TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Turizmde en sıcak yaz geliyor

 

Türkiye, gelen yabancı ziyaretçi sayısı bakımından dünya altıncısı. Gelirde o kadar iyi değiliz ama 31.5 milyar dolarla ilk 10 içinde yer alıyoruz. Normalde yüzde 10 düzeyinde artışların kaydedildiği, ekonominin en gözde sektörlerindendi. Dünyada da Çin ile birlikte en çok performans gösteren iki ülkeden biriydik. İhracattan sonra en çok döviz kazanan sektördü, cari açığın azaltılmasında kritik bir rol oynuyordu. 1 milyondan fazla istihdama sahip ve pek çok alt sektörü de besleyen ekonominin sürükleyici sektörüydü.

- İşte bu sektör zor bir döneme giriyor. İçinde bulunduğumuz coğrafya ve yurtiçi gelişmelerin etkisiyle geçen yıl gelen ziyaretçi sayısı yüzde 1.6 azaldı. Gelirlerde ise yüzde 8.5 azalma meydana geldi. Bu yılın ilk ayında gelen turist sayısında yüzde 6.4, şubat ayında yüzde 10.3 azalma yaşandı.

- Henüz kış dönemi rakamları açıklanıyor. Halbuki Türkiye turizmi büyük ölçüde yaz dönemi gerçekleşiyor. Güneşe ve denize bağımlı bir yapı var. Bu da, mevcut durum değişmezse, ülke olarak önlem alamaz, yeni müşteriler bulamazsak ilerleyen aylarda turist kaybı giderek artacak, demektir. Gelirde gerileme çift haneli rakamlara dahi ulaşabilir. Yıllık 3-4 milyar dolarlık kayıptan söz ederken 10 milyar dolarlık kayıp bizi bekliyor olabilir.

- Mevcut durumda güvenlik bakımından ülke algısı hiç iyi değil. Turistleri kaçıran temel olgu bu. Avrupalı turistlerdeki yüksek kayıplar böyle bir kaygının sonucunda ortaya çıkıyor. Düzelmenin olabilmesi için terör olaylarının azalması ve olanların da unutulması lazım. Burada belli bir süre geçmesi beklenmeli. Kaldı ki, terörün devam etmesi veya daha da azması durumunda turizm sektörü çok daha kötü etkilenir.

- Rusya’dan gelen turist sayısında yarıdan daha fazla bir azalma var. Buradaki sorun ambargodan kaynaklı. Ambargonun da Rusya’da bu sonbaharda yapılacak seçimler öncesi kalkması biraz zor görünüyor. Dolayısıyla bu yıl Rusya’dan turist gelmesine gelecek ama iyimser tahminlerle yarısı düzeyinde kalacak.

- Üçte bire yaklaşacak gelir ve müşteri kaybı turizmde önemli travmalar yaratmaya aday. Bir kere ortada turistik tesisler var. Türkiye’nin yaklaşık 80 milyar dolarlık bir tesis kurduğu hesaplanıyor. Bu büyüklükteki bir sermaye etkilenecek demektir. Ancak bazı tesisler yabancı sermayeli. Tek sezonluk kaybın altından kalkabilir, dayanabilirler.

- İkinci grup sermayedar yerli büyük gruplar. Onlar da durumu kurtarabilir. Asıl olumsuz etkilenecek olan yerli küçük sermayeli tesisler. Orada da çözüm yerli turiste yönelme ki, küçük sermayeli kuruluşlar bunu daha kolay yapabilir.

- Tesisler dışında turizmdeki negatif gelişmelerden etkilenecek başka bir taraf, sektör çalışanları. Antalya’da turistik tesislerde sigortalı çalışan sayısı yaklaşık 400 bin idi. Bu rakam bu sezon için 120 bine düşürülmüş. 280 bin kişi bu yıl istihdam edilmeyecek. Tesisler sorunlarının önemli kısmını böylece çözmüş oluyorlar. Ama asıl fatura da çalışanlara çıkmış oluyor.

- Turizm personelinin yanı sıra tedarik zinciri de en ağır faturayı ödeyecek kesim olmaya aday. Otelde turist yok, ortada çalışan yoksa, otel kapalıysa veya doluluk çok azsa, eti de, sebzeyi de, meyveyi de, içkiyi de ona göre alacaklar. Yıkamacısından turistik eşya satıcısına kadar bir dizi tedarikçi de krizden en olumsuz etkilenecek kesimlerin başında gelecek.

- Turizm sektörüne kredi açan bankacılar da alacakları için biraz bekleyecek. Nasıl olsa teminatları var. Tesisler yerinde duruyor. Bu sene olmasa gelecek yıl alacaklarını tahsil etmeye başlayabilirler.

- Sanki turizmde yaşanan krizden en az etkilenecekler tesis sahipleri ile bankacılar gibi görünüyor. Tesislere servis verenler, tedarikçiler ile onlarca alt sektör, turizm sektöründe çalışan yüz binlerce insan ise en çok etkilenecek gruplar. Tablo oldukça ağırdır. Başta cari açık olmak üzere, istihdam ve büyüme verileri de bundan negatif etkilenecektir.

- Krizin hafif atlatılması için hükümet bazı önlem ve teşvikler açıkladı. Ama bunlar daha çok tesislere yönelikti. Sektörün tümünü kavramak ancak turist kaybını asgariye indirmekle olur. Bunun yolu da öncelikle iç güvenliği sağlamaktan ve Türkiye imajını düzeltmekten geçiyor. Bu anlamda tanıtım ve pazarlama faaliyetleri pekâlâ etkinleştirilebilir.

- Yapılanlar sorunu hafifletir ama ne kadar yapılırsa yapılsın, yine de turizm sektörünün en kötü sezonu geçirmesi engellenemeyecek gibi. Çünkü turizm sezonu geldi, çattı. Güvenlik anlamında bakış son derece olumsuz olunca insanları son dakikada kararlarından caydırmak da çok zor.

SONUÇ: “Sıkıntınızın sırrı sizin elinizde değil, başkalarının elindedir.” Balzac

 

Yukarı