TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Türkiye'ye güvenen kazanır

 

Geçmişte finansal piyasalarda en yüksek kârlar Türkiye’den sağlanırdı. Bir yıl borsası dünyanın en iyi performansını sağlar, ertesi yıl en yüksek kayba uğrardı. Türkiye Hazine’si de, ekonominin çarklarının dönmesi tamamen iç borçlanmaya dayandırıldığı ve bu kanal aşırı bir şekilde kullanıldığı için, zaman zaman dünyanın en yüksek reel faizlerini ödedi. Bu ödemenin en son yapıldığı yıl 2003’tür.

-Sadece finansal sektör değil reel kesim de yabancı sermayenin yaygın yatırım yaptığı alandır. Yabancılar Türkiye’de 150 milyar dolarlık doğrudan yatırım yapmıştır. Bir bu kadar da portföy yatırımları vardır.

-Yine yabancılar Türkiye’ye 400 milyar dolar civarında borç vermişlerdir.

-Bütün bunlar Türkiye’ye ve ekonomisine güvendir, buradan iyi para kazanıldığına da işarettir.

-Hem yabancı sermaye stoku hem dış borç stoku üç darbe, üç de darbe girişimi gördü. Son darbe girişiminin üzerinden 2 hafta geçti. Olayın en sıcak aşaması geride kaldı. Bütün bu gürültünün ülkeden çıkışına yol açtığı sermaye tutarı 500 milyon dolardır.

-Kur yeniden 3 TL’nin altına indi. Faizler gevşiyor, borsa toparlanıyor. Fiyatlarda yaşanan bozulma yarı yarıya geri geldi. Bu haftaya ve ağustos ayına da daha olumlu başlıyoruz gibi görünüyor.

-Çünkü içeride hükümetin etkin çalışması, muhalefetin destek vermesiyle siyasette hızlı yumuşama ve Ankara’da hızlı toparlanma olurken, dışarısı da gayet iyi.

-Küresel piyasalar gelişmekte olan ülkelere sermaye akımlarını destekliyor. Bu anlamda 2014 negatif sermaye hareketlerinin başladığı yıldı, 2015 ise 735 milyar dolarla rekoru çıkılan yıl oldu. Bu yıl da net 445 milyar dolarlık sermaye çıkışı tahmini yapılmıştı. Ancak gerçekleşmeler iyi gidiyor.

-Türkiye’ye yönelik sermaye akımları ise şubat ayından bu yana pozitif. Hatta 2008-2015 ortalamasının üzerinde seyrediyor. Grafik ve rakamlar TCMB’ye ait ve son Enflasyon Raporu ile Başkan’ın sunumunda yer alıyor.

-Son ekonomik veriler ABD’nin faiz artırım ihtimalini öteleyen içerikteydi. Bu nedenle ABD faizleri düştü ve dolar geriledi. Gelişmekte olan ülkelere fon akışları hızlandı ve bu ülkelerin para birimleri değerlendi. Faiz oranları da geriliyor. Negatif faiz genişliyor ve derinleşiyor. Geçen haftayı böyle bitirdik.

-Türkiye’de darbe girişiminin etkileri azalıyor. İç koşulların etkileri azaldıkça ve normalleşme oldukça, Türkiye piyasaları dünyanın yörüngesine giriyor. Bu da daha sağlam kazığa bağlanıyor demek. Gireceğimiz küresel yörünge de pozitif bir döngü ve sonbahara, tatilden dönüşe kadar da süreceği tahmin ediliyor.

-Türkiye geçmişte olduğu gibi, darbeleri de atlattı, darbe girişimlerini de. Darbe dönemlerinde endişeyle Türkiye’den sermayesini çekenler veya yurtdışına giden sermayenin pişmanlıklarına geçmişte tanık olmuştum. Çünkü her defasında görüldü ki, Türkiye’de darbe sonrası toparlanma çok hızlı. Dinamik ve potansiyeli yüksek ekonomide iş yapma fırsatları de yüksek oluyor.

-İş, Türkiye’de yapılır, para daha çok burada kazanılır, sermaye daha hızlı biriktirilir. Yeter ki ülkeyi yönetenler bir büyük ve geri dönülemez yönetim hatası içine girmesinler. Normalde ben de ülkeyi yönetenlerden böyle bir şey beklemiyorum.

BES'TEN 6 AYDA YÜZDE 7.4'LÜK GETİRİ

Yıl ortası itibarıyla bireysel emeklilik sisteminde (BES) yer alan fonların ortalama getirisi açıklandı. Şubat ayından itibaren küresel sermaye hareketlerinin pozitife dönmesiyle toparlanan varlık fiyatları oldukça istikrarlı seyretti. Faiz oranları içeride de dışarıda da geriledi. Hisse senetleri az da olsa değer kazandı. 7 aylık dönemin en çok kazandıranı ise altın. Yatırım araçlarının performansındaki artış fonlara da pozitif yansıdı. Fonların getirisi yüze 7.38’i buldu. Enflasyonu ikiye katlayan bu getiri yılın ikinci yarısında sürmesi halinde yüzde 15’e varacak ki, bu da BES’in tarihinde bir ilk olur.

Ama ikinci yarının ilk ayında darbe girişiminden dolayı bütün finansal piyasalar ve varlık fiyatları da darbe yedi. Temmuz ayı verileri açıklandığında bu darbenin açtığı yarayı göreceğiz. Performanslar düşecek. Çünkü kur yükseldi, borsa düştü, faiz yükseldi. Ana araçlarda kâr yok, aksine zarar var. Zarar da herkese. Telafi bundan sonraki aylara kalıyor.

Yukarı