TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Yüksek faiz ve dolar düşük altın ve petrol

 

Bu haftanın çarşamba günü küresel piyasalar, perşembe günü Türkiye piyasaları için önemli olacak. Önce FED’in faiz kararı, bir gün sonra da bizim Merkez Bankası’nın faiz kararı açıklanacak.

Yurtiçi piyasalarda “ABD faiz artıracak ama Türkiye artırmayacak” kaygısı ve fiyatlaması var. Bu nedenle geçen hafta dolar 3.7850’yi gördü. Ama yine Merkez Bankası’nın bir gün sonra bankaları fonlama faizini yüzde 10.81’le son 5 yılın en yükseğine çıkarması kuru 3.7289’a indirdi.

Son günkü dolar gevşemesine küresel çapta doların güç kaybetmesi de destek verdi. Piyasalarca fiyatlanan FED’in bu yıl üç faiz artırımı yapacağıydı. Açıklanan ABD istihdam verileri ise bunun ötesine geçmedi. Haftalık kazanç artışı faiz artırımını 3’ten 4’e çıkarmaya yetmedi ve bu da dolara satışları getirdi.

FED’in martta çeyrek puanlık faiz artırımı zaten fiyatlanmıştı. Ancak yapılacak açıklamada yılın geri kalanı ve gelecek yıl için verilecek işaretler önemli olacak. Daha kararlı, beklenen sayının bir üstüne çıkacak faiz artırım ihtimalleri hem ABD 10 yıllık tahvil faizini, hem de doları bir tur daha yukarı itebilir.

Doların ve ABD faizlerinin yükselmesi, altın fiyatlarının çıkışına pek şans tanımaz. Bu eğilim zaten, FED başkanlarının faiz artırım mesajlarına paralel mart başından beri yaşanıyor. ABD 10 yıllık faizleri yüzde 2.31’den 2.62’ye çıkarken Dolar Endeksi de yüzde 2.6 yükseldi. Altın fiyatlarındaki düşüş ise yüzde 4.7

Bizim Merkez Bankası bir sonraki gün faiz kararını verirken FED’in açıklamasından ve bunun piyasalara etkisinden etkilenecek. Döviz kurunu elbette çığrından çıkarmayı TCMB de istemez. Sonraki toplantı ise 26 Nisan’da. O tarihe kadar mevcut likidite mekanizmasıyla mı yola devam edecek, yoksa dünyaya paralel bir faiz artırıma gidip TL likiditesini kısmaya, döviz likiditesini artırmaya daha mı az başvuracak, bunun kararını verecek. Aslında ikisi de aynı kapıya çıkar.

Küresel çapta faiz artırım dönemi Türkiye için artık daha az cari açık verme ve dışarıdan daha az kaynak temin etme sonucunu doğurur.

PETROL STOKLARININ ERİTİLMESİ DE 2 YIL ALIR

Küresel piyasa gelişmeleri yanında Almanya, Hollanda olayları derken Batı ile yaşadığımız gerginlikler negatif ekonomik gelişmeler arasına girdi. Ancak petrol fiyatlarının düşmesi gibi pozitif gelişmeler de var.

Petrol fiyatları geçen haftanın son üç gününde yüzde 8.1 düştü. Çarşamba günü ABD ticari petrol stokları ölçümlerin başladığı 1982’den bu yana ilk kez 528 milyon varile çıktı.

Bu stokların eritilmesinin de, OPEC’in üretimin sınırlandırılması kararının sürdürülmesi şartıyla yaklaşık 2 yıl gibi bir zaman alacağı hesaplanıyor. Stok eritme döneminde de fiyat artışlarının zor olacağı hesapları, satışları tetikledi ve fiyatları düşürdü.

Bu fiyat düşüşü kalıcı olacaksa Türkiye’ye yarar. Çünkü 2016 enerji ithalatı faturamız 27 milyar dolar. Yüzde 10’luk düşüş 2.7 milyar dolarlık tasarruf anlamına gelir. Bu da hem cari açığa hem de enflasyona destek demektir.

Yukarı