TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Daha fazla, daha uzun süreli indirim

 

Geçen hafta Merkez Bankası Başkanlığı’na atanan Murat Çetinkaya dün ilk kez kamuoyunun karşısına çıktı ve yılın ikinci Enflasyon Raporu’nu açıkladı. Hemen edindiğimiz ilk izlenimleri ve Enflasyon Raporu’ndan ve sorulara verdiği yanıtlardan çıkarımlarımızı aktaralım.

4 yıl önce Merkez Bankası’nda göreve başlayan Çetinkaya genç yaşına rağmen başkanlığa iyi hazırlanmış. Teklemeden, takılmadan, uzatmadan, fazla ayrıntılara girmeden, medyaya fazla malzeme vermeden, konulara hâkim olarak konuştu.

Enflasyon Raporu’nda da değişiklikler yapılması ve bazı konularda daha fazla detaylara girilmesi, raporu hazırlayan kadroda değişikliğe gidildiğini düşündürüyor. Ancak Merkez Bankası’nın politikaları ana hatlarıyla sürecek.

Değişiklik ise bizzat Başkan’ın kendisinde, yeni ve yıpranmamış olmasında, kredibilite kaybına henüz uğramamasında, iletişim politikasının daha etkili bir şekilde kullanılmasına karar verilmesinde. Önümüzdeki dönemde iletişim araçları ve stratejisi oluşturup kamuoyuyla paylaşılacak olması, geçmiş dönemden ders çıkarıldığına, Merkez Bankası’nın zayıf yönünün güçlendirilmesine karar verildiğine yorumlanabilir.

Murat Çetinkaya’nın toplantıda banka ekonomistlerine ve stratejistlere daha fazla soru sorma imkânı tanımasına karşılık medyayı 3 soru ile sınırlı tutması, yeni dönemde iletişim kanalının daha çok finansal sisteme yönelik olacağını, medya ile mesafeli bir duruşun korunacağını düşündürdü. 

Faiz indirimlerine devam edilecek. Buradaki temel argüman küresel sermaye akımlarının süreceği ve enflasyonun düşeceğinde. Para politikasında sıkı duruşun korunmasına karşılık faiz indirimlerine gidişin yolu, sadeleştirme şemsiyesi altında bulunmuş. Daha dar bir faiz koridoruna doğru gidiş, üst banda indirimle başladı ve devam edecek. 

Ocak ayında yıllık gıda fiyat artışı yüzde 11 idi, mart ayında yüzde 4.58’e düştü. Bu eğilim Merkez Bankası’na gıda fiyat artışı tahminini yüzde 9’dan aşağıya çekmesine iyi bir zemin hazırlamıştı. Ancak dün bunu yapmadı. Yüzde 9’luk yıl sonu gıda fiyat artışını aynen korudu ve buna dayanarak yıl sonu TÜFE enflasyon tahminini aşağı çekmedi. Buna gerekçe olarak da geçmişte gıda fiyatlarının oynaklığını gösterdi.

Buna karşılık Başkan, “Gıda Komitesi’nin çalışmalarından somut sonuçlar almaya başlandığını, önümüzdeki dönemde gıda enflasyonu tarafında Merkez Bankası’nın da işini kolaylaştıran sonuçlar gelmeye devam edeceğini” söylemeyi ihmal etmedi. Bu da, bir açıdan ihtiyatlı davrandığına ama öbür yandan da önümüzdeki dönemde kendisine geniş bir manevra alanı yaratmak istediğine yorumlanabilir. Gıda Komitesi’nin önlemleri ile pozitif sonuçlar alınmaya devam edilecekse yıl sonu gıda fiyatı tahmini neden düşürülmez ki? 

Eğer gıda fiyat tahmini aşağı çekilseydi ve buna bağlı olarak enflasyon tahmini yüzde 7.5’ten yüzde 7 veya yüzde 6.5’e çekilseydi ne olurdu? Merkez Bankası’ndan piyasalar daha fazla indirim beklentisine girer ve dün mesela 3 baz puanı bulan faiz düşüşü daha sert gerçekleşirdi. Burada hem ihtiyatlılık hem de ilerleyen aylarda hareket alanı yaratma stratejisi rol oynamış olabilir.

Şu anda yüzde 10 olan faiz koridorunun üst bandı mayıs ve haziran aylarında da yarımşar puan düşürülürse yüzde 9’a inilir. Gıda fiyat revizyonu temmuz ayındaki Enflasyon Raporu’nda yapılırsa da, faiz indirimine yeni alan açılmış olur. Bu durumda indirimlere yılın ikinci yarısında da devam etme imkânı ortaya çıkabilir. Dolayısıyla 2-3 ay kesilebilecek bir faiz indirimi daha fazla ve daha uzun süreye yayılabilir de.

SONUÇ: “Geleceği gördüm bayağı eğlenceliydi.” Lincoln Steffens

Yukarı