TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Depremde ilk şok atlatıldı, artçıları korkutmasın

 

Dövizde yabancıların alımına karşı yerliler geçen hafta 8 milyar dolar sattı

Türkiye geçen hafta cuma gecesi yaşadığı darbe girişiminin yarattığı şoku ve bunun finansal piyasalardaki en tehlikeli aşamasını atlattı. Yabancılar tahvil ve borsada satıcı, dövizde ise alıcıydı. Bankalar satışlarıyla tahvili dengeledi, yurtiçi yerleşikler de dövizi. Bu nedenle tahvil faizleri 1.12 puan arttı. TL’nin yüzde 6.1 ile sınırlı düşmesinde, yerleşiklerin 8 milyar dolara varan satışları etkili oldu. Yabancı satışları karşısında sahipsiz kalan borsa yüzde 13.4 düştü. Ancak orada da piyasaya sahip çıkacak formül bulundu. Bizzat şirketlerin kendileri, kendi hisse senetlerini satın alacak.

- İlk haftaki şok dalgası ile sürecin en önemli ve en yoğun dönemi geride kaldı. Bundan sonra normalde türbülansın büyümesi beklenmez. Süreç iyi yönetildikçe ve gelişmeler konsolide edildikçe piyasaların yatışması beklenir.

- Ancak bu normalleşmenin zaman alacağı anlaşılıyor. Çünkü üzerinden bir hafta geçtikten sonra darbe girişiminin büyük resmini görmek mümkün olabiliyor. Bu darbe girişiminin dış bağlantıları bulunuyor. Batı medyasındaki değerlendirmeler büyük ölçüde olumsuz ve geçmiş dönemlerin kalıpları içinde kalıyor. Darbe sonrası Türkiye’nin Avrupa ve ABD ile ilişkilerinde düzelme olmadı, daha da bozulma meydana geldi. Galiba en zorlanılacak kısmı da olayın uluslararası ayağının yönetilmesi olacak. Ekonomi ve piyasalar için de dışarıdan gelecek etkiler birer risk kaynağı.

- Moody’s’in yatırım yapılabilir kredi notunu indirmek için Türkiye’yi izlemeye almasını bu çerçevede değerlendiriyorum. Eğer 1-3 ay arasında çıkacak bu kararla yatırım yapılabilir notu kaybedersek ekonomi ve piyasalar için sıkıntılı günler başlayacak. Buna bağlı olarak Türkiye’den çıkabilecek sermayenin yıkıcı hasarları gündeme gelecek. Bu açıdan mevcut not düzeyinin korunması hayati önemde.

-Önümüzdeki dönemde ekonominin en büyük riski de burada. Dış kaynak ihtiyacımız yüksek. Önümüzdeki bir yıl içinde ödenmesi gereken dış borç tutarı 170 milyar dolar. Buna 30 milyar dolara varacak cari açık da eklendiğinde 200 milyar dolarlık bir dış kaynak gereksinimi doğuyor. Kaynağı büyük ölçüde sağlayan Avrupa ve Batı finansal kurumları. Bulmasına buluruz ama kredi notunu kaybedersek maliyeti yüksek olur.

- Bu olumsuzluklara karşı darbe girişimiyle Türkiye’de yakalanan fırsat ise siyasi kutuplaşmanın azalması, darbe karşıtlığında ve demokrasinin korunmasında ortak tavır sergilenebilmesidir. Bu anlamda anamuhalefet partisinin mitingine iktidar partisinin katılımı önemlidir, bugün liderler arasında görüşmenin yapılacak olması da. Birlikteliğin sağlanması aynı zamanda dışarıya karşı verilecek en önemli yanıt da. Eğer bu uzlaşma kültürünü devletin yönetimine ve ekonomiye taşıyabilirsek birkaç ay sonrası dışarıya anlatılacak, satılacak iyi bir hikâyemiz olabilir.



DOLARIN YATIŞMASI HAFTALAR ALABİLİR

Uluslararası bağlantı ve kredi notunun düşürülme ihtimali olmasaydı, kur daha kısa sürede sakinleşebilirdi. Şimdi normale dönüş için notcuların kararlarını bekleyeceğiz. Karar olumsuz olmazsa tansiyon normale dönebilecek gibi. Haftalar alabilecek bir zaman diliminden söz ediyoruz.

- Doların geçmiş hareketleri de şok gelişme ardından sakinleşmenin zaman aldığını gösteriyor. Geçen yıl seçim öncesinde yükselen doların hız kesmesi ve yüzde 10 değer kaybı 5 haftalık zaman aldı. Devamında doların yüzde 11 yükselmesi 11 haftayı buldu. Mayıs ayı içinde AK Parti Genel Başkan değişiminin yarattığı 3 haftalık türbülans dolarda yüzde 8 yukarı hareket yarattı. Ardından başlayan normalleşme, Brexit’i de kapsayarak temmuz ortasına kadar 7 hafta devam etti.



- Şimdi son bir haftadır kötüleşme eğilimindeyiz. Bu eğilimin ne kadar süreceği ve nereden geri döneceği Türkiye’nin süreci nasıl yöneteceğine ve küresel sermaye hareketlerine bağlı olacak. Geçmiş hareketlerin süresini de dikkate alırsak, normalleşmenin en azından birkaç haftayı bulabileceğini söylemek mümkün.

SONUÇ: “Siyaset, imkânın sanatıdır.” Bismarck

Yukarı