TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Hesaplar sil baştan artık 850 milyar dolarlık ekonomiyiz

 

Türkiye ekonomisi 2009 sonrası ilk kez daraldı. 27 çeyrek süren pozitif büyüme bu yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 1.8 daralmaya döndü. Normalde bu ölçüde daralma beklenmiyordu. Ama TÜİK’in yeni baz yılı ve yeni hesaplama yöntemine geçmesinin etkisiyle, geçmiş dönem büyümelerini yukarı revize ederken, üçüncü çeyreği tahmin edilenin altına düşürdü. Milli gelir hesaplarında 1998 baz yılı terk edilerek 2012 baz yılına dönüldü ve Avrupa Birliği Yönetmelikleri olarak bilinen ESA 2010’a uyarlanmış olarak açıklandı. Buna göre 2015 yılı milli geliri yüzde 20 büyüdü. Bu artış geçmişte yapılan revizyonlardan daha düşük. Çünkü geçmiş büyük revizyonlarda yüzde 30-40 arasında artışlar olmuştu.

Kişi başına gelir de 1.757 dolar artışla 9.257’den 11.014 dolara yükseldi. Yeni hesaplamada kişi başına milli gelir 2010 yılından itibaren hep 10 bin doların üzerinde kalıyor. En yüksek olduğu yıl da 12.480 dolarla 2013 yılı. 2013’ten bu yana başlayan kişi başına milli gelir gerilemesi muhtemelen bu yıl da sürecek gibi.

Çünkü üç çeyrek sonunda son bir yıl olarak aldığımızda GSYH tutarını 850.3 milyar dolar hesapladık. Son çeyrekteki kur artışı nedeniyle muhtemelen dolar bazında büyüme olmayabilir de. Dolayısıyla yılı bu civarda tamamlarsak kişi başına gelir 10.823 dolara iner. Bu da yine 10 bin doların üzerinde ama en yüksek olduğu 2013 yılına göre de yaklaşık 2 bin dolarlık bir kayba işaret eder.

Hazırlanan yeni seriye göre yılın üçüncü çeyreğinde hanehalkının nihai tüketimi yüzde 3.2 azalırken, önceki çeyreklerde büyümeye verdiği desteği bu kez veremedi. Tüketimin düşüklüğünde yıl ortasındaki darbe girişimi ve bunu takip eden OHAL ilanı, turizm sektöründe yaşanan üçte birlik büyük kayıp, işsizliğin artması ve terör olayları ile tüketici güveninin gerilemesi etkili oldu. Yeni seride tüketimin milli gelir içindeki payı yaklaşık 10 puan düşürüldü ve yüzde 60 düzeyine çekildi. En önemli değişikliklerden biri bu.

Hanehalkının nihai tüketimden gelen negatif etkiyi devletin nihai tüketiminin yüzde 23.8 artması kısmen karşıladı. Devletin tüketimi geçen yılın ilk çeyreği sonrasında yüksek seyrediyor ve büyümeyi destekleyen en önemli unsur oluyor.

Sabit sermaye yatırımları ise büyümeye negatif etki yaptı. Zaten böyle bekleniyordu ve geçmişte de genelde böyle olduğunu biliyorduk. Ama yeni baz yılı ve yeni hesaplama yöntemine göre sabit sermaye yatırımları aslında geçmiş dönemlerde oldukça yüksek gerçekleşmiş. Yeni serinin ortaya koyduğu en radikal değişiklik bu.

Yeni yöntemle GSYH gelir yöntemiyle de hesaplanıyor. Buna göre işgücü ödemelerinin milli gelir içindeki payı yaklaşık üçte bir düzeyinde seyrediyor. Ancak bu yılın başında asgari ücrete yapılan ve diğer ücretleri de yükseltici etki yapan artışlarla bu payın yüzde 41’e kadar yükseldiği dikkati çekiyor.

Son çıkan veri bu yıl için daha düşük bir büyüme oranına işaret ediyor. Bunun yanında yeni hesaplama yönteminin getirdiği zorluktan dolayı yılın son çeyrek büyümesi de tahmin edilenden düşük çıkabilir. Çünkü geçen yılın son çeyrek büyümesi yüzde 7.4’e revize edildi. Baz yüksek olduğu gibi doların artışı, terör olayları ve başkanlık sistemi tartışmaları da cabası. Yıllık büyüme oranı yaklaşık yarım puan daha düşebilir.

Yukarı