TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

İhracatta şubat artışı riske girdi

 

İki yıllık gerilemenin ardından 2017’nin ilk ayında ihracat yüzde 18.1 arttı. Yıla iyi başladık. Şubat ayı için de TİM verileri ihracatta 5.1’lik daha artışa işaret etti. Yine TİM verileriyle geçen yılın şubat ayında 10.74 milyar dolar olan ihracat bu yılın şubat ayında 11.29 milyar dolara çıktı. TİM’in ihracat verilerine altın ve kıymetli taşlar dahil edilmiyor. Nihai ve kesin rakamı ay sonunda TÜİK’in verilerinden öğreneceğiz.

Ancak her ayın ikinci gününde Gümrük ve Ticaret Bakanlığı da, dış ticarette öncü ve kesin olmayan verileri açıklıyor. Hem ihracat hem de ithalat rakamlarını aşağı yukarı kesine yakın biçimde, TÜİK’in bir ay kadar öncesinde öğrenmiş oluyoruz. TUİK verileri açıklandığında çok az bir sapma olduğunu görüyoruz. Bakanlığın dün açıkladığı dış ticaret verilerine göre şubat ayında ihracat 12 milyar 112 milyon dolar oldu. Bu rakam TİM’in verisinin üzerinde çünkü altın ve mücevher de dahil edilmiş oluyor.

Fakat bu rakam aynı zamanda bakanlığın geçen yılın şubat ayı için açıkladığı 12.414 milyon dolarlık ihracatın yüzde 2.4 altında kalıyor. Kesin ve kalıcı veri TÜİK verisi. Şubat 2016 için TUİK ihracat rakamını 12.367 milyon dolar açıklamıştı. Bakanlığın bu yılki şubat öncü verisi, bunun 249 milyon dolar altında.

Bu fark kapanır ve artıya geçer mi, bilemeyiz. Ama ortada böyle bir durum var. Bakanlık da bir gün önce ihracat artıyor haberlerinin ardından bir gün sonra ihracatın düşmesi gibi bir görüntüyü vermemek için olsa gerek, ilk kez şubat ayı bülteninde geçmiş yılın aynı ayının verisini koymadı, buna bağlı olarak da ihracatın ve ithalatın aylık artış oranlarına yer vermedi. Tabloda geçen şubat ayına ait verileri bakanlığın geçmiş bültenlerinden çıkararak biz koyduk ve değişimi bulduk.

İTAHALAT ARTILIŞI KESİN: % 1.55

İhracattaki bu gerileme yanında ithalat artıyor. Geçen şubat ayında 15.580 olan rakam bu yıl yüzde 1.55 artışla 15.822 milyon dolara çıktı. Dış ticaret açığındaki artış ise yüzde 17’ye vardı. Ancak ihracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 76.6 ile ortalamanın üzerinde seyretmeye devam ediyor.

İthalattaki artışın daha çok enerji fiyatlarının artışından kaynaklandığını görüyoruz. Enerji ithalatı geçen yılın şubat ayında 2.032 milyon dolar iken bu şubatta 2.892 milyon dolara yükseldi. Bu eğilimin devam edeceği söylenebilir. Çünkü Petrol fiyatları 2015 ve 2016’daki düşük düzeylerinden yükseldi ve OPEC’in anlaşmasıyla da bu yükseliş kalıcı bir eğilim taşımaya başladı. Geçen yıl ortalama Petrol fiyatı 43 dolar iken, bu yıl varil başına 57 dolara çıkacağı Merkez Bankası tarafından tahmin ediliyor. Dolayısıyla bu yıl enerji fiyat artışından dolayı ithalatın artma eğiliminde olacağı açık.

Turizm gelirlerinin sınırlı artabileceği veya yerinde sayacağı dikkate alınırsa, cari açığın artmaması için, yükselen ithalatı dengeleyecek tek unsur olarak geriye ihracat kalıyor.

Paritenin ihracatı azaltıcı etkisi sürüyor. TİM’in hesaplamalarına göre ocak ve şubatta pariteden dolayı ihracattaki kayıp 722 milyon dolara ulaştı. Bu kaybın kısa sürede ortadan kalkmasını beklemek için Euro’nun değerini dolara karşı artırmasını beklemek lazım. Halbuki beklenen tersi yönde bir gelişme. Dolayısıyla parite etkisinin ihracatı azaltıcı etkisi sürecek, buradan bir katkı olmayacak.

Komşu ülkelere olan ihracatta da kayıplar durdu hatta yerini kıpırdanmalar alıyor. Yine TİM’in hesaplamalarına göre Irak, İran, Libya, Mısır, Rusya, Suriye ve Ukrayna’ya yılın ilk iki ayındaki ihracat yüzde 2.4 arttı. Geçen yıl 2.962 milyon dolar toplam ihracat bu yıl 3.034 milyon dolara çıktı. Bu olumlu bir gelişme.

Avrupa pazarı kendi çizgisine göre canlı sayılır. İhracatımız içindeki payını da zaten yüzde 50’ye yükseltti.

Kur artışı da ihracatı fazlaca destekler düzeylerde seyrediyor.

Bütün bunlara rağmen ihracat üçüncü yılında artışa geçemezse sorunu başka yerde aramak durumundayız.

SONUÇ: “İnsan sevincini büyüterek anlatmalı, üzüntülerini de küçülterek.” Montaigne

Yukarı