TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

2016 turizmde en kayıplı yıl

 

Turizm sezonunun ilk ayı mayısta sektördeki gerileme tüm ağırlığı ile kendini gösterdi. Türkiye’ye gelen turist sayısı mayısta yüzde 35 azalmayla 8.3 milyon kişiye indi. Bu yılın mayıs ayında geçen yılın aynı ayına göre gelen turist sayısı 1.3 milyon kişi azaldı. Sektör bu gerileme ile Türkiye’de depremin yaşandığı 1999 yılından bu yana en büyük düşüşünü kaydediyor.

- Hatta yılın ikinci yarısında bir toparlanma olmayacaksa turist sayısı 25 milyon kişiye, turizm gelirleri de 21 milyar dolara inebilir. Sektör bu durumda tüm zamanların en büyük kaybını 2016 yılında yaşar. Çünkü, 1999 yılındaki kaybın boyutu yüzde 20 idi. 5 aylık dönemdeki gerekleşmeyle zaten yüzde 23 kayba uğradık. Muhtemelen 2016 turizmde en kayıplı yıl olmaya aday.

- Yılın 5 ayında gelen turist sayısı 10.8 milyon kişiden 8.3 milyon kişiye indi, 2.5 milyon azaldı. 5 aylık düşüş yüzde 23’e varıyor. Yani yaklaşık dörtte birlik bir kayıp oluştu zaten. Yıllık bazda bu kayıp devam ederse sektör ilk kez böylesine büyük bir daralma yaşayacak.

- 5 ayda gelen turist sayısı son 5 yılda toplam yıllık gelenlerin yüzde 29’unu oluşturuyor. Geriye kalan yüzde 71 ise 7 aylık dönemde ve özellikle de mayısekim arasında gerçekleşiyor. Turizm sezonunun ilk ayına başladığı gibi yüzde 35’lik kayıp sürerse yılı 25 milyon turistle kapatabiliriz. Bu da geçen yıla göre 11 milyon turist ve yaklaşık 10 milyar dolarlık kayıp demektir.

- Sektördeki bu ağır kayıplar İsrail ve Rusya ile siyasi ve diplomatik ilişkilerin normalleştirilmesinde herhalde önemli bir rol oynamıştır. Özellikle Rusya ile ilişkiler düzelirse belki yılın ikinci yarasında gelen turist akışında da belli bir ivmelenme olabilir. Çünkü Rusya’dan gelen turist sayısında mayısta yüzde 92, 5 ayda yüzde 83 düşüş oldu. Bu ülke geçen yıl gelen turist sayısı 3.7 milyon ile ülkemize en çok turist yollayan ikinci ülkeydi. En yüksek kayıp da bu ülkede.

- Ancak Rusya ile ilişkilerin düzeltilmesi de, İsrail ile normalleşme de, Mısır’la yeniden diyaloğa girilmesi de tek başına ne turizmi, ne ihracatı kurtarır. Ciddi katkı yapar ama kurtarmaya yetmez. Mayıs turizm verilerine baktığımızda Rusya’dan gelenlerde yüzde 92 kayıp var. Ama toplamdaki kayıp zaten yüzde 35’e ulaşmış. Avrupa ülkelerinden gelenler yüzde 33.3 azalmış. Amerika’dan gelenler yüzde 33 düşmüş. Bu ülkelerle turizmi engelleyecek siyasi veya diplomatik herhangi bir sorun yok. Hadi Rusya’yı bir şekilde çözdük diyelim, Avrupa ülkeleriyle ne yapacağız ki, kayıp turistleri yeniden kazanalım.

- Sorun IŞİD ve PKK terörü nedeniyle sokaktaki insanların can güvenliğinin tehlikeye girmesinde. Güvenliğe hassas olan Batılı turistlerdeki yüksek kayıpların ana nedeni bu. Bombalı saldırılar hafif unutulur gibi oluyor, bir yenisi tekrarlanıyor.

- Buna karşılık güvenlik duyarlılığı daha az olan ve komşuluk ilişkilerinin de etkisiyle İran ve Gürcistan’dan gelenlerde azalma yok, hatta kayda değer artışlar bile var. Bulgaristan’dan gelenlerde ise küçük bir düşüş söz konusu. Zaten Türkiye’ye en çok turist yollayanlar sıralamasındaki ikinci ülke olan Gürcistan’ın yüzde 28.8, üçüncü ülke olan İran’ın yüzde 5.7 ve yedinci ülke olan Ukrayna’nın yüzde 32.2 artışları olmasa 5 aylık kayıp yüzde 22.9 değil, daha da yüksek oranlara varabilirdi. Mayıs ayında da yüzde 35 olan kayıplar muhtemelen yüzde 40’ları bulurdu.

NOKTA ATIŞI

ENFLASYON NEGATİF ÇIKABİLİR

SORU: Enflasyonda baz etkisi terse dönüyor. Geçen haziranda fiyatlar yüzde 0.51 gerilemişti. Bu haziranda fiyatların yükselmemesi için, en az geçen yıl kadar gerilemesi gerekiyor. Bu mümkün mü?

CEVAP: Mümkün. Çünkü döviz kurundan gelen negatif etki bitti. Gıda fiyatları Rusya etkisiyle geriliyor. Ankara’da haziran gıda fiyatları % 1.85 düştü. Bu nedenlerle TÜFE’nin eksi çıkma ihtimali yüksek.

 

SONUÇ: “Dumandan kaçarken ateşe düştüm.” Latin atasözü

 

 

Yukarı