TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Türkiye dostu iki karar doları tutmaya yarar

 

ABD Merkez Bankası FED, piyasalarca yeterince fiyatlandığı oranda faizi artırdı. Çeyrek puanlık artırım ve yılın geri kalanında iki faiz artırımına gideceğinin anlaşılması, fazla pozisyonlanmalar nedeniyle piyasalarda pozitif karşılandı. ABD faizleri düştü, dolar değer kaybetti, hisse senedi Borsaları yükseldi, gelişen ülke kurları ve Euro değer kazandı. Atılan adım küresel risk iştahını destekleyen nitelikte olduğu için, Türkiye dostu bir gelişme olarak değerlendirilebilir.

Nitekim Türkiye piyasalarında fiyatlamalar da bu yönde gelişti. Daha bizim Merkez Bankası toplanıp faiz kararı almadan TL değerlenme eğilimine girdi.

TCMB’nin faiz kararı da saat 14.00’te açıklandığında tam olarak piyasaların beklenti ve istediklerini karşılar dozdaydı. Yapılan anketlerde büyük çoğunluk, son dönemde bankaların fonlandığı Geç Likidite Penceresi’ndeki faizin yarım puan veya 1 puan artırılmasını bekliyordu. Merkez Bankası ise iki grubun beklentisinin tam ortasını yaptı ve faizi yüzde 0.75 artırarak yüzde 11.75’e çıkardı.

Böylece bankalar Merkez Bankası’ndan kullanacakları kaynak için muhtemelen daha yüksek faiz ödeyecekler. Bu da Türkiye’de faiz oranlarının gevşemeyeceği hatta kısa süreli de olsa yükselebileceğine işaret ediyor.

Ancak faiz artışının etkisi bu kadarla sınırlı değil. Yüzde 11 olarak belirlenen geç likidite faizi zaten yüzde 10.82’ye kadar yükselmişti. Yani Merkez Bankası’nın manevra alanı iyice sıkışmıştı. İşte faizin yukarı yönde artırılmasıyla Merkez Bankası’nın kur gelişmeleri karşısında hareket alanı genişletildi. Bu da önümüzdeki dönemde kurun istikrarlı seyri konusunda belli bir güven verdi.

Faiz artırımı küresel konjonktürle ve enflasyonla da uyumlu yönde atılan bir adım. Türkiye’de enflasyon yükseliyor ve kısa vadede Merkez Bankası daha da yükseleceğini bekliyor. Çünkü kur artışlarının enflasyona geçişkenliği söz konusu. Bir de gıda fiyatlarındaki oynaklık bu yıl enflasyonu yükseltecek. Dünyada ise FED son üç ay içinde ikinci faiz artırımını yaptı ve bu yılın geri kalanında iki faiz artırımı daha yapacak. FED’in 15 Mart’taki artırımının ardından 4 Körfez bölgesi merkez bankası da faiz yükseltti.

Dışarıdan FED’in faiz artırımı ters etki yapınca, içeriden TCMB faiz artırımına gidince dolar iki ateş arasında sıkıştı gibi. 14 Mart’ı TL karşısında 3.7411 düzeyinden kapatan dolar, 15 Mart’ta FED kararı ile 3.6744’e indi, TCMB’nin faiz artırımı ile de 3.6313’e kadar indi. Dolar iki merkez bankasının kararı ile iki günde TL karşısına 10 kuruştan fazla geriledi. TL’nin dolar karşısındaki değerlenmesi yüzde 3’ü buldu.

Kurun bu seyri 16 Nisan Anayasa Referandumu öncesi tahmin ettiğimiz seyirle uyumlu. Seçim öncesinde kurun hızlı artışı seçmen kitlesinin beklentilerini negatif etkileyeceğinden istenmez. Fırsat ve zemini oluştukça alınan kararlar da bu yönde oluyor. İki günde 10 kuruşluk düşüş de, bu anlamda hükümet için iyi bir rahatlama sağladı. Seçim öncesi de olsa kurun bu seyri veya TL’nin değerlenmesi, sadece hükümete değil herkese yarar.

SERMAYE AKIMLARINI HIZLANDIRIR

75 baz puan artırılan politika faizi değil, geçici sayılacak, kısa vadeli uygulanacak Geç Likitide Penceresi faizi. Ama diğer faizleri etkileyecek ve siyasi belirsizliğin olduğu bir dönemde TL’nin daha istikrarlı seyrini destekleyecek. Kurda istikrar sağlanacaksa Türkiye’nin nominal faizleri yüksektir ve yabancıyı da ilgilendiren asıl bu nominal faizdir.

Ayrıca Reel Efektif Döviz Kuru tarihsel en düşük düzeyinde. 2003 düzeyi 100 olan kurun Şubat 2017 değeri 88’e düştü. Reel kurun düşük seviyesi TL’nin değer kaybını önleyen, yabancıları çeken bir faktör. Dün açıklanan Merkez Bankası haftalık verileri de Türkiye’ye yönelik sermaye hareketlerinin net bazda devam ettiğini gösteriyor. 10 Mart ile biten haftada hisse senedi ve tahvil yoluyla 260 milyon dolar daha kaynak girişi oldu.

FED’in kararının üzerine dün Merkez Bankası’nın aldığı karar da, Türkiye’ye sermaye akışını teşvik edici ve devamını sağlayıcı nitelikteydi. Yapılan bu ince ayarla birlikte 16 Nisan’a kadar sen sağ ben selamet gideriz.

SONUÇ: “Doğru zamanda doğru yerde ol.” Amerikan atasözü

Yukarı