TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

DOLAR FERMAN DINLEYIP 3.5 LİRAYI GÖREBİLİR

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Körfez ülkeleri gezisinden dönerken yaptığı açıklamalarda “Varlık Fonu Türkiye’ye ciddi güç kattı. Nitekim ilanı yapılır yapılmaz dolarda düşüş başladı. Ben inanıyorum ki 3.50’nin de altına düşecek. Niye? Türkiye’ye girdiler durmayacak bunu göreceğiz. Dedim ya Türkiye ekonomik açıdan hâlâ güvenli liman. Para girdikçe kur düşecek” dedi

- Cumhurbaşkanı’nın açıklamayı yaptığı saatlerde ise TCMB ihracatçıya kullandırdığı reeskont kredilerinin geri ödemelerini döviz yerine TL ile yapabilecekleri kararını aldı. Karar mayıs sonuna kadar geçerli. Piyasanın yaptığı hesaplama 3.5-4 milyar dolarlık bir döviz talebinin bu yolla ortadan kaldırıldığı yönündeydi. Bu nedenle kurda sert bir geri çekilme yaşandı ve dolar 3.63’ün de altına indi. Ancak Ankara’dan gelen ve bugün bu sayfada da yer alan habere göre ortadan kaldırılan dolar talebi 7 milyar dolar kadar. Bu hesap doğruysa bunun etkisini de bugün görürüz herhalde.

- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylediğine göre dolar 3.5’in altına inebilir mi? İnerse dolar yaklaşık 15 kuruş daha düşecek demektir. Geçen hafta belirttiğimiz gibi bizim de tahminimiz, referandumun yapılacağı 16 Nisan’a kadar kurun sıkı kontrol altında tutulacağı, bu nedenle sallan yuvarlan şeklinde bir eğilim çizebileceği, 3.94’ten başlayan gerilemenin yavaşlayarak devam edebileceğidir.

- Buradaki şart ise dışarıdaki pozitif havanın tersine dönmemesi ve sermaye girişlerinin sermaye çıkışına evrilmemesidir. Küresel piyasalarda meydana gelecek bir fırtınaya karşı hiçbir güç duramaz. Türkiye ise dışarıdan esen rüzgâra karşı en kırılgan ekonomilerden. Çünkü hem cari açık hem borç ödemeleri nedeniyle dış kaynak ihtiyacı en yüksek ekonomilerden biri. Her yıl yaklaşık 200 milyar dolarlık dış borç çevrilmesi ve cari açık finansmanı söz konusu.

- Yine 16 Nisan’a kadar kurun denetim altında tutulmasının bir başka şartı da Merkez Bankası’nın parasal sıkılaştırmaya devam etmesi, burada herhangi bir erken terk etme ya da ekonomiyi canlandırma gibi gerekçelerle gevşeme olması, piyasalara yanlış sinyal verir. Bu durum küllenmekte olan bir ateşi yeniden alevlendirir. Ancak burada siyasi iradenin var olduğunu, kurun denetim altında tutulması konusunda kararlı davranılacağını anlıyoruz.

- Nereden derseniz bizzat Cumhurbaşkanı’nın yukarıda yer verdiğimiz sözlerinden. Zaten kurun ocak ayında artışı ekonomiye fazlaca bir negatif şok verdi. Gereğinden fazla rahatsızlık yarattı, korkuyu da saldı. Hatta Merkez Bankası’nı müdahalede geç kaldığı için eleştirenler de bulunuyor.

- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın doların 3.5’in altını bile görebilir tahminine gerekçe gösterdiği Türkiye Varlık Fonu ise hemen dış kaynak sağlamasa da, gelecekte sağlayabileceğinden dolayı beklentileri bugünden etkiliyor. Bunun yanında Fon’un ana görevlerinden biri de finansal piyasalara atak olduğunda müdahale etmek, piyasa yapıcılığına soyunmak.

- Dolar 3.5 TL’ye inebilir, bunun altını da görebilir ama orada kalıcı olmayabilir. Zaten Cumhurbaşkanı da “İnebilir” dedi, kalıcı olarak inecek veya bir daha yükselmeyecek demedi. Serbest dalgalı kur rejiminde ve sermaye hareketleri de serbestken döviz kuru elbette dalgalanıp durur. Dolardaki aşağı yönlü hareket de dalganın bir parçası. Dışarıdan gelen rüzgârla veya referandum sonrasında pekâlâ durum değişebilir.

DÖVIZ KURU 3.94-3.5 KORIDORUNDA OYNAKLIĞINA BIR SÜRE DEVAM EDER

Dolarda yüzde 33’ü bulan yükselişin ardından düşüş yüzde 7.9’a vardı. Cumhurbaşkanı’nın sözünü ettiği 3.5 düzeyinin, psikoljik ve geçmiş dönemde yoğun işlem yapılmasından dolayı belli bir baraj etkisine sahip olduğu söylenebilir

- Ancak yukarıda yer alan dolar grafiğinden izlenebileceği gibi, 2013 yılından bu yana kur her güçlü sıçrayışın ardından belli bir fiyat koridoruna giriyor. Bu koridorda yatay dalgalı bir seyir izliyor. Sonra dış ve iç olayların etkisiyle yeni bir sıçrama daha yapıyor.

- 2013 Mayıs’ından başlayan ve 2014 başında tepe noktasını bulan sıçrayışın ardından dolarda geri çekilme 3.5 ay kadar sürdü ve yüzde 13.9’a vardı. Bu koridordan dolar yaklaşık bir yıl sonra çıktı.

- Doların ikinci büyük sıçrayışı 2015 yılının üçüncü çeyreğindeydi. Geri çekilmesi ise bir ay gibi kısa sürdü ve yüzde 10.4 olarak gerçekleşti. Girdiği 2.80-3.10 fiyat koridorunda 16 ay kaldı ve 2016 yılının son çeyreğinde terk etti.

- Yeni fiyat koridorunun üst çizgisi ise 11 Ocak’taki 3.94 tepesi ile ortaya çıktı, alt çizgisi ise henüz kesinleşmedi. Hareket Cumhurbaşkanı’nın belirttiği gibi 3.50’ye doğru gidiyor. Bunun altına inilmesi mümkün ama geçici olabilir. Hem daha çok işlemin gerçekleşmesinden hem de uygun bir rakam olacağından dolayı 3.5 civarı en olası durum gibi geliyor. Bu durumda dolardaki geri çekilmenin boyutu yüzde 11 ile geçmiştekilerle uyumlu olacak, süre olarak 2 aya yaklaşacak. Devamındaki doların seyri ise geçmişe bakılırsa bir süre 3.94 ile diyelim ki 3.50 koridorunda bir yukarı bir aşağı dalgalanma şeklinde olacak.

- ABD Merkez Bankası FED’in parasal genişlemeyi durdurmaya karar vermesiyle gelişmekte olan ülkelerden başlayan sermaye çıkışları döneminde Türk Lirası daha çok değer kaybediyor. Dolara karşı gelişen ülkelerin para birimleri 2013 Mayıs’ından bu yana yüzde 28.5 değer kaybetti. TL’nin dolara karşı kaybı ise yüzde 49’a vardı. Bu dönemdeki enflasyon ise kümülatif olarak yüzde 36. İşin içine Euro’yu da kattığımızda sepet kura karşı TL’nin kaybı yüzde 43.5 ile yine enflasyonun üstüne çıkıyor.

- Dolayısıyla son 5 yıldaki gerçekleşmeler önümüzdeki yılların da işaretini verebilir. Uzun vadeli olarak TL’nin değerli kalma lüksü ya kalmamış ya da bu konuda bilinçli bir politika izlenmeye başlanmış.

Yukarı