TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Dolar ve Euro durur tüketici güveni yürür

 

Dün TÜİK tarafından açıklanan haziran ayına ait Tüketici Güven Endeksi önceki aya göre yüzde 1 arttı. Artış oranı sınırlı ama tüketici güveni son 4 aydır toparlanıyor. Geçen ay Türkiye’de başbakan ve hükümet değişimi ile küresel piyasalardaki dalgalanmanın etkisiyle orta şiddette bir türbülans yaşanmıştı. Buna rağmen tüketici güveni mayısta gerilemedi, hatta yüzde 0.3 gibi çok küçük düzeyde de olsa arttı. Kasım ayında genel seçimlerden çıkan sonucun ve azalan siyasi belirsizliğin etkisiyle 77.1 düzeyine fırlayan Tüketici Güven Endeksi ardından yaşanan hayal kırıklığı nedeniyle 3 ay geriledi ve şubat ayında 66.6’ya kadar indi. Bu düzey tüketici güveninin küresel krizde indiği 50’li rakamlardan sonraki en düşük düzeyi ifade etti.

- Mart ile başlayan tüketici güvenindeki toparlanma 4 ayını doldurdu. Kur böyle giderse veya hazirandaki sakin seyrini sürdürürse tüketici güveni temmuz ayında da yükselmeye devam edebilir.

- Az önce de belirttik, mayısta tüketici güveninde çok küçük oranlı bir artış varken, haziranda hızlanma oldu. Mayısta güveni bastıran kurun yukarı gitmesi ve doların değerlenmesiydi. Haziran ayındaki hızlanmada ise doların durulması etkili oldu. Mayıs ayında yarım dolar ve yarım Euro’dan oluşan döviz sepeti TL karşısında yüzde 4.08 artmıştı. Haziranda ise bu artış tamamen duruldu. Geçen ay sonu 3.1152 olan sepet kur geçen hafta sonu itibarıyla 3.1115’e indi.

- Döviz kuru, üretimin ithal aramalı ve hammaddeye bağımlılığı yanında yüksek cari açık, yüksek özel sektör dış borcu ve yüksek dış kaynak ihtiyacından, tasarrufların ciddi kısmının dövizle yapılmasından dolayı ekonomiyi, toplumu ve beklentileri yüksek oranda etkiliyor.

- Nitekim kurdaki durgunluk üzerine hanehalkı haziranda mevcut dönemi tasarruf elde etme açısından uygun buluyor. Bunun bir önceki aya göre artışı da yüzde 5.6. Gelecek 12 ayda tasarruf etme ihtimali yüzde 9.9 yükseldi.

- İnsanlar hem bu tasarruflara hem de haziranda yüzde 7 artan borçlanma ihtimaline güvenerek tüketimlerini artırmak istiyorlar.

İLLE KONUT VE OTOMOBİL SATIN ALINMAK İSTENİYOR

Ne tüketilmek isteniyor diye bakılınca da, karşımıza otomobil ve konut satın alma çıkıyor. “Otomobil alacağım” diyenlerin oranı mayısa göre haziranda yüzde 9 artarken, konut satın almak isteyenler ilk kez yüzde 10.5’i buldu. Konut satın alma isteğindeki aylık değişim yüzde 17.3. Yani harcama dediğimiz öyle bakkal, market veya alışveriş merkezli değil. Otomobil gibi dayanıklı tüketim veya konut gibi kalıcı, sabit bir yatırım. Tüketim isteği bu iki kalemde sıçrıyor. Diğer kalemlerde öyle artış yok.

- Bu durum bizi “ne kadar kur istikrarı, o kadar tüketici güveni artışı” gibi bir denkleme götürür. Bu denge Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve toplumsal yapısına uygun bir dengedir.

- Dolayısıyla önümüzdeki aylarda piyasa açılacak mı, açılmayacak mı, öncelikle tüketici güvenine ama daha derininde dolar kuruna bağlıdır.

- Böyle olduğu içindir ki, hanehalkının mevcut maddi durumu, gelecek bir yıldaki maddi durum beklentisi, mevcut koşullardaki genel ekonomik durum ve gelecek bir yıldaki ekonomik durum beklentisi de döviz kurunun iniş çıkışıyla yakından ilgilidir. Döviz kuru sakinleşirse beklentiler iyileşir, tasarruf etme ve borçlanma isteği artar, tüketim ve yatırım iştahı kabarır. Net bir şekilde dolar kuru bu ekonominin barometresidir.

 

SONUÇ: “İçinde olan, bir şekilde dışına taşar.” Emerson

 

Yukarı