TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Cari dengede çifte darbeye rağmen 2016’yı iyi atlattık

 

Aralık ayı ile birlikte 2016’nın ödemeler dengesini kapattık. Uzun vadeli bakınca, 2009 yılı hariç son 10 yılın en iyi ikinci yılı denilebilir. Çünkü 32.6 milyar dolar cari açık, 2015’te 32.1 milyar dolardan sonraki en düşük rakam. Artış sadece yarım milyar dolar kadar.

Turizm sektörünün ilk kez böylesine kayıplar yaşadığı ve ihracatın düşmeye devam ettiği bir yılı gayet iyi atlattık sayılır. Beklenen milli gelire göre cari açığın oranı da yüzde 4’ün altında kalabilir.

Şüphesiz ki açığın büyümemesini sağlayan unsur emtia fiyatlarının düşük düzeyiydi. 2014’te başlayan düşüş 2015’te devam etti ve 2016’da tabanı buldu gibi. Hatta kısmi bir yukarı gidiş bile var. Petrol fiyatlarında ise belirgin bir çıkış söz konusu. Ancak gecikmeli etki nedeniyle henüz dış ticaret rakamlarını kötüleştirmedi. Sadece enerji ithalatından, fiyat düşüşlerinden dolayı elde edilen yıllık kazanım 9.4 milyar dolar. Bu da turizmden meydana gelen gelir kaybını karşılayacak düzeyde.

altında da net ithalatçı durumundaydık ve bu nedenle 2.2 milyar dolarlık açık da buradan verdik. Bu yıl yeniden net ihracata dönüşürse toplam ihracat artışı destekler olacak. 

Ödemeler dengesinin en çarpıcı taraflarından biri turizmde yaşandı. Seyehat gelirlerinin 7.8 milyar dolar düştüğünü görüyoruz. Böyle bir kayıp ilk kez yaşanıyor. Burada etkili olan faktör ise Rusya ambargosu ile güvenlik sorunu.

Turizm kadar önemli olan ikinci taraf ise doğrudan yatırımlardaki azalmada görülüyor. Doğrudan yatırımların toplamı 12.5 milyar dolardan 9 milyar dolara indi. Buradaki azalma konjonktürel kabul edilebilir. Ancak tabloyu Türklerin yurtdışında 2 milyar dolar daha düşük yatırım yapması kısmen düzeltiyor.

Gayrimenkul hariç tutulduğunda net doğrudan yatırım tutarı 8.2 milyar dolara iniyor. Çünkü 12 milyar dolarlık doğrudan yatırım içinden 3.9 milyar dolarlık gayrimenkul, yani hem arazi hem de konut yatırımlarını çıkarıyoruz. Bu durumda gayrimenkul dışı doğrudan yabancı sermaye yatırımı yani iş yapmak için Türkiye’ye gelen sermaye tutarı 13.4 milyar dolardan 2016’da 8.2 milyar dolara indi. Azalma 5.2 milyar dolar ve yüzde 38.6 gibi yüksek bir oranda. Ödemeler dengesindeki en önemli sinyal de bu.

Doğrudan yatırımlar azalırken, turizm gelirleri düşerken Merkez Bankası rezervlerinden harcama yoluna gidilmedi. Ödemeler dengesinin bir önceki yıla göre pozitif bir yönü de burada. 2015’te 11.8 milyar dolar rezervlerden harcanırken 2016’da 818 milyon dolar rezervlere ekleme yapıldı. Bu imkânı da devlet iç borçlanma senedi ve hisse senedi yatırımlarından oluşan portföy yatırımları verdi. 2015’te 15.7 milyar dolarlık çıkış yönündeki portföy yatırımlarında geçen yıl 6.4 milyar dolar giriş yaşandı.

Bu dönemi atlatmada net hata noksan kalemiyle gelen kaynağı belirsiz paranın 1 milyar dolar daha artarak 11 milyar dolara çıkması da etkili oldu. Verilen yıllık cari açığın üçte biri net hata noksan kalemiyle gelen sermaye ile karşılandı. İlk kez iki yıl arka arkaya net hata noksanda 10’ar milyar doların üzerinde kaynak girişi oluyor. Bu da içinden geçmekte olduğumuz jeopolitik süreçle yakından ilgili olabilir. Sınır ticareti, kayıtdışı ihracat ve ithalat, kayıtdışı transferlerin artması net hata ve noksanı artırmış durumda.

Aralık ayı cari açığın beklenenden yarım milyar dolar daha düşük gelmesi, yurtdışında doların zayıflaması ile çakışınca düşüş eğilimindeki kurları daha ivmelendirdi. Dolar 3.64’ün altını da gördü. Böylece 11 Ocak’ta 3.94’e kadar çıkan dolar bir ay sonra 30 kuruş ve yüzde 7.5 düzeyinde aşağı geldi.

SONUÇ: “Yemek yemeye niyetin varsa, aşçıyı kızdırmamalısın.” Çin Atasözü

Yukarı