TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Dışarıdaki kötü imajı düzeltme atağı

 

Numan Kurtulmuş Türkiye’nin tarihi boyunca tek bir tarafla iş yapmadığını, Doğu, Batı veya Ortadoğu ile çalışabildiğine dikkat çekerek, “Türkiye çıkarına uygun olduğunda dış politikasını değiştiriyor” dedi

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş geçen hafta sonu “Kamu Diplomasisi Koordinasyonu” çerçevesinde “Ekonomi Diplomasisi” stratejisi belirlemek üzere toplantı yaptı. Medya mensupları yanında ekonomistlerin bulunduğu toplantıda konuşan Numan Kurtulmuş, 15 Temmuz ile ağır bir darbe atlatıldığını belirtti. Bununla birlikte her şeyin oldu bitti anlamına gelmeyeceğini kaydeden Numan Kurtulmuş şunları söyledi:

-“Yıllarca hazırlık yapmışlar, bir anda geri çekilmezler. Bundan sonra da yurtdışında algı operasyonları ile Türkiye ekonomisini kötü gösterecekler. Algı operasyonunun bir diğer ayağını da insan hakları çerçevesine oturtacaklar. Hattı müdafaa yok, sathı müdafaa vardır. Çok yönlü mücadelemiz sürecek. Geldi geçti diye bakamayız. Ne merhamet edeceğiz ne de darbeci olmayanlara karşı adaletsizlik yapacağız. İlan ettiğimiz OHAL millete değil, devletin içindeki hainlere karşıdır. Uzun yıllar sürecek bir mücadeleyi başlatıyoruz.”

ORDUDA YENİDEN YAPILANMA: Darbe girişiminin kamunun yeniden yapılanmasında büyük fırsatlar yarattığını vurgulayan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş “Reformları yapacağız ve devleti şeffaflaştıracağız. Darbe üreten sistematiği de ortadan kaldıracağız” dedi. Numan Kurtulmuş bu çerçevede kamuda yapılacak düzenlemelerin esasını ve ordu da yapılacak değişimi de şöyle aktardı:

- ”Devletin bütün kurumları toplumun tüm fertlerine açık olmalıdır. Ele geçirilecek bir kumu veya örgüt diye bakılmamalıdır.

- Darbe üreten bir sistemimiz var. TSK’nın yeniden yapılanması zaten 2030 planıyla belirlenmişti. Şu anda yapılmakta olanlar da bu ana plana uygun atılan adımlardır.

- Sivil asker ilişkileri yeniden düzenleniyor ve dengeleniyor.

- Uzman orduya geçiliyor.

- Ordunun personel havuzu çeşitlendirilecek.

Orduda gücün tek bir elde toplanmamasına özen gösterilecek.”

DIŞ POLİTİKA EKSEN DEĞİŞMİYOR: Darbe girişimi ile birlikte Türkiye’nin NATO’dan çıkması, Rusya ile yakınlık kurulması da hatırlatılarak “Acaba Türkiye’nin ekseni mi kayıyor” sorusuna karşılık Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş özetle şu yanıtı verdi:

“Türkiye tarihi boyunca tek bir tarafla iş yapmıyor. Batı ile de, Doğu ile de, Rusya ile de, Ortadoğu ile de iş yapıyor. Çıkarına uygun olduğunda dış politikasını değiştiriyor. Çeşitli ittifaklar kuruyor. Biz sadece Nato ile ABD ile ittifak halinde değiliz. 11 tane ittifakımız var. Rusya ile de bazen savaştık ama çoğu zaman da barış içinde yaşadık, ticaret yaptık. Savaştık diye ilişkileri dondurmadık, sürekli kavgalı kalmadık. İnişli çıkışlı bir dış ilişkimiz oldu. Son olarak da Rusya uçağının hava sahamızı ihlal süresi 9 saniyedir. Türkiye sınırları içinde kaldığı süre bu kadardır. Her şey de 17 sanayide olup bitmiştir. Ben baştan itibaren kuşkuluydum zaten. Darbe girişimi nedeniyle pilotlar içeride. Şimdi işin gerçeği ortaya çıkacak, göreceğiz.

Türkiye’nin Doğu ya da Batı tek bir tarafla iş yapması söz konusu değildir. Nato’dan ayrılması da söz konusu değildir. Herhangi bir tarafa da dönmüyor. Türkiye kendine dönsün yeter. Orada Batı da var, Doğu da var, ortadoğu da var. Başkalarının stratejik öncelikleri Türkiye’nin dış politikasını belirlememelidir.”

 

17-25 ARALIK FATURASI:

Numan Kurtulmuş ile toplantıda ekonomi üzerinde de duruldu. Kurtulmuş Türkiye’de yerleşiklerin darbe girişimi sonrasındaki bir haftada 8.7 milyar dolarlık döviz sattığını belirterek “Bu, Türkiye için çok önemli bir koz oldu. Türkiye hakkında önyargılı yorum yapan Batılı ekonomistler bunu da açıklasınlar, yorumlasınlar bakalım” diye konuştu.

- 2013 yılında 17-25 Aralık olaylarının da bir darbe girişimi olduğunu ifade ederek, o zaman da ekonominin etkilendiğini ve bu negatif etkinin boyutunu 46 milyar dolar hesapladıklarını açıklayan Numan Kurtulmuş “Son darbe girişiminin ekonomideki etkisinin ise marjinal kalacağını” kaydetti.

- Türkiye’nin darbe girişimi sonrası hızla toparlanması ve ekonomik reformların süratle yapılması üzerinde durulurken küresel konjonktürün sunduğu rahatlığa da dikkat çekildi. Son 7-8 yılı bu rahatlığın etkilediği belirtilerek 10 trilyon dolarlık tahvilin negatif faizle işlem görür hale geldiği, ancak bu durumun ne kadar süreceği de gündeme geldi. Numan Kurtulmuş “Anlaşılan küresel konjonktür açısından rahat bir 5 yıl yok, belki 2 yıl bile yok. Hazırlıklarımız da buna göre olmalı” dedi.

 

EKONOMİ DİPLOMASİSİ:

Toplantıda Türkiye ekonomisinin doğru bir şekilde yurtdışına yansıtılması ve anlatılması için, çeşitli ve somut öneriler de geldi. Belki bunların bazıları önümüzdeki dönemde gündeme gelecek ve hayata geçecektir. Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durum ile yurtdışındaki görünümü ve oluşan algısı arasında ciddi bir fark olduğu kesindir. Son darbe girişimi ile bu farkın giderek büyüdüğü de anlaşılıyor. Bunun negatif ve kredi notunu düşürmeye kadar varacak etkilerinin önlenmesi ise ciddi bir çabayı ve koordinasyonu gerektiriyor. Hükümetin harekete geçmesi, bunun için bir yapılanma içine girmesi ve atağa kalkılması pozitiftir ve devamının da mutlaka getirilmesi gereklidir. Çünkü bunun Türkiye’ye getirisi de yüksek olacaktır.

SONUÇ: “Yedi kere düşersen, sekiz kere kalk.” Japon atasözü

Yukarı