarını veriyordu:

- ”Koşullar değişebilir ancak ECB faizlerini daha fazla indirmemiz gerekeceğini düşünmüyorum.

- Faizler uzun bir dönem için cari veya düşük seviyelerde kalmaya devam edecek.

- Artık diğer geleneksel olmayan para politikası araçlarına daha fazla dikkat edilecek.

- Büyüme dostu maliye politikalarına ihtiyaç var.

- Reform çabaları Euro Bölgesi’nin büyük bölümünde hızlandırılmalı.”

 

PİYASAYA DOPİNG:

 Beklentileri aşan kararlar küresel piyasalarda ve Türkiye’de pozitif yönlü etki yaptı. Bu etki bir ara Başkan’ın “daha fazla faiz düşüşü gerekmez” sözüyle kesildi. ECB kararıyla Euro dolara karşı değer kaybına uğradı. Parite 1.0820’ye kadar geriledi ve sonra da 1.1193’e fırladı. Gelişen ülke paraları da ortalama yüzde 0.60 kadar güçlendi. Avrupa borsaları yüzde 2’nin üzerinde değer kazandı. Banka hisseleri ise yüzde 5’in üzerinde arttı.

Döviz sepeti TL karşısında yüzde 1.4 düzeyine varan düşüş yaşadı ve gün içinde 3 düzeyinin altına inerek 2.9926’yı gördü. Euro/TL ise 3.1783’ten 3.1138’e kadar indi ve yüzde 2’yi aşan bir değer kaybı yaşadı. Ancak daha sonra toparlandı.

PARİTE NE OLUR: Faizi düşen ve miktarı artan para olarak Euro’nun değer kaybetmesi gerekirdi. Ama bu beklenen düzeyde olmuyor. Çok sınırlı bir düşüş söz konusu. Burada dolar ve FED faizi beklentilerindeki değişme daha baskın rol oynuyor. Zayıflama yarışında şimdilik dolar önde ve dolasıyla Euro üste kalan para görünümüne sahip.

Bitişikte yer alan grafikte bir yıl önce görülen 1.0456 düzeyinin taban olması ve Euro’nun bir süre daha hafif yükseliş eğiliminde seyir izlemesi mümkün.

ECB’nin aldığı kararlar işe yarayacak ama bir süreliğine. Bu nedenle Euro’da kalıcı iyileşme de zor. Ta ki yapısal önemler alınana kadar.

SONUÇ: “Derin olan kuyu değil, kısa olan iptir.” Çin atasözü

 

Yukarı