TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Bir etten vuruyorlar bir meyve-sebzeden

 

Rusya’ya ihracatın kapısı aralanır aralanmaz meyve ve sebzede inanılmaz fiyat artışları başladı. Yılın ilk üç ayı itibarıyla meyve ve sebze fiyatları yüzde 40 arttı. Mandalina yüzde 11.5, dolmalık biber yüzde 106.4, sivri biber yüzde 103.3 zamlandı. Dün de Merkez Bankası’nın aylık fiyat gelişmeleri raporunda “gıda yıllık enflasyonu bir önceki yıldaki düşük bazın da etkisiyle tüketici enflasyonundaki yükselişin temel belirleyicisi olmuştur” denildi.

Bir yandan kur artışının getirdiği maliyetlerden dolayı üretici fiyatlarının yıllık bazda eylülde yüzde 1.78’den 7 ayda yüzde 16.09’a sıçramasının önümüzdeki dönem tüketici fiyatlarına yapacağı baskı var. Diğer yandan hem düşük baz etkisi ama daha büyük bölümü de aracı, toptancı, perakendeci zincirinin kâr marjını maksimize etmek istemesinden kaynaklanan fahiş zamlar var. Meyve ve sebzede fiyat artışlarına aracıların neden olduğunu devletin rakamlarından, enflasyon verilerinden çıkartıyoruz.

Tarımda üretici fiyat artışı şubat ayı itibarıyla son 10 yılda yüzde 121.5. Veriler şubat itibarıyla çünkü Tarım Üretici Fiyatları ay ortasında yayımlanıyor. Tüketici fiyat artışı da son 10 yılda yüzde 121.4 ile tam düzeyde gerçekleşti. Tarım üretici fiyatlarında tüketici fiyatlarını azdırıcı bir etkiden söz edilemez.

Ancak üretimden tükekim cephesine geçince durum değişiyor. Tüketiciye ulaşan gıdaların fiyatlarındaki son 10 yıllık artış yüzde 153.1 ve tüketici fiyatlarının 32.3 puan üzerinde. Tüketim sepeti içinde zaten gıda en büyük kalem ve tüketici fiyatlarının da dörtte bir üstünde seyrediyor.

Gıda grubunu genel fiyat düzeyinin üzerine taşıyan kalemlerden ilki yüzde 248.5’lik artışla alkollü içkiler. Buradaki fiyat artışlarının gerisinde vergi artışları olduğunu biliyoruz.

Yine son 10 yılda fiyatı en çok artan ikinci ürün yüzde 181.2 ile kırmızı et fiyatları. Et fiyatları son yıllarda nispeten kontrol altına girmiş gibi gözüküyor. Çünkü ilk 5 yıldaki artışı yüzde 81.6 iken, ikinci 5 yıldaki artışı yüzde 54.9’a indi.

Üçüncü sıradaki artışta ise yüzde 162.7 ile sebze var. Sebze fiyatlarındaki son 5 yıllık fiyat artışı, birinci 5 yıla göre daha hızlandı. Et spekülatörleri dururken şimdi sebze spekülatörleri vuruyor. Çünkü Şubat 2007-2012 arasını kapsayan birinci dönemde tarım üretici fiyatları yüzde 66 artmasına karşılık tüketici tarafındaki sebze fiyat artışı yüzde 64.1 ile sınırlıydı. Dengeli bir artış vardı. Yoldan çıkma, işi çığırından çıkarma son 5 yılda yaşandı. Çünkü son 5 yılda tarım üretici fiyat artışı yüzde 33.4’e inerken tüketici cephesindeki sebze fiyat artışı yüzde 60.1’i buldu. Nerede ise tüketici fiyatları üretici fiyatlarını ikiye katladı.

Üstelik 2012 yılı başında Hal Kanunu’nun değiştirilmesine ve aracılık vergilerinin yüzde 20 indirilmesine karşılık böyle bir artış gerçekleşti. Aracıların düşürülen bu vergiyi tüketici fiyatlarına yansıtmadıklarını Merkez Bankası bizzat mahallinde tespit etti ve bir rapor halinde yayımladı.

YOK ASLINDA BİRBİRİMİZDEN FARKIMIZ

Sebze fiyatlarındaki artışın da gerisinde aracılık zincirindeki halkalardan biri veya birkaçı birden var. Ticarete atılan çoğu kimse bir gün voleyi vurmak ister. Bunun yanında kentlerdeki artan gayrimenkul fiyatları, iyi yerlerde yeni kurulan alışveriş merkezlerinin kiralarını, kiralar da fiyatları tetikliyor. Pazarcı market fiyatını gözlüyor, marketçi her fiyatı ve durumu dikkate alıyor. Tüketici arabasını rahatça park ediyor, modern bir ortamdan alışverişini yapıyor, gıda veya meyve-sebzesini seçerek alıyor, ama eskiye göre daha pahalıya aldığı da bir gerçek. 

Meyve sebzedeki aracılar, toptancılar, depocular, perakende satıcılar böyle de, diğerleri farklı mı? Şubat ayında hükümet durgun olan iç piyasayı canlandırmak için mobilya ve beyaz eşyada nisan sonuna kadar vergi indirimlerine gitti. Yüzde 7-10’u bulan vergi indirimlerine karşılık Merkez Bankası’nın belirttiği gibi, mart ayında hem mobilyada hem beyaz eşyada fiyatlar arttı. Ne yapalım esnafımız veya şartlarımız böyle.

SONUÇ: “Ona hatır, buna hatır bana kahır.” Türk Atasözü

Yukarı