TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

1 trilyon lira 500 tasarruf milyar borç

 

Hanehalkının borcu ilk kez 500 milyar liraya ulaştı. Merkez Bankası’nınHanehalkının borcu ilk kez 500 milyar liraya ulaştı. Merkez Bankası’nın Finansal İstikrar Raporu’nda yer alan verilere göre Mart 2017 itibarıyla hanehalkının yükümlülük toplamı 499.9 milyar liraya yükseldi. Eylül 2016’da 461.1 milyar lira olan borç, 6 ayda 38 milyar lira arttı ve yüzde 8.4 büyüdü. nda yer alan verilere göre Mart 2017 itibarıyla hanehalkının yükümlülük toplamı 499.9 milyar liraya yükseldi. Eylül 2016’da 461.1 milyar lira olan borç, 6 ayda 38 milyar lira arttı ve yüzde 8.4 büyüdü.

Mutlak rakamlardaki bu artışa karşılık borcun finansal varlıklara ve milli gelire oranı geriliyor. Ancak buradaki ifadeyi GSYH yılsonu için kullanmak gerekiyor. Eylül 2016’da hanehalkı borcunun GSYH oranı yüzde 17.7’ye indi ve bir yıl önceye göre 0.7’lik azalma gösterdi.

Normalde borcun GSYH’ye ve halkın tasarruflarına oranının gerilemeye başladığı tarih 2013 yılı. GSYH’nin yüzde 19.8’ine ve tasarrufların yüzde 54.8’ine kadar çıkan borç toplamı o tarihten itibaren geriliyor.

Borçlanmanın artışı, tepe noktası yapması ve düşüşe geçmesinde 2013 yılı milat oldu ama bu konudaki politika değişikliği 2011’de yapıldı. Cari açığın hızlı artışla rekor düzeye çıkması üzerine ekonomi yönetimi büyümede frene bastı. Para politikasında koridor dönemi açıldı ve banka kredilerine sınır getirildi. Devamında da kredi kartlarına taksitlendirme imkânları kısıtlandı. Bu politikaların etkisi belli bir zaman içinde kendini gösterdi.

Borçlulukta son olarak GSYH’ye göre inilen yüzde 17.7 oranı ve tasarruflara göre yüzde 47.3 düzeyi, 2010 yılından bu yana en düşüğü yansıtıyor. 2011 yılında alınan önlemler borçlanmanın hızını kesti ve altı yıl boyunca gevşeme eğilimi ve soluklanma yaşandı. Rakam olarak ilk kez 500 milyar liraya çıkıldı ama tasarrufların ve GSYH’nin artması borçluluk oranını düşürdü. Özel sektör ne kadar borçlandıysa o kadar büyüdü ve ekonomiyi de büyüttü.

Hanehalkının borçlanması ise özel sektör kadar hızlı olamadı, aslında borçlanması sınırlandı, ekonomiye tüketim yoluyla katkıları daha düşük kaldı. Bu kısıtın temel nedeni de cari açık korkusuydu. Yüzde 20’nin altındaki borçluluk oranı gelişmiş ülkelere göre çok düşük. Üçte veya dörtte bir düzeyinde bir borçluluk oranı söz konusu ki, bu alanda alınacak bir hayli mesafe olduğunu gösteriyor. Ancak bunun için de önce kaynak bulunması gerekir. Ardından da borçlanmaya uygun bir ekonomik, siyasi ve toplumsal ortamın oluşması şart.

Çünkü borç yükü altına girmek her şeyden önce heyecan, cesaret ve geleceğe güven gerektirir. Tabloda 2002 rakamlarının düşüklüğü dikkati çekiyor. Borçsuz bir hanehalkı tablosu ne iyi denilebilir. Ancak borçlanmadan, kaynak kullanmadan da, büyümenin ve refahı artırmanın imkânı yok.

SONUÇ: “Borç yiğidin kamçısıdır.” Türk Atasözü

 

Yukarı