TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Rusya’ya ihracat kâbusu! 3 ayda meyve-sebzeye yüzde 40 zam geldi

 

Gıda ve Tarım Bakanı Faruk Çelik geçen hafta referandum boşluğundan yararlanarak et fiyatlarını yukarı çekmek isteyen spekülatörlere dikkat çekmiş ve Et ve Süt Kurumu’nun duruma müdahale ettiğini açıklamıştı. Mart ayı dana eti fiyatlarına baktık. Kilo fiyatı 39.76 kuruşla önceki aya göre yüzde 0.57 artmış. Yani yüzde 1.04 çıkan TÜFE’ye olumsuz bir katkısı yok. Et fiyatlarının son üç aylık fiyat artışı yüzde 1.73 ile yine makul düzeylerde.

Eti bakanlık gözlüyor, denetliyor ama geride 100’lerce gıda maddesi var. Üstelik taze meyve ve sebzeler mevsim, hava koşulları, taşıma koşullarına bağlı olarak yüksek fiyat oynaklığı gösteren, üzerinde büyük spekülasyonlar yapılabilen, hatta fiyat manipülasyonu yapılıyor. Bu manipülasyon gerekçelerine son yıllarda etkili bir şekilde ihracat da girdi. Buradaki ihracat da malum Rusya’ya. İhracat kesildi, düşsün fiyatlar, ihracat başlıyor bas zammı gitsin.

TÜİK yeni yıldan itibaren enflasyon açıklamasını daha zenginleştirdi ve bir gün sonra Merkez Bankası’nın yayımladığı formatı da yayımlamaya başladı. Biz de buradan malların ve hizmet fiyatlarının madde grupları halinde seyrini izleyebiliyoruz.

Durum sadece mart ayına özgü değil. Yeni yılla birlikte başlıyor. Temel gerekçe “Rusya’ya ihracat başlıyor.” Burada bir gerçeklik var. En azından geçen yıl fiyat düşüşlerinden dolayı baz etkisi güçlü. Ama biber ve narenciye fiyatlarını üç ayda yüzde 100 artıracak kadar değil. Mevsim koşullarının kötü gittiğine dair herhangi bir haber de yok. İyi bir kış yaşadık. Bunun ardından bol üretim gelebilir. Şimdiye kadar don olayı da yaşanmadı.

Meyve ve sebzelerde öylesine bir spekülasyon ve manipülasyon yapılıyor ki, mandalinanın fiyatı üç ayda yüzde 100’ü aştı. Biber fiyatları da öyle. Patlıcanın fiyatı yüzde 49 yükseldi. Üçlüden eksik kalan domates. Ancak iş o kadar abartılmış ki, üretiminde dünya birincisi olduğumuz, bazı yıllarda toplamayıp dalında bıraktığımız ayvanın fiyatı bile üç ayda yüzde 33 arttı. Kilosu 4.5 liradan ayva yiyoruz.

Üç ayda taze meyve sebze fiyat artışı yüzde 40’a vardı. Böyle bir kazancı kimse elde edemiyor. Borsadakiler bile. Zengin veya fakir bütün halkın tükettiği gıdadan birileri üç ayda yüzde 40 kazanç elde edebiliyor. Herkesin cebinden çıkıyor, birilerinin cebine giriyor. Böylesi fahiş fiyat artışları, ekonomik herhangi bir gerekçeyle açıklanamaz. Zaten gerekçe olsa diğer malların fiyatı da benzer şekilde artardı. Tablo bitişikte, üç ayda yüzde 5-6’yı geçen başka mal grubu fiyat artışı yok.

Etteki oyunu zamanında gördük ve geçit vermedik ama meyve sebzeleri gözden kaçırdık. Fiyatlar bu grupta geçen yılın temmuzunda yüzde 15, ekiminde yüzde 9.04, bu yılın ocak ayında yüzde 34.06 arttı. Son üç aylık artışı da yüzde 40. Bu fahiş artışlar vurgun vurmada giderek azgınlaşan bir zümrenin varlığına işaret ediyor.

SONUÇ: “Vur dedilerse öldür demediler ya.” Türk Atasözü

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
06 Nisan 2017 Perşembe, 00:59 Misafir Dolar ne kadar artarsa Türkiye de hemen her şeyin fiyatı o kadar artar.Bu hep böyle olmuştur.
04 Nisan 2017 Salı, 12:42 serhan bora vergi indirimine rağmen beyaz eşya ve mobilya fiyatları artıyorsa mantalitede sıkıntı var demek her önünüze geleni girişimci yapmayacaksınız tüketiciye saygı duyan girişimci yetiştirin
Yukarı