TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Köfte, kebap, pide bayramı, balığın ve sebzenin adı yok

 

Ramazanın sona ermesi, okulların kapanması ve bayram tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla büyük kentler boşaldı. Yurtdışına çıkanlar elbette azınlıkta; büyük çoğunluk, 10 milyonlarca insan yurtiçine dağıldı. Doğduğu, büyüdüğü ve göç ettiği yerlere giden çok. Tatil köylerine giden, kültürel amaçlı tatil yapan, daha serin bir iklim sunduğu için Karadeniz’i tercih edenler de var. Sonuçta Türkiye’de büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Bir bölgeden diğerine, bir şehirden başka şehre gidenlerin çoğu da karayolunu kullanıyor. Karayolunu kullanım bayramla da bitmeyecek. Yaz aylarında da sürecek. Biz de karayolu ile yolculuk yapanlar için, Türkiye’nin illerinde yol üstü lokantalarını araştırdık. Anayoldan sapmadan, kent içine girmeden, cadde ve sokaklarda adres aramadan, yemek yenebilecek, dinlenebilecek adresleri derledik. Tabii anayoldan sapmayınca kentlerin ve özellikle büyük kentlerin içindeki lezzet adreslerine yer veremedik. Ama bazı illerde anayollar kentin içinden geçiyor. Buralardaki lokantaları da yol üstü listemize dahil ettik.

Verdiğimiz bu adreslerin çoğu dinlenme tesisi olarak geçiyor. Bahçesi, terası, şelalesi, meyve ağaçları altında masaları olan tesislerde gerçekten dinlenmek de mümkün. Alanları geniş, bazılarında şarküteri veya hediyelik eşya alma imkânı da var. Kütahya’da olduğu gibi bu kentin ünlü porselen ve seramiklerini üretenler aynı zamanda yol üstü restoran işletmeciliği yapıyor. Bu işi de porselende olduğu gibi, iyi yapıyorlar, yöresel yemeklerin kaybolmasını önlüyorlar ve kaliteli hizmet sunuyorlar.

Yol üstü lokantacılığının en zor yanı istikrarı korumak. Kent merkezlerinden uzakta olması, eleman çalıştırmada zorluk yaratıyor ve hizmet ile yemek kalitesini sürdürmek güçleşiyor. Zorluk müşterinin aniden bastırmasında ve müşteriye gelip geçen yolcu gözüyle bakan çalışanların varlığında. Bu nedenle hizmet standartlarında zaman zaman aksamalar ve müşterilerde hayal kırıklıkları yaşanabiliyor.

En çok bayramlarda kullandığımız bu yol üstü lokantalarına ülkenin Batı kesiminden başlıyoruz. Sonra Karadeniz ve ardından da güney, doğu ve iç bölgelerdeki tesisleri ele alacağız. İstanbul’dan yola çıkanların en çok gittikleri güzergâh Sakarya, Kütahya, Afyon üzerinden ya Antalya, ya da Denizli bağlantılı Muğla ve İzmir oluyor. İzlenen bir başka yol güzergâhı İstanbul, Yalova, Bursa, Balıkesir ve İzmir’dir. Yine İstanbul’dan başlayıp Tekirdağ, Edirne’nin alt kısmından Çanakkale’ye de gidilir. Bir de Bolu tarafına doğru yola çıkılır. Tatil dönüşlerinde de tersi yapılır. İşte bu güzergâhlarda dikkatimizi çeken, gördüğümüz, duyduğumuz, zaman zaman yemek yediğimiz yol üstü lezzet duraklarının bir listesini çıkardık. Buralarda en çok beğenilen ile yerel ve farklı yemeklerin de adlarını verdik. Keyifli okumalar ve iyi yolculuklar diler, bayramınızı kutlarım.

TÜRKİYE'NİN BATISINDAKİ YOL ÜSTÜ LEZZET DURAKLARI

İNSAN NEREDEYSE LEZZET ORADADIR

-Yaptığımız bu derlemede bizim dikkatimizi çeken noktalardan biri, ülkenin batı kısmında çeşitliliğin çok olması. Kebabın da, köftenin de, kabak tatlısının da, pidenin de envai çeşidi var.

-Dikkati çeken bir başka nokta seçtiğimiz yol üstü lokantaların hemen hepsinin kırmızı et ağırlıklı olması. Ette de köfte, tandır, kebap öne çıkıyor.

-İkinci en çok karşılaştığımız yiyecek pide. Özellikle pide memleketi olarak Aydın’ın bu liste içinde yer alması ve Denizli’nin bulunması pide adreslerini çoğalttı.

-Balık mekânı listemize çok az girdi. Bunun da nedeni balık restoranlarının çoğunun deniz kıyısında kurulu olmasında. Bir de tabii yolculuklarda balık yemek için zaman lazım. Bu zaman ve alışkanlık da bizde yok.

-Köfte, kebap öne çıkıyor ancak bunlar da kendi aralarında çeşitlilik gösteriyor. Mesela İnegöl köfte Bursa tarafında yaygın. Tekirdağ köftesi var ama aynı zamanda bir tanesi 250 gram gelen satır köftesi de oldukça farklı. Islama köfte ıslatılan ekmekleriyle de farklı bir lezzet sunuyor. Şiş köfte, odun köfte, Akhisar köftesi, pabuç köfte, Ödemiş’in yağlı köftesi diğer çeşitler.

-Kebapta ise Bursa’nın iskenderiyle başlayalım. Şiş ve kıyma kebabı hemen her tarafta var. Manisa kebabı, Sakarya kebabı, Kütahya’nın küp kebabı, Denizli ve İsparta’nın fırın kebabı, kuyu kebabı, tandır kebabını da saymak gerekli. Bu kadar çeşitlilik hem içinde bulunduğumuz coğrafyadan hem de ülkenin batısının en fazla göç almasından geliyor. Ortaya da ekonomiyle paralel bir mutfak zenginliği çıkıyor. Yol üstü lokantalarına yansıyan da bu.

Yukarı