TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Hollanda’nın eli Türkiye’de doğrudan taşın altında

 

Hollanda ile siyasi bir kriz yaşamak ekonomik açıdan Türkiye için bir talihsizlik.

Önce ihracatla başlayalım. 7.6 milyar dolara varan dış ticaretimiz oldukça dengeli, hatta çoğu yıllar Türkiye lehine fazla veriyor. Geçen yıl Hollanda’ya 3.590 milyon dolarlık ihracat yaptık. Bunun toplam ihracat içindeki payı yüzde 2.5. Hollanda 11. büyük ihracat pazarımız. Aynı Hollanda ithalatımızda 3 milyar dolarlık hacimle 17. sırada yer alıyor. Talihsizliğin bir nedeni bu.

Turizm açısından ise Hollanda, Türkiye için ihracattan daha önemli. Çünkü Türkiye’ye en çok turist yollayan 6. ülke konumunda. 2016’da 915 bin turist geldi Hollanda’dan. Ondan önceki yıllarda ise hep bir milyonun üzerinde seyrediyordu. Bu ülkenin yabancı turist pazarındaki payı yüzde 3.6.

En önemlisi Hollanda Türkiye’ye en çok doğrudan yatırım yapan yabancı şirketlere ev sahipliği yapıyor. TCMB verilerine göre geçen yıl Hollanda kaynaklı dış yatırımlar 956 milyon dolara inmekle birlikte yine ilk sırada yer alıyor. Ancak vadeyi uzattıkça Hollanda’nın Türkiye için önemi ortaya çıkıyor. Hollanda geçen yılın öncesindeki hemen bütün yıllarda doğrudan yabancı sermayede lider konumda. AK Parti’nin son 14 yıllık hükümet dönemine baktık ve doğrudan yabancı sermaye sıralaması yaptık. 22 milyar dolarlık yatırımla Hollandalı şirketler açık ara Türkiye’ye en çok yatırımı yapmış. Kendisinden sonra gelen ABD’yi bu konuda ikiye katlamış. Çünkü 14 yılda ABD’den gelen yatırım tutarı toplamı 11.2 milyar dolar. Avusturya 9.8 milyar dolarla 3’üncü, Almanya 8.7 milyar dolarla 6. sırada yer aldı. Liste bitişikte. 10. sırada 6.8 milyar dolarlık toplam yatırımla Fransa var. Yunanistan’ın sırası da 6.9 milyar dolarla 9’unculuk.

Rusya ise ilk 10’a giremedi. Çünkü son 14 yıldaki toplam yatırımları 5.2 milyar dolarda kalıyor. Nükleer Santral yatırımı hızlanırsa önümüzdeki yıllarda ilk 10’da olmasına kesin gözüyle bakılır. Türkiye’den bir büyük banka satın alan İspanya ise doğrudan sermaye liginde 7.6 milyar dolarla 8. sırada. Banka yatırımının önümüzdeki yıllarda doğrudan sermaye yatırımlarını hızlandırıcı etkisi olabilir ve İspanya daha üst sıralara çıkabilir. Yine Türkiye’de büyük rafineri yatırımı olan Azerbaycan’ın son 14 yıldaki doğrudan yatırım tutarı 4.9 milyar dolarda kalıyor.

İhracatta 11, ithalatta 17, turizmde 6, doğrudan yabancı sermayede 1. sırada yer alan bir ülke ile siyasi bir kriz yaşamak bu nedenle talihsizlik. Seçim geride kaldığında ilişkilerin düzeltilmesi yoluna gidilmesi her iki tarafın da ekonomik menfaatine. Çünkü Hollandalı şirketlerin Türkiye’de 22 milyar dolarlık varlıkları, doğrudan yatırımları var. Hollanda’nın eli Türkiye’de doğrudan taşın altında. Krizi tırmandırıp da bu yatırımları ne yapacak, söküp götürecek hali yok.

Aynı şekilde Hollanda da Türkiye için Almanya, Rusya ve İngiltere’den sonra en önemli ekonomik partner. Doğrudan sermayeye şiddetli ihtiyacımız olan bir dönemden geçiyoruz. 22 milyar dolarlık toplam yatırımla, bir kişiye 50 bin dolarlık ortalama yatırımla iş yaratıldığı dikkate alınırsa, 440 bin istihdam yaratılır. Ayrıca Hollanda’da çalışan ve ikamet eden vatandaşlarımız var. Bizim de elimiz taşın altında.

Almanya’nın ardından Hollanda ile benzer bir kriz yaşanıyor olması, belli bir senaryonun parçası ise Batı ile işimiz zor olacak demektir. Çünkü genele yayılan bir hoşnutsuzluk döneminde AB ile Gümrük Birliği’ni güncellemek de çok zor olacak, bu bölgeden turist çekmek de, ihracat yapmak da.

SONUÇ: “Yazgı, yolunu kendi bulur.” Latin Atasözü

Yukarı