TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

İş hayatının dışında yaşamın kıyısında

 

Kadınların çalışma hayatına katılması bakımından dünyada 138 ülke arasında 126. sıradayız. İş gücünden dışlanan kadın evinin kadını olmuş. Evde de şişmanlaşmış ve depresyona daha fazla girmiş. Bu dışlanmayı şiddet ve kadın cinayetlerinde artış izliyor. Kadın cinayetleri son altı ylda ikiye katlandı Töre, toplum baskısı, zihniyet ve cezaların yetersizliği gibi nedenlerle kadınları yaşamın kıyısına itiyoruz.

Kadınların eğitimi erkeklere göre düşük. Eğitime katılsa bile çalışma hayatına katılmayanlar yüksek.

Ama Türkiye de eski Türkiye değil. Artık nüfusun büyük bölümü kentlerde yaşıyor. Bu durum eğitimsiz ve mesleksiz kadını işinden gücünden ediyor. Kadının kırsal kesimde yaşarken tam olarak iş hayatının içinde olduğu bitişikteki tablodan izlenebilir. Ama kadın şehre göçünce büyük oranda işinden edilip evinin kadını olmuş. Ekonomik yönden bağımlı hale gelmiş.

Bütün bunlar az çok biliniyor ama rakamlara TÜİK döktü. Türkiye çapında 15 ve yukarı yaştaki 17 bin kişiyle yapılan anket çalışmasının sonuçları Türkiye Sağlık Araştırması başlığıyla yayımlandı. Araştırmanın en çarpıcı sonucu ise kadınların erkeklerden daha fazla sağlık sorunu yaşadığı gerçeğiydi.

Daha fazla sağlık sorununa rağmen kadınların Türkiye’de ortalama ömrü erkeklere göre 5.4 yıl daha fazla. TÜİK’in 2016 Hayat İstatistiklerine göre doğuşta beklenen yaşam süresi erkeklerin 75.3 yıl, kadınlarda 80.7 yıl. Bu da madalyonun diğer yüzü veya takdiri ilahi.

Kanser hariç seçilmiş hastalıkların sadece ikisi erkeklerde daha fazla görülüyor. O da kıl payı farkla. Bunlar da kalp krizi ve inme, felç gibi damar hastalıkları.

Veriler Türkiye’de erkeklerin üçte birinin, kadınların ise yarısının bel ve boyun fıtığı ağrısıyla yaşadığını gösteriyor.

Yüksek tansiyon hastalarının oranı erkeklerde her 10 kişiden biri, kadınlarda her 10 kişiden ikisi olarak belirlendi. Karaciğer sirozu ve karaciğer yetmezliğinde bile kadınlar önde. Eklem hastalıklarında, astımda, idrar kaçırmada, alerjik burun iltihabı ve yiyecek alerjisinde fark yine bire iki kadınlar aleyhine. Diğer hastalıkların kadınlarda görülme oranı da yaklaşık yüzde 50 daha fazla.

Kadınların çalışma hayatı da sağlık hayatları gibi erkeklere oranla çok daha sorunlu. 15 yaş üzerinde işgücüne katılmayan 8 milyon erkeğe karşılık kadın sayısının 20 milyon olması tam da bu duruma işaret ediyor. 20 milyonun içinde 11 milyon kadın ev işleriyle uğraşıyor.

15 yaş ve üstü nüfusta kadınların sayısı erkeklerden yarım milyon daha fazla olmasına karşılık, çalışan kadın sayısı erkeklerden 10.4 milyon kişi daha az. 18.6 milyon erkek istihdam edilirken, 8.2 milyon kadın çalışıyor. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71.7, kadınlarda yüzde 32.3.

 İşgücüne katılma oranın düşüklüğü bakımından da dünyanın sayılı ülkelerinden biriyiz. Bu aynı zamanda Türkiye’nin rekabet gücünü azaltan ve dünya rekabet liginde sıralamasını düşüren bir faktör. Dünya Ekonomik Forumu tarafından her yıl yapılan rekabet araştırmasında Türkiye 2016 yılında kadınların işgücüne katılması bakımından 138 ülke içinde 126. oldu. Kısaca Türkiye dünyayla rekabette tek ayakla yarışıyor.

Büyük oranda köyden kente göç etmiş olan kadınlar çalışma hayatına katılmıyor. Sayıları erkeklerden yarım milyon daha fazla olmasına karşılık işgücüne katılanlar 10.4 milyon daha az. 11 milyon kadın ev işleriyle uğraşıyor. Dörtte biri aşırı kilolu, her 10 kişiden biri depresyonda. Sağlık sorunları erkeklere oranla yaklaşık yüzde 50 daha fazla.

4’te biri şişman, 10’da biri depresyonda

Evde oturma, hareketsizlik, spor yapma alanlarının kısıtlılığı, dışarı çıkma alışkanlıklarının azlığı gibi nedenlerle kadınların kilo alma sorunu da erkeklerden daha fazla. Vücut kitle endeksine göre obez yanı aşırı şişman sayılanların oranı kadınlarda yüzde 23.9 iken erkeklerde yüzde 15.2. Buna göre her dört kadından biri aşırı şişman sınıfına giriyor. Erkeklerde ise bu oran 7’de bire düşüyor. Ortalama ise beşte bir. Türkiye’de artık her beş kişiden biri aşırı şişman.

Kadınların sorunu kilo alma ve daha çok sağlık sorunu yaşamakla bitmiyor. kadınlar aynı zamanda depresyonda, yani bunalımda. Bu oran kadınlarda yüzde 9.4. Demek ki her 10 kadından biri depresyonda. Erkeklerde ise oran yüzde 4.9’a düşüyor. Sağlık sorunlarının fazlalığına, depresyona girmelerine ve daha fazla kilolu olmalarına rağmen avantajları ise erkeklerden 5.4 yıl daha fazla yaşamaları.

Kadın cinayetleri son 6 yılda ikiye katlandı

Eğitimden, çalışma hayatından dışlanma oranı daha yüksek, ekonomik yönden bağımlı, şişman ve depresyonda olanların daha çok olduğu kadınlar ayrıca erkek şiddeti de yaşıyor. Her gün dayak, kavga, boşanma ve kadın cinayetleri haberlerini izliyoruz. Şehre göçle kadın cinayetleri de artıyor. Yeni yaşama uyum sağlamanın bedeli daha çok kadınlara çıkıyor gibi.

Mesela 2016 yılında erkekler tarafından öldürülen kadınların sayısı 328, 2015’te 303, bu yılın ilk dört ayında 132. Her yıl giderek artan bir sayı söz konusu. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun rakamlarına göre 2010 yılında sayı 180 idi.

 

Yukarı