TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Yenilen yumruğun en acı anı geçti

 

Acısını, şiddetini en çok hissettirdiği an, yumruğun yenildiği andır. Finansal piyasalarda beklenmedik gelişmelerin şok etkisi de, en başta yaşanandır. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun istifası ile finansal piyasaların karşılaştığı durum da budur. Gerçi olay pazartesi gününe kadar uzanıyor, etkisi de öyle. Ama işin resmiyete döküldüğü tarih 4 Mayıs’tır. İşte finansal piyasaların pazartesi ile perşembe arasındaki oynaklığı da, Başbakan değişimine karşı verdiği en sert tepkisiydi. Bundan sonraki hareketler ve volatilite daha düşük olacaktır. Yenilen yumruğun en acı anı geçmiştir.

- Bu süreçte dolar 2.7945’ten başladığı tırmanışında çarşamba gecesi 2.9760’a kadar çıktı, dün de 2.8920’ye kadar düştü. Euro da 3.1920’den 3.3410’a kadar yükseldi ve dün öğleden sonra 3.3128’e indi. Sonuçta sepet kur 2.9932’den 3.1585’e çıkarak 3 günde yüzde 5.52 arttı. Dünkü geri çekilmeyle de 3.1024’e indi ve yüzde 1.77 düştü. Son değeri itibarıyla sepet kurun TL karşısındaki artışı yüzde 3.64’e indi.

- Değişime sepet kur karşında TL’nin değeri açısından bakarsak 33.41’den 31.66’ya gerilediğini görüyoruz. TL’nin kaybı yüzde 5.23. Dün akşam saatlerinde 32.23’e çıkan 1 TL’nin değeri yüzde 1.80 toparlandı. Hafta başına göre TL’nin kaybı yüzde 3.35’le sınırlı kaldı.

- TL’nin değer kaybında pazartesi ve salı günü küresel piyasa gelişmeleri de etkiliydi. Aynı dönemde gelişen ülkelerin kur ortalaması MSCI endeksiyle 1.59 geriledi. TL’nin akranlarına göre 1 katı düzeyindeki ekstra kaybı, iç siyasi gelişmelerden.

- Yine Türkiye’de faizler benzer ülkelerin üzerinde arttı. Gösterge faiz yüzde 9.28’den yüzde 10’a kadar yükseldi ve Davutoğlu’nun konuşmasının ardından dünü yüzde 9.74’ten kapattı. Başlangıç ve sonuç itibarıyla yarım puanlık artış gerçekleşti.

- Borsa Endeksi 85.328’den yüzde 9.36 azalmayla 77.520’ye kadar indi. Burada da Davutoğlu’nun konuşmasıyla toparlanma başladı ve endeks 78.798’den kapandı. Toparlanma yüzde 1.6 ile sınırlı, 4 günlük kayıp da yüzde 7.6’yı buldu. Mayıs itibarıyla dünyanın en çok değer kaybeden piyasası haline gelinmesinde, iç koşullar kadar yabancıların 3 ay gibi kısa sürede yüzde 25’e varan kazanca ulaşmasının ve bunu realize etmek istemesinin de payı var.

- Piyasaların toparlanmaya başlamasında dün iki faktör rol oynadı. Bunlarda biri AK Parti Olağanüstü Kongresi’nin mümkün olan en kısa sürede, 22 Mayıs’ta toplanmasına karar verilmesiydi. Tarihin öne çekilmesi, belirsizlik süresini kısalttı.

- Tarihin 22 Mayıs olarak belirlenmesi aynı zamanda 24 Mayıs’ta faiz kararı için toplanacak Merkez Bankası’nın elini de rahatlattı. Herkesin faiz indirimi beklediği TCMB, iç siyasi gelişmeler ve küresel koşullar da izin verirse bu indirimi yapabilir.

- İstifa eden Başbakan Davutoğlu’nun dünkü açıklamalarından anlaşıldı ki, görevden ayrılırken kavgacı ve çatışmacı olmayacak, iktidar partisi bölünmeyecek. Başbakanlık değişimi 2-3 hafta içinde sorunsuz denebilecek biçimde gerçekleştirilecek.

- Ama belirsizlikler sadece Başbakan değişimiyle de sınırlı değil. Başkanlık süreci, referandum ve erken genel seçim konularındaki belirsizlik ise artık daha belirgin hale geldi. Onun için de zaten finansal piyasalardaki toparlanma sınırlı kaldı, bozulmaya başladığı düzeye geri dönemedi.

HAYATIN İÇİNDEN

‘VİZE KALKTI’ KONVOYU NEYİN NESİ?

AB’nin Türkiye’ye vizeyi kaldırması, Başbakan’ın istifası gölgesinde kaldı, kaynadı gitti. Halbuki, önemli bir gelişmeydi. Türk insanının AB’ye üyelikten alacağı ve anladığı en temel şeydi. Vize kuyrukları, beklemeler, sorgular yılın ikinci yarısından itibaren artık olmayacak. Vize için yılda yaklaşık 300 milyon Euro’yu bulan harç ve ödemeler cebimizde kalacak. Vize kalktığı için acaba Avrupa ülkelerine gidenlerde artış olur mu?

Evet, olabilir. Çünkü dün İstanbul meydanlarında ve caddelerinde sevinç gösterisi yapanları gördüm. Konvoylar oluşturulmuş, Türk ve AB bayrakları ile kenti turlayanlar vardı. Eğer bu gösteri, kendiliğinden oluşmuş Avrupa’ya gidiş sevinci değil de organize bir iş ise erken seçimin veya referandumun habercisi olabilir.

SONUÇ: “Daha iyi olmaya çalışmayan, iyi olarak da kalamaz.” Cromwell

 

Yukarı