TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Anadolulu işadamı heyecanını kaybetmiş

 

Ankara’da izlediğimiz TOBB Genel Kurulu bu yıl geçmiştekilere göre daha sönüktü. Çünkü Cumhurbaşkanı katılmadı, istifasından dolayı ortada Başbakan da yoktu. Bakanlar yoğun biçimde katılım gösterdiler, ama 10 gün sonra aynı koltukta kalıp kalmayacakları belli değil. Bu nedenle de olsa net açıklamalardan sakındılar.

- Taşralı işadamları arenası haline dönüşen genel kurulda, ortaya herkesi kucaklayıcı, kavrayıcı ve sürükleyici bir ekonomik hikâye atılamadı. Dolayısıyla kitleleri sürükleyecek motivasyon eksikti.

- Akıllarda tek kalan Kılıçdaroğlu’nun işadamlarına “Muhalefette bizi tek başımıza bıraktınız” yakınması kaldı. Bu da Anadolu’dan gelen işadamlarının kulağına bir taraftan girdi, diğer taraftan çıktı.

- TOBB’un Genel Kurulu’na Türkiye’nin her ilinden yaklaşık 1.500 işadamı delege olarak katıldı. Alışkanlıkla rutin bir toplantıyı daha yapmanın ötesinde herhangi bir heyecan dikkatimi çekmedi. Genel Kurul’un seçimsiz olmasının bunda belli bir etkisi de olsa gerek.

- Bunun da ötesinde sektörel, bölgesel olarak ekonomide yaşanan sorunlar, çek, senet ve kredi ödemelerinde gecikmeler ile iflas ertelemelerinin giderek yaygınlaşmasının belli bir etkisini gözlemledik.

 

DOLAR KURUNDA OYNANAN OYUN NE?

Aslında işaretler geçen haftadan başladı. 3 Mayıs’ta dolar son 10 ayın en düşük düzeyine indikten sonra zıpladı. Dolar Endeksi 91.514’le Ağustos 2015 sonrasının en düşüğünü gördü. Son olarak 94 binin üzerine çıktı ve bir haftada yüzde 3 artış kaydetti. Doların bu artışı kendinden sonra gelen altı büyük para birimine karşı.

- Yine dolar gelişmekte olan ülke kurlarına karşı son bir haftada yüzde 3 kadar değer artırdı. Bir yerde gelişen kurlar değer kaybetti.

- Üstelik ABD’de açıklanan en önemli veri, tarım dışı istihdamdı ve beklentilerin bir hayli altında geldi. Bu durum haziran ayı FED faiz artırım ihtimalini neredeyse sıfırladı. Normalde doların değer kaybına yol açması gereken bir veriydi ve cuma günü açıklandı. Açıklamadan sonra doların değer artışı azalarak da olsa sürdü. Ama sürmesi önemliydi. Demek ki 3 Mayıs Salı gününden başlayan çıkış hareketi, etkisini azalarak da olsa sürdürüyor ve doların değerlenmesi devam ediyor.

- ABD istihdam verilerinin kötü çıkması normalde altını hızlandırırdı, emtialara alım getirirdi, hatta küresel risk iştahını artırırdı. Ancak son bir haftada yaşananlar dikkate alınırsa bunların hiçbiri olmadı. Hatta borsalarda satış vardı, risk iştahı zayıfladı. Yeniden küresel büyüme endişeleri gündeme getirildi. Bütün bunların temelinde ise doların güçlenmesi yatıyordu. Ortada şimdi böylesi karışık bir durum var. Taşlar bir kez daha yerinden oynadı.

- Doların dışarıda yükseliş eğiliminde olması içeriden kaynaklanan nedenlere eklenince TL de en çok değer yitiren para birimleri arasında geliyor. Siyasi belirsizlik önce bir partideydi, şimdi iki partiye çıktı. Seçim, referandum, başkanlık, partili cumhurbaşkanı, MHP ne olacak bilinmiyor. Tam da bu sırada faizlerin düşürülmesi söylemi dövizin yükselmesine yardımcı oluyor.

- Normalde bu tür söylemlerin hemen kuru etkilememesi gerekiyor. Ancak normal bir dönemde değiliz, belirsizlik ve geçiş dönemi içindeyiz. Ekonomi yönetiminin ne olacağı belli değil. Hükümet ve başbakan belli değil. Söylemlerle sanki har vurup harman savuracağız gibi bir imaj ortaya çıkıyor. Bunun sonu da enflasyon ve kur artışına çıkar diye piyasalar şimdiden kuru satın almayı yeğliyor olabilir.

- Yoksa bizim piyasaların davranış tarzı hemen söylenenin üzerine atlamak değil. Söyleyen bankaların patronu durumundaki Merkez Bankası olsa bile. Merkez Bankası’nın bir araştırması, piyasaların Merkez Bankası’nın söylemine ve açıklamalarına değil, asıl yaptıklarına bakarak hareket ettiğini ortaya koyuyor. Durum buysa piyasaların bir söz üzerine hareket edeceğini varsaymamak gerekir.

- Ancak seçim ve referandum veya sistemde yapılacak değişiklikler için popülist politikalara ağırlık verilebileceği ya da yeni ekonomi yönetiminin hatalar yapabileceği ihtimaline piyasalar bir ölçüde oynar. Bu da kurda kısa süreli oynamalara yol açar. Sonuçta taşlar yerine oturdukça kur da rayına girer. Ama piyasalar da bu süreçte elde edeceği kârı eder.

SONUÇ: “Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenince diğerleri de yanlış gider.” C.BRUNO

 

Yukarı