TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

22 günle 16 gün bir olur mu?

 

TİM temmuz ihracatını yüzde 18.7 azalarak 8.778 milyon dolar olarak açıkladı. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı da temmuz ayı ihracatını 9.857 milyon dolar olarak belirledi. TİM verisine göre 1 milyar 79 milyon dolar daha fazla bir ihracat çıktı ortaya. Buna göre temmuz ayı ihracatının geçen yıla göre düşüşü yüzde 11.5’e çekildi.

- TİM verilerine altın dahil değil. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı verilerine ise altın dahil ve temmuz ayında 923 milyon dolarlık bu tür ihracat yapıldı. Bu rakamla da zaten otomotiv sektörünün ardından ikinci en yüksek ihracat tutarına ulaşan sektör oldu. Farkın büyük kısmı buradan geliyor. Nihai ve kesin rakam ise ay sonunda TÜİK tarafından açıklanacak.

- İhracatta keskin düşüş var gibi görünüyor. Ancak işin içine çalışılan gün sayısı girince durum değişiyor. Çünkü bu temmuz ayında çalışılan gün sayısı geçen yıla göre 6 gün daha eksik. Geçen yıl temmuzunda 22 işgünü varken bu yıl bayram tatilinin uzatılmasının da etkisiyle 16 çalışma gününe inildi. 6 eksik işgünü böyle bir düşüşü beraberinde getiriyor. Temmuz 2015’te 10.801 milyon dolarlık ihracat 22 günde yapılmış ve işgünü başına 491 milyon dolarlık ihracat düşmüştü. Bu temmuzda ise 16 günde 8.778 milyon dolar ihracat yapıldı ve gün başına 549 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Çalışma günü açısından ele alındığında ihracatta düşüş yok, artış var.

- Altın dahil edildiğinde ise ihracat düşüşü yüzde 18.5’ten yüzde 11.5’e iniyor. İşgünü başına düşen ihracat daha artıyor ama bunun fazla bir önemi yok. Çalışılan gün sayısının azalması ihracatı da azalttı. Bu geçici bir durum ve ağustostan itibaren yeniden düzelmesi beklenir.

- İşgünü sayısından yola çıkarak ihracatta gerçek bir düşüş olmadığını aslında ithalat rakamı da doğruluyor. Çalışılan gün sayısına paralel ithalat da geriledi. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre ihracatın yüzde 11.5 gerilediği temmuzda ithalat yüzde 19.5 düştü. Bu görünüm sanki ekonominin hızla daralmaya doğru gittiğini gösteriyor. Ama gerçek öyle değil. Çalışılan gün sayısı azaldığı için, ithalatta ihracatın da üzerine çıkan bir düşüş gerçekleşti.

- İthalat ve ihracat gelişmelerine göre de, dış ticaret açığı yüzde 32 azaldı. İhracatın ithalatı karşılama oranı temmuzda yüzde 61’den 67’ye çıktı. Düşen petrol ve emtia fiyatları, ithalatçı ülke olarak en çok Türkiye’yi pozitif etkilemeye devam ediyor.

HAYATIN İÇİNDEN

TÜRKİYE VARLIK FONU TOKİ GİBİ OLSUN YETER

Türkiye Varlık Fonu kurulmasına ilişkin kanun tasarısı Meclis’e sunuldu. 10 yılda büyümeyi her yıl yüzde 1.5 ilave katkı yapacak gibi bir tanımlama da yapılmış. İyi yönetilir, tanımlamaları ve görev alanı iyi belirlenirse bu fonla pekâlâ iyi işler yapılabilir.

- Buna kaynak da pekala bulunabilir. Evet bizim petrol gelirimiz yok. Oradan kesinti yaparak böyle bir fonu besleyemeyiz ama bizim çok iyi akaryakıt tüketim vergilerimiz var. Akaryakıt tüketimimiz da yüksek. Yük ve yolcu taşımacılığı karayolu ve havayolu ağırlıklı. Dolayısıyla petrol üreten ülkelerdeki üretim nasıl gelir yaratıyorsa bizde de aynı geliri tüketim yaratıyor.

- Şimdi bazı gelirlerin gideceği havuz yer değiştirecek. Belki bütçe gelirleri bundan kısmen etkilenebilir. Ama son yıllardaki bütçe harcamalarına bakınca yatırım harcamalarının düştüğünü görüyoruz. Kurulacak fon ise yatırımları finanse edecek.

- Ayrıca finansal piyasalarda piyasa yapıcılığına da soyunacak. Mesela son darbe girişiminin ardından böyle bir mekanizmaya kamu kesimi ihtiyaç duymuş olabilir. Bence de böyle bir eksiklik var. Biz çok volatil, piyasaları çok oynak olan bir ülkeyiz. Piyasaları sakinleştirmede bu fon önemli roller üstlenebilir.

- Bu fonun kaynağını nereden bulacağız? İyi işler yapılırsa, kaynak yaratılır. Türkiye şartlarında böyle bir fonun başarılı ve faydalı olabileceğinin en iyi örneği TOKİ’dir. Bunca konut yaptı, kamusal inşaatları üstlendi, stat bile yaptı, konutlar elinde mi kaldı? Kaynak sıkıntısı çekti ve battı mı, hayır. Varlık Fonu da, TOKİ gibi olsun yeter.

 

SONUÇ: “Hayal gücü olmayan adamın kanatları olmaz”

Muhammed Ali

 

Yukarı