TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Kur şokunun artçı dalgaları

 

Hafta başında şirketlerin döviz kredisinden ağzının yandığını, TL kredi kullanmaya yöneldiklerini, döviz kredilerinden kaçtıklarını yazdım. Bu nedenle TL kredi faizleri yükselirken döviz kredi faizleri düşüyor. Bankaların TL kredilerinin TL mevduatlarına oranı yüzde 147 ile rekorda.

Tasarruf tarafında ise durum tam tersine gelişiyor. Yılbaşına göre nisan sonunda TL mevduatlarda artış yok, hatta 2 milyar TL azalma var. Buna karşılık yerleşiklere ait döviz hesapları 57.5 milyar lira veya yüzde 11.2 arttı.

Kredi ve mevduatta tersine eğilimler neden ortaya çıktı? Karar verenler çok mu farklı düşünüyor veya faklı beklentilere sahip? Aslında değil.

Bütün gelişmeleri geçtiğimiz aylarda yaşadığımız kur şoku doğruluyor. Eylül sonunda başlayan ve 11 Ocak’ta 3.94 ile tepe noktasına çıkan dolar yükselmesi yüzde 34’ü buldu. Gelişmelerin anası bu.

Çünkü 11 Ocak’a kadar Merkez Bankası yükselen kura karşı herhangi bir aksiyon almadı, hükümet tarafından herhangi bir müdahale gelmedi. Dövizle borçlananlar, kredi kullananlar, dövizde açık pozisyon taşıyan özel sektör şirketleri büyük zarara uğradı, büyük travma yaşadı. Şirketlerin 212 milyar dolara varan döviz açık pozisyonu kur artışı kadar büyüdü.

Kurlar kontrol altına alındı ve son dönemde dolar 3.52’ye kadar indi. Ancak olan oldu, bir şoktur yaşandı. 2011’de dolar kuru yüzde 27 yükselmiş ve döviz kredileri düşüşe geçmişti. Doların TL’ye karşı yüzde 33.9’a kadar yükseldiği 2014 başında da aynısı gerçekleşti ve döviz kredilerinin payı 3 puan düştü.

Son dolar artışı yüzde 34’ü buldu. Ocak ayında TL kredilerinin yüzde 46’sına kadar çıkarak rekor kıran mevduat bankaları döviz kredileri, nisan sonunda yüzde 40’ın altına indi. Bu kez 6 puanlık gerileme oldu. Burada sadece kurdan dolayı döviz kredilerinden kaçış değil, aynı zamanda Kredi Garanti Fonu’nun aracılığıyla TL kredi kullanmanın cazibesi de etkili oldu. Çift taraflı etkiyle yüksek bir gerileme meydana geldi.

Yerleşiklerin döviz mevduatı ise ocak ayından bu yana 19 milyar dolarlık nisan sonunda 160.6 milyar dolara çıktı. Rekora 5 milyar dolar kaldı. Muhtemelen önümüzdeki dönemde 5 milyar dolarlık artış da olur ve yeni rekor kırılır. Dolar kuru artmasa da döviz mevduatındaki artış bir süre daha devam edebilir. Çünkü döviz kredisinden kaçış sadece yeni döviz kredisi kullanmamak şeklinde olmaz. Aynı zamanda vadesi dolan döviz kredilerinin yenilenmemesi, erken ödeme ya da kredinin karşılığını önceden hazır etme şeklinde de olabilir.

Kur artışı başladıktan sonra döviz kredilerinde meydana gelen azalma da bunu gösteriyor. Üstelik kur artışına karşılık kredilerin TL tutarı azalıyor. Ocaktan bu yana azalmanın miktarı 38 milyar lira veya 10 milyar dolardan biraz fazla bir rakam. İlginçtir ki şirketlerin dövizdeki açık pozisyonu da şubat sonu itibarıyla 12 milyar dolarlık azalmayla 199.7 milyar dolara indi.

Şirketlerin açık pozisyonlarını azaltmaları, DTH’ları artırarak döviz kredilerini korumaya almaları, yaşanan kur şokunun artçı dalgalarıdır. Bankalardaki döviz hesaplarının artışı ile şirket borçları arasında bağ güçlüdür.

SONUÇ: “Aksaklığına göre yükseğe çık!” Arap Atasözü

Yukarı