TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Faiz dopingi ile bütçede rekor fazla

 

Dün açıklanan veriler bütçede yılın ilk iki ayında daha iyi bir gidişe işaret ediyor. Bunun en somut verisi yılın ilk iki ayında bütçenin açık değil fazla vermesi. Ancak yılın ilk aylarında bütçenin fazla vermesi artık olağan. Geçen yılın ikinci ayında da 1.4 milyar liralık fazlalık oluşmuştu. Ancak bu yıl fazla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 369 artarak 6.6 milyar liraya çıktı. Farklılık iyileşmenin boyutunda.

Buna bağlı olarak faiz dışı denge de yüzde 22.8 artışla 13.3 milyardan 16.3 milyar liraya yükseldi.

Bütçeyi daha da sağlam kılan gelişme vergi artışlarından daha çok faiz harcamalarının geçen yıla göre yüzde 18 düzeyinde azalmasından kaynaklandı. Aslında faiz ödemeleri geçen yılın ilk aylarında olağanüstü yüksekti ve bu yıl normale dönüyor.

Vergi gelirlerinde ise iki ayda yüzde 12.3 gibi yüksek oranlı bir artış meydana geldi. Bunun da sayesinde bütçe gelirleri yüzde 13.9 artarken bütçe giderleri yüzde 7.6 ile bunun altında kaldı, doğal olarak bütçe dengesindeki fazlalık yüzde 369 büyüdü.

Artan jeopolitik risklere, dış kaynak ihtiyacının yüksek olmasına, yüksek dış borçlara ve gelişmekte olan ülkelere göre yüksek enflasyon gibi ülke risklerine karşılık temel koruyucu bütçenin sağlam gidişi oluyor.

Ancak yılın ilerleyen aylarında bütçe dengesinde verilen bu olağanüstü fazlalığın korunamayacağını göreceğiz. Çünkü yıllık bazda zaten bütçenin böyle bir fazla verilmesi hedeflenmedi. Yıllık bazda 29.5 milyar açık verimesi hedeflenmiş ve bu da GSYH’nın yüzde 1.3’üne denk gelecek.

SON BİR YILDA 806 BİN KİŞİYE İŞ

Ekonominin temel göstergelerinden istihdama ait aralık verileri de dün yayımlandı. Bitişikteki tablodan izlenebileceği gibi, 2014-2015 yılları aralıktan aralığa 806 bin yeni istihdam yaratıldı. Burada sağlanan en önemli ilerleme bu.

Çünkü, doğal nüfus artışının üzerinde bir seyir ve stoku büyütmeyen, hatta zaman içinde eritebilecek bir gelişme. Yılda bir milyona yaklaşan nüfus artışından işgücüne katılım yarım milyonun biraz üzerinde gerçekleşiyor.

Dolayısıyla yıllık 750 bin-800 bin kişilik istihdam yaratılması stok işsizliği azaltmaya aday.

Ancak istihdam yaratıldıkça istihdama katılımın arttığı da bir gerçek. Nitekim son bir yılda 865 bin kişi işgücüne katılmış. 806 binine iş bulunduğundan 59 bin kişi işsizlere eklendi. İşsiz sayısının 3.2 milyon kişiye çıkmasına karşılık işsizlik oranının yüzde 0.1 azalması ise istihdama katılımın ve istihdam edilenlerin paralel artışından kaynaklanıyor. 

İstihdam piyasasında iyileşme var ama marjinal düzeyde ve bütçe kadar değil.

SONUÇ: “Yataktan çıkartan karakterdir, taahhüt harekete geçirendir, devamını sağlayan ise disiplindir.” Zig Zagler

Yukarı