TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Sepete yeni düzen, faizi ve enflasyonu % 0.63 indirir

 

Gıdanın enflasyon sepetindeki payının yaklaşık 4 puan indirilmesi ve yüzde 20’nin altına düşürülmesi halinde, tüketici enflasyonunu yıllık yüzde 0.63 aşağıya çekici etki yapacak. Tabii aynı düşüş faizlere de yansıyacak.

Enflasyon sepetinde gıdanın payının düşürülmesiyle enflasyon oranı ve bağlı olarak faizler nominal olarak düşecek. Beklendiği gibi gıda ve alkolsüz içeceklerin payı yaklaşık 4 puan düşüşle yüzde 20’nin altına çekilirse yeni yılda enflasyon yüzde 0.63 daha düşük çıkacak. Aynı düşürücü etkinin faiz oranlarında da görülmesi beklenir.

Hesaplamayı gıda fiyatlarının genelde yüksek seyrettiği geçmiş 10 yıllık rakamlar üzerinden yaptık. Bitişikte de görülebileceği gibi, gıda fiyatlarının tüketici enflasyonu sepetindeki ağırlığı 10 yılda yüzde 30’dan yüzde 23’e kadar indirildi. 10 yılın ortalaması ise yüzde 26.60 düzeyinde.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci gıdanın payının yüzde 20’nin altına düşürüleceğini açıkladı. Diyelim ki yüzde 19.60’a indirildi. Geçtiğimiz 10 yılda ortalama yüzde 26.60’lık ağırlığa sahip gıdanın Tüketici Enflasyonu içindeki payı yüzde 30.9 oldu. Gıda maddeleri, sepetteki ağırlığından daha fazla enflasyonu artırıcı etki yaptı.

Çünkü gıda fiyatlarının 10 yıl 9 aylık birikimli artışı yüzde 163’e ulaşırken, tüketici fiyatları aynı dönemde yüzde 146 arttı. Gıda fiyatları, içinde yer aldığı TÜFE’nin yüzde 17 puan üzerine çıktı.

Gıda Komitesi’nin kurulmasına da yol açan gelişme ise üretici fiyatları ile perakende fiyatları arasında önemli bir farkın oluşmasıydı. Yine 10 yıl 9 aylık sürede Tarım Üretici Fiyatları yüzde 116 arttı. Perakende veya tüketici fiyatları ise bunun 47 puan üzerinde yüzde 163 olarak gerçekleşti.

Halbuki 2005 öncesinde de meyve sebze ve gıda maddeleri satanlar, bu zincir içinde yer alanlar kâr ediyordu. Aradan geçen zaman içinde Yeni Hal Kanunu yürürlüğe girdi ve arada yüzde 20’lik vergi azaltımına gidildi. 47 puanlık artış gerçekte 67 puanlık farka ulaştı. Bu da üretici fiyat artışının yarısı düzeyinde bir artış demek. Aradaki taşıma, komisyoncu, toptancı ve perakendecinin kârı oluyor.

Bizdeki sorun enflasyonun yüksekliği ama aynı zamanda oynaklığının da çok yüksek olması. Bu oynaklığı en çok artıran da gıda fiyatları. Bunun içinde de işlenmemiş gıda, meyve sebzeler etkili oluyor. 2011’de yüzde 12.21’e çıkan gıda fiyatları sonraki yıl yüzde 3.90’a düştü, bir sonraki yıl yüzde 9.67’ye çıktı. 2015’te yüzde 10.86’ya çıkan gıda fiyatları bu yıl yüzde 1.09’a indi. Geçen yılla bu yıl arasındaki en önemli fark da Rusya’ya ihracatın durması. Sepet içinde gıdanın ağırlığının azaltılacak olması aynı zamanda TÜFE’nin oynaklığını da azaltacak. Çünkü sepet içinde en yüksek paya sahip ve en oynak olan grup da gıda fiyatları.

Gıda sepeti içinde hangi malın ağırlığının azaltılacağı da önemli olacak. Ekmek yüzde 2.38, dana eti yüzde 2.09’la en yüksek paya sahip. Tavuk etinin payı da yüzde 0.86 ile üçüncü durumda. Tavuk eti dana etinden daha fazla tüketiliyor ama daha ucuz olduğu için sepetteki ağırlığı düşük.

GIDANIN PAYI 10 YILDA 7 PUAN AZALDI

Enflasyon sepeti içinde revizyonlar yıl başlarında yapılır. Bu değişimin de hanehalkının tüketimine paralel olması gerekir. Mesela sepetin içinde gıda ve alkolsüz içeceklerin payı 10 yıl önce yüzde 30’dan bu yıl yüzde 23’e geriledi.

Yeni yılda ise 20’nin altına düşürüleceği açıklandı. Kentleşmenin arttığı ve kişi başına gelirin 10 bin dolara yakın olduğu bir ekonomide gıdanın payının giderek azalması normal. Gelişmiş ekonomilerde gıdanın toplam tüketim içindeki payı yüzde 10’lu rakamlarda.

Yukarı