TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Tasarruf azlığı bankaları dış borç lideri yaptı

Yılın ilk çeyreğinde Türkiye’nin toplam dış borcu 13.6 milyar artışla 411.5 milyar dolara yükseldi. Borcun toplamı da, özel sektörün, bankaların ve reel sektörün borcu da tırmanıyor.

Dış borcu en iyi ölçme yöntemi GSYH’ya oranlama. Borç stoku ürkütücü hızda artmıyor ama dolar kurunun yükselmesi, dolar cinsinden GSYH’yı azaltarak borç/milli gelir oranını hızla artırıyor. İlk çeyrek itibarıyla dış borçların GSMH’ya oranı yüzde 58.1’e yükseldi. Bu oran 2002 sonrasının en yükseği. O tarihte de kur yükselmesiyle GSYH düşmüş ve borç oranı ikinci çeyrekte yüzde 61.1 tarihi yüksek düzeyine çıkmıştı. O yılki toplam dış borcumuz 123 milyar, GSYH da 202 milyar dolardı. Sonraki yıllarda rasyonun düzelmesi borcun stokunun azalmasıyla değil, milli gelirin artmasıyla oldu. Rasyo 2005 yüzde 35.5 inmişti.



-Son yıllarda borç oranını da, GSYH’nın dolar bazında gerilemesi ile özel sektörün kaynak ihtiyacının artması ve toplam dış borçların artması etkili oldu. Yüzde 58’lik dış borç oranı da gelişmekte olan ülkeler düzeyine göre yüksek.

-Dış borçta eğilimleri görmek için son 10 yıla baktığımızda toplam borcun 2006 sonunda 208.1 milyardan 2016 yılı 1. çeyrekte 411.5 milyar dolara yükseldiğini görüyoruz. Stoktaki artış 182.2 milyar ve yüzde 34.6 düzeyinde. Milli gelire oranı da yüzde 39.5’ten yüzde 58.1’e çıktı.

-Reel sektörün dış borcu 2006 sonunda 62.2’den 10 yıl sonra 131.7 milyar dolara yükseldi. Artış yüzde 116.6 ve tutar olarak 69.5 milyar dolar. Oran olarak toplam borç artışının üç katına çıkan bir artış.

- Banka ve banka dışı kesimden oluşan finansal sektörün dış borcu da aynı tarihlerde 58.6’dan 160.3 milyar dolara vardı. 101.7 milyar dolar veya yüzde 173.5 artış meydana geldi. Finans kesiminin dış borcunun milli gelire oranı yüzde 11.1’den, katlanarak yüzde 22.6’ya çıktı. Borçtaki artış özellikle son 3 yılda gerçekleşti ve tutar olarak da, oran artışı olarak da borçlanmada reel sektörü yaya bıraktı.

-Merkez Bankası ile birlikte kamu kesimi ise 87.2 milyar dolarlık dış borcunu 10 yılda 118.2 milyar dolara çıkardı. GSMH’ya oranı ise yüzde 16.6’dan yüzde 16.9’a yatay seyretti. Kamu durdu ve özel sektör özellikle finans kesimi üzerinden dış kaynak sağlayarak büyümeyi fonladı. Dikkati çeken en önemli gelişme ise banka ve finansal sektörün dış borç artışında reel sektörü yaya bırakmasında. Yurtiçi tasarruflar yetersiz kalınca yapacak başka bir şey yok. Ancak borçlanmanın da bir sınırı var.

SONUÇ: “Birleşik olmayan her güç cılızdır.” La Fontaine

Yukarı