TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

İflaslara kadar petrolde düşük fiyata devam mı?

 

Petrol üretimini dondurmak için hafta sonu toplanan OPEC herhangi bir anlaşmaya varamadı. Yeni bir toplantı tarihi de konulamadı. Demek ki herhangi bir ilerleme sağlanamadı ki, devamı gelmiyor. Ama bu da, OPEC’in bir daha toplanmayacağı anlamına gelmez. Zamanı geldiğinde, koşullar oluştuğunda OPEC yeniden toplanıp, petrol üretimini sınırlandırma kararı verebilir.

Doha başarısızlığının sorumlusu olarak İran öne çıkıyor. Toplantıya katılmadığı ve kendi üretimini sınırlandırmayı kabul etmediği için, ilk bakışta sebep İran gibi görülüyor. Zaten 5 yılı bulan ambargo döneminden yeni çıkmış ve petrol üretimi ve satışı bir hayli düşmüş İran’ın ana amacı pazarını geri almak. Anlaşmaya yanaşmayacağı belliydi. Toplantıya katılmayacağını da önceden açıkladı.

İran’ı anlaşmaya yanaşmayan ülke olarak öne süren ise Suudi Arabistan. Böyle bir toplantının yapılmasına doğrudan karşı çıkmak yerine “İran yoksa ben de yokum” dedi. İran’ın bu işte olmayacağını ise en iyi bilmesi gereken yine aynı ülke. Arabistan diğer ülkelerin zorlamasıyla toplantıya evet dedi. Petrol üretimini kısma veya fiyatları artırma niyeti ise değişmiş değildi.

Çünkü dünya talebinin azalmakta olduğu bir dönemde petrol üretimini artırarak fiyat düşüşlerine yol açan Suudi Arabistan’ın üç temel amaç güttüğü dillendiriliyor.

- Bunlardan biri fiyat düşürerek ABD’li kaya gazı üreticilerini piyasadan silmek ve iflasa sürüklemek. Böylece kendi hâkimiyeti dışındaki farklı ve yeni bir üretimi başlangıcında boğmuş olacak. ABD’li kaya gazı üretim maliyetinin 60 dolar olduğu, bunun altının ekonomik olmaktan çıktığı belirtiliyor. Henüz büyük iflas haberleri gelmiş değil ama sonbahar gibi bekleniyor. Arabistan henüz bu amacına ulaşmadan fiyatların yükselmesine yol açacak bir hareketten kaçınmış olabilir. Eğer bu amaç doğruysa arz bolluğunun son bulması veya petrol fiyatlarının üzerindeki baskının kalkması ancak iflaslar sonrasında olabilir.

- Suudi Arabistan’ın en büyük üretici ve ihracatçı olarak üretimi bollaştırmasındaki ikinci amacı da Rusya’nın bu piyasadaki etkisini kırmak veya bu konuda ABD ile işbirliği yapmak diye tanımlanıyor. Zaten Doha toplantısı bile Rusya’nın itmesiyle gerçekleşti. Arabistan yanında petrol piyasasında güçlü bir rakip ve politika dikte eden ikinci bir ülke istemiyor olabilir.

- Yine aynı Arabistan üretim artışı ile fiyatları düşürüp pazar payını artırıyor. Çünkü kendisi en düşük maliyetle üretim yapabiliyor. İran’ın maliyeti çok daha yüksek. İran pazara dönse bile önünde düşük petrol fiyatı engeli olacak. Bu engeli kendi eliyle kaldırmak istemeyen S. Arabistan, İran ile tarihsel ve siyasal olarak rakip, asırları bulan derin anlaşmazlıkları var. Petrol sanki bu anlaşmazlıkların bir parçası haline gelmiş. Ana sorun sanki bölgedeki diğer anlaşmazlıklar gibi.

FİYATLARIN ARTMAMASI TÜRKİYE İÇİN POZİTİF GELİŞME

Eğer bu analiz doğru veya doğruya yakın ise petrol fiyatlarında yakın dönemde pek artış beklememek gerekir. Çünkü bizzat bu toplantı umuduyla fiyatlarda belirgin bir yükseliş yaşandı. Doha toplantı tarihi belli olduktan sonra petrol fiyatlarında yüzde 20’ye varan artış meydana geldi. Brent petrolün fiyatı 37.27 dolardan 44.94 dolara kadar yükseldi. Toplantıdan sonuç çıkmayacağının anlaşılmasıyla geçen haftadan başlayan gerilemede dün 40.10 dolara kadar inildi. Gerileme yüzde 11’i buldu. İlk aşamada toplantı nedeniyle oluşan köpük alınmış oldu.

Bundan sonrası daha çok petrol stoku verilerine, haber akışına, dünya ekonomisinde canlanma olup olmayacağına yani petrol talebine bağlı olacak. Elbette ki arzı azaltan her türlü gelişme fiyatları yukarı yönde destekleyebilir. Ama hem IMF hem de Uluslararası Enerji Ajansı’nın tahminleri petrol fiyatlarının bu yıl artmayacağı yönünde. IMF bu yıl için yüzde 31 fiyat düşüşü, gelecek yıl ise yüzde 18 fiyat artışı öngörüyor. Türkiye’nin ekonomik tahminlerinde de ortalama petrol fiyatının bu yıl 39.7 dolarda kalacağı şeklinde. Petrol fiyatlarındaki toparlanma ise 2017 gibi bekleniyor.

Düşük petrol fiyatları, GSMH’ye oranla en yüksek ithalatçı ülkelerden biri olan Türkiye’yi pozitif etkiliyor. Dünyaya etkisi negatif ve bu yolla Türkiye’yi de olumsuz etkileyebiliyor. Ama ithalatçı konumundan dolayı Türkiye diğer ülkelere göre daha iyi durumda olabiliyor.

SONUÇ: “Kişi talihinin bedelini öder.” Ann Fairbairn

 

Yukarı