TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Dolardaki şok dalga neyin nesiydi?

 

Türk Lirası karşısında 3.91 seviyesinden 3.55’e kadar indikten sonra tepki vererek 3.74’e çıkan, oradan geri dönüşle 3.66’ya düşen dolar, dün bir şok dalgayla yeniden 3.74’ü gördü. Böylece dolar üç günde kat ettiği düşüşü, iki saatte tırmandı.

3 Mart Cuma günü 3.7460 düzeyinden gerilemeye başlayan dolar dün sabah saatlerinde 3.6680’e kadar indi. Üç günlük düşüşü yüzde 2.1’i bulmuşken saat 10.30’da sert bir yükselişe geçen dolar 12.22’de 3.7280’e kadar çıktı. Bitişikteki grafikten de izlenebileceği gibi, sert çıkış yerini daha sonra ılımlı yükselmeye bıraktı ve öğleden sonra 2.7400 de görüldü. Akşam saatlerinde ise 2.72’lere doğru indi. İki saate bile varmayan sert çıkış döneminde doların artışı yüzde 1.56, 2.7400’e göre de yüzde 1.87’ye vardı.

Doların TL karşısındaki sert yükselişini açıklayacak dışarıdan bir haber, veri akışı veya piyasa hareketi yoktu. Dolarda çok küçük bir değerlenme vardı o kadar.

Yurtiçinde ise kayda değer tek mesaj Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’den geldi. Canikli “ABD, Rusya ve Türkiye koordinasyonunda problem yaşanırsa Münbiç’te kimsenin hedeflemediği birtakım gelişmeler yaşanabilir” dedi. Bu riski bir ölçüde fiyatlamış olan piyasaları Canikli’nin açıklaması ne ölçüde etkiledi, kestirilemez. Ancak en kötü seçenek olarak korkulan ve fiyatlananın dile getirilmesi, endişe edilen bir durumun yeniden ifade edilmesi olarak değerlendirilebilir.

Dolar kurunun asıl sert bir şekilde yükseldiği zaman dilimi ile Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’nın Denizli’deki açıklamaları denk düşüyor. Piyasadakilerin ağırlıklı görüşü de kurun bu konuşmadan etkilendiği şeklinde. O zaman TCMB Başkanı Murat Çetinkaya’nın ne dediğine veya ne demediğine bakmak gerekiyor.

Çetinkaya, piyasaların istediği bir şeyi onların istediği vurguyla söylemedi, gelecek hafta 16 Mart’ta yapılacak toplantıda parasal sıkılaştırmaya, yani faiz artırımına gideceğini işaret etmedi. Bunun yerine “gerekirse ilave parasal sıkılaştırma yapılabilir” dedi. Bu da bankaların fonlandığı ağırlıklı ortalama faizin günlük olarak artırılabileceği anlamına geliyor ki, bugünkü uygulamadan farklı olmayan bir durumu ifade ediyor.

Mevcut uygulamalarla kur yatışmışken, piyasalar Merkez Bankası’ndan yeni bir güvenceyi, daha sert bir parasal sıkılaştırmayı neden ister? Yeni bir durum ortaya çıktığı için. Bu yeni durum da, 15 Mart’ta FED’in faiz artırmasına artık kesin gözüyle bakılmasıdır. İlk faiz artırımı martta oluyorsa demek ki, yıla üç faiz artırımı rahat sığdırılabilir.

15 Mart’ta FED’in açıklamasından belki gelecek yıla ilişkin çıkarımlar da olabilir. Bu yıl üç artırım yapılacaksa gelecek yıl dört artırım dahi gündeme gelebilir. Piyasaların istediği veya dövizde açık pozisyonu olanların arzuladığı durum, küresel çaptaki bu gelişme karşısında faiz artışı yoluyla kendilerine bir koruma kalkanı sağlanması.

İşte TCMB Başkanı Murat Çetinkaya 16 Mart’ta yapılacak faiz kararı toplantısında ek sıkılaştırmanın yani faiz artışının sözünü vermedi. Piyasalara önceden ve peşin bir koruma kalkanı vermedi. Dünkü kuru tetikleyen gelişmelerden biri bu olabilir.

Murat Çetinkaya faiz artırım sözü vermediği gibi, başka bir konuya da vurgu yaptı: “Ekonominin dış finansman ve döviz kuru şoklarına karşı dayanıklılığının artırılması bakımından dış dengeyi iyileştirecek bütün yapısal tedbirler kritik önem taşıyor. Yurtiçi tasarrufların artırılması, üretimde verimlilik ve katma değerin desteklenmesi, ithal girdi bağımlılığının azaltılması gibi konular büyük önem arz ediyor.”

Bu sözlerden de dış finansman ve döviz kuru şoku ihtimalinin arttığı çıkarımı yapılırsa, ithal girdi bağımlılığını en iyi ve etkili şekilde fiyatın sağlayacağı düşünülürse alın size öncü bir şok.

SONUÇ: “Hayatın her anı bir karar zamanıdır.” Türk Atasözü

Yukarı