TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

6 haftalık cennet

 

Küresel sermaye şubatın ikinci yarısından itibaren yeniden gelişmekte olan ülkelere yöneldi. Türkiye’ye hisse senedi ve tahvil yoluyla net 3 milyar dolar düştü. TL dolara karşı bir ayda yüzde 5 arttı, faizler yüzde 10’un altına indi, borsa yüzde 21 prim yaptı

Küreselleşmenin arttığı son 30-40 yılda ilk kez üst üste iki yıl gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı gerçekleşti. 2014 yılındaki 111 milyar dolarlık net sermaye çıkışını 2015’te 735 milyar dolarlık rekor çıkış izledi. Bunun büyük kısmı Çin kaynaklıydı. Sermaye çıkışlarının bu yıl da azalarak devam edeceği ve üçüncü yılda aynı yönde olacağı tahmin ediliyordu. Bu konunun uzman kuruluşu Uluslararası Finans Enstitüsü’nün tahminlerine göre bu yıl gelişmekte olan ülkelerden 448 milyar dolar daha net sermaye çıkışı gerçekleşecek. Mayıs 2013’te FED’in parasal genişlemeyi durduracağını açıklamasıyla tersine dönen sermaye hareketleri küresel piyasalarda büyük oynaklık yarattı. Gelişmiş ülke performanslarını artırırken, gelişmekte olan ülkelerin piyasalarını vurdu. Bu yıla da aynı eğilimle girdik.

-Yeni yıla ilişkin sermaye hareketlerinin rakamları henüz çıkmadı ama ocak ayında piyasaların durumu bize gelişen ülkelerden net sermaye çıktığını gösteriyor. Türkiye’den de sadece tahvil ve hisse senedi yoluyla çıkan net sermaye ilk üç haftada 332 milyon doları buldu.

-Ocak ayının son haftası ile şubat ayının ilk haftası ise sermaye çıkışları giderek yavaşladı. 22 Ocak ile 12 Şubat arası 3 haftada giriş ve çıkışlar netleştirildiğinde geriye 60 milyon dolar kadar net para girişi kalıyor. Piyasalardaki kötüleşmede o haftalarda durulmuştu.

-Şubat ayınının ikinci yarısıyla net bir iyileşme başladı.19 Şubat ile biten haftada Türkiye’ye net bazda 814 milyon dolar para girişi oldu. Sermaye akımları üst üste 7 haftadır devam ediyor. Elimizde 6 haftanın rakamları var. Son haftanın yok ama piyasaların coşkusundan pozitif sermaye girişlerinin sürdüğü anlaşılıyor.

-6 haftalık sermaye akımları dökümü bitişikte. Hisse senetleri yoluyla gelen net sermaye 1 milyar 512 milyon dolar, devlet iç borçlanma senetleriyle gelen 1 milyar 428 milyon dolar. Her ikisiyle 2 milyar 940 milyon dolara ulaşılıyor. 6 hataya 3 milyar dolarlık net sermaye girişi Türkiye piyasalarını da bayram yerine çevirdi.

-Hisse senetleri altı haftalık dönemde yüzde 15 prim yaptı.

-Faiz oranları yaklaşık 1 puan düşerek yüzde 10 sınırına indi.

-Döviz kurları da TL karşısında yüzde 2.2 geriledi.

-Türkiye CDS’leri ise yüzde 13 düştü, yani ülke riskini sigorta ettirmek isteyenler bu kadar daha az prim ödemeye başladı. Türkiye’nin riski geriledi.

-Bu gelişmeler son haftada artarak sürdü. Ortalık güllük gülistanlık oldu. Ocak ayındaki kötüleşmeye karşı büyük merkez bankaları tarafından geliştirilen negatif faiz ve FED’in faiz artırımından vazgeçmesi, tam anlamıyla küresel piyasaların önüne yeni bir kulvar açtı. Gelişmekte olan ülkeler ve Türkiye, dolayısıyla piyasaları şimdi bu kulvardan cennete doğru gidiyor!

-Bu nedenledir ki, Merkez Bankası 13 ay aradan sonra faiz koridorunun üst bandını aşağıya çekebildi ve küresel pozitif gelişmelerin devam etmesi halinde faiz indirimlerine kapıyı açık bıraktı. Koridorun üst bandı bankalararası gecelik faizleri ve kredi faizlerinin düzeyini belirleyen oran. Çeyrek puanlık düşüş hemen bir şey ifade etmeyebilir. Ama küresel sermaye akımlarının devam etmesi ve faiz indirimlerinin sürmesi kredi faizlerini kayda değer biçimde düşürecektir. Dışarıdan kaynak geldiği müddetçe düğün bayrama devam.

TL’DEN DOLARA BİR AYDA % 5 FARK

Mart ayında dolar 2.9644’ten 15 kuruşluk düşüşle 2.8160’a indi. Dolardaki bir aylık kayıp yüzde 5’i buldu. Doların yılbaşına göre düşüşü de yüzde 3.5 oldu.

Dolar karşısında para birimleri genelde değer kazandı. TL ise değer artışında 24. sıra ile ortalarda yer aldı. İlk üç ay içinde dolara karşı değer kazanımları yüzde 9’a kadar çıktı. Bu paraların başında da siyasi ve ekonomik krizle boğuşan Brezilya Reali geliyor. Malezya ve Rus para birimleri de dolara karşı en çok değer artıran ilk üç arasında yer alıyor.

Gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinin değerini ölçen JP Morgan Kur Endeksi bu nedenle mart ayında yüzde 5.6 prim yaptı. İlk üç aydaki primi de yüzde 4.5’e vardı. Bu arada doların değerini kendinden sonra gelen altı büyük paraya karşı ölçen Dolar Endeksi’nin yüzde 4.5 kaybı, gelişen kurların değer kazanmasından çok doların tüm para birimleri karşısında değer kaybettiğini gösteriyor.

BORSA İSTANBUL, RAKİPLERİNE 3 AYDA 3 KAT FARK ATTI

Türk Lirası’nın değerlenmesi aynı zamanda borsanın primini yabancılar nezdinde daha artırdı. Borsa İstanbul’un 3 aylık primi yüzde 16’yı bulurken, MSCI endeksinin dolar bazında ölçtüğü endeks yüzde 21.1’e ulaştı. Aynı dönemde MSCI Gelişen Ülkeler Endeksi yüzde 5.3 prim yaptı. Bu da Borsa İstanbul’un rakiplerinin üç katı performansa ulaştığını gösteriyor. Gelişmiş borsalar ise mart ayında yüzde 6.5 prim yapmalarına karşılık yılın üç ayını yüzde 1’lik kayıpla tamamladılar.

-Bitişik tabloda görülebileceği gibi, ilk 3 ayda en çok primi yüzde 18 ile sanayi hisseleri yaptı.

-İkinci en çok getiriyi ise yüzde 16.5 ile dolar bazında ons altın sağlarken gram altının TL bazındaki getirisi yüzde 12.5 oldu.

-Dövizin kaybettirdiği ilk çeyrekte hisse senetleri ve altın reel getiri sağlamada öne çıktılar.

-Faiz oranları ise genelde düşüş eğilimindeydiler. Negatif faiz uygulaması iyice derinleşti.

Yukarı