TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Korkmayın, bu kez krize yol açmaz

 

Maalesef Türkiye’nin yatırım yapılabilir kredi notunu koruyamadık. 18 yıl aradan sonra yeniden elde ettiğimiz bu notu 3.5 yılda kaybettik. Moody’s notu kırdı ama Fitch’in yatırım yapılabilir notu duruyor. Ama 18 Ağustos itabarıyla o da notu gözden geçirme kararı aldı. Fitch notu kırmasa dahi en büyük ilk üçün ikisinden yatırım yapılabilir notumuz artı yok. Bu şartla finansal varlıklara yatırım yapan küresel emeklilik fonları ve yatırım fonlarının listesinde artık Türkiye yer almayacak. Bu durum, ekonomiyi marjinal da olsa uzun vadeli ve daha kaliteli dış kaynaktan edecek.

-Ama daha önemlisi Fitch’in de notu kırması ve Türkiye’nin tümüyle yatırım yapılabilir lige veda etmesi olur ki, bu da en başta dışarıdan fonlamanın maliyetini yükseltir, bütün varlık fiyatlarını düşürür, şirketlerin değerini azaltır. Arsa ve gayrimenkul fiyatlarını baskılar.

-Bütün bunlara dış kaynak yol açacak. Çünkü Türkiye’nin düşürdüğü haliyle cari açığı yıllık 30 milyar dolar kadar. Vadesine 1 yıl ve daha az kalan 167 milyar dolar da dış borç ödemesi var. Bunun toplamı 200 milyar dolara varıyor. Ekonominin daralmaması için dış borç ödemelerinin çevrilmesi yani yeni kaynak bulunması ve cari açığın finanse edilmesi gerekiyor. İkinci çeyrek verileriyle 708.5 milyar dolarlık bir GSYH içinde toplam 200 milyar dolar kaynak ihtiyacı oldukça yüksek.

-Dış kaynağa bağımlı bir ekonomi. Bu kaynağı bulmasına bulacağız ama maliyeti biraz daha yüksek olacak. Daha yüksek maliyetli dış kaynak aynı zamanda içeride kredi faizlerini de yükseltici etki yapacak. Krediye göre de iş ve alışveriş olacak.

-Bu da son dönemde ekonomiyi canlandırma hamlesine karşı ciddi bir darbe vuracak. Hayat artık bizim için biraz daha zor, biraz daha maliyetli olacak. Ama Mayıs 2013’ten önce yatırım yapılabilir düzeye çıkmadan ekonominin çarkları nasıl döndüyse bundan sonra da dönecek. Hükümetin yapacakları daha da belirleyici hale gelecek.

-1994’teki not düşüşü bir ekonomik krizi tetiklemişti. Şimdiki ekonomi ve küresel ortam farklı. Kamu kesiminin borçluluğu ve bütçe açığı düşük. Cari açık kontrol altında ve finanse edilebilir durumda. Bankacılık daha sağlam ve güçlü. Hanehalkının döviz varlığı daha yüksek. Hemen döviz almaya koşmasına gerek yok.

-Hatta 15 Temmuz’da hanehalkının 10 milyar doları aşkın tutarda bir döviz satışı yaptığını gördük. Fiyatlar çok da yukarı giderse yerlilerin satışları yine tetiklenebilir ve yine dengeleyici olabilir. Ama buna ihtiyaç olacağını sanmıyorum.

-Olayın daha yumuşak şekilde rayına sokulacağını ve yeni dengelerin oluşacağını tahmin ediyorum. Sorun eğer işsizlik, düşük büyüme, terör ve savaşsa bunları zaten yaşıyoruz.

NOT KARARI DOSTÇA DEĞİL, DÜŞMANCA 

Moody’s’in “Türk ekonomisinde darbe girişiminden kaynaklanan şok büyük ölçüde ortadan kalktı” açıklamasını görünce “Moody’s notu çok büyük olasılıkla düşürmeyecek” diye yazdım. İki gün sonra tam tersi ile karşılaştık.

-Bu dönemde ve bu tarzda bir not düşüşünü hiç dostça bulmadım, hatta düşmanca diyebilirim. Çünkü darbe girişiminden 3 gün sonra negatif izlemeye aldı. Halbuki darbe başarısız olmuştu.

-Ekonomik yönden not düşüşü gerekiyor idi ise o güne kadar neredeydi?

-Üstelik iki gün önce bir açıklama yaparak darbenin negatif şokunun atlatıldığını açıkladı bu kuruluş. Demek ki açıklamayla amacı not düşüşünün darbeyle ilgisinin kalmadığını göstermekti. Sonrasında ancak 2 gün bekleyebildi.

SONUÇ: “Acı nasihat ilaçtır.” Japon atasözü

 

Yukarı