TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Kur yükselişine karşı şirketler daha hazırlıklı

 

Son günlerde kur yeniden yükselişe geçti. Dolar 3.60’a dayandı, Euro 4 TL’nin üzerinde seyrediyor. Sepet kur 10 kuruş kadar yükseldi. Kurun birkaç günde yüzde 2.5 artması oynaklığın ve riskin bir göstergesi. Kurdaki bu oynaklık birkaç aylık dinlenmenin ardından geliyor. Bu düzeylerde kalırsa sorun yok ama yoluna devam ederse ekonomide ve piyasalarda stres yaratacağı kesin.

- Stresin en belirgin olacağı alanlardan biri makro ekonomi. Artık mücadelede zorlanmaya başladığımız enflasyonu yükseltici etki yapacağı açık. Bir de dış borç ödemelerine negatif etkisi olacak.

- Finansal piyasalarda ise kur artışları varlık fiyatlarını erittiğinden dolayı strese yol açıyor.

- Ancak en büyük stres kaynağı özel sektörün döviz bazındaki borçlarından kaynaklanıyor. Çünkü ilk çeyrek itibarıyla 405 milyar dolara çıkan dış borcun 288.7 milyar doları özel sektörün. Bu da dış borcun yüzde 71.3’ünü oluşturuyor.

- Bu aşırı borcun geçmiş aylardaki kur yükselişi karşısında yarattığı strestir ki, özel sektörü önlem almaya yöneltti. Özel sektörün döviz borcu artmasına karşılık döviz açık pozisyonu azalıyor. 7 aylık dönemdeki azalmanın tutarı 16.4 milyar dolar.

- Finans dışı reel sektörün dövizdeki açık pozisyonu 214 milyar dolarla Eylül 2016’da en yüksek düzeyine çıktı. 23 Eylül’de kredi notu düşüşü ile başlayan döviz kurlarındaki yükselme ocak sonuna kadar sürdü. Dolar, TL’ye karşı yüzde 33 yükseldi.

- İşte bu kur yükselişine şirketler ve kişiler döviz varlıklarını artırarak tepki verdi. Şirketlerin eylül sonunda 96 milyar dolar olan döviz varlıkları Nisan 2017’de 108.7 milyar dolara çıktı. Döviz borçları da 310 milyar dolardan 306 milyar dolara indi. Bu makas daralmasının sonucu şirketlerin net döviz pozisyon açığı 214 milyar dolardan 197.7 milyar dolara indi. 16.4 milyar dolarlık iyileşmenin yüzdesel karşılığı ise 7.6.

- Bunun yanında kısa vadeli yani bir yıla kadar olan yükümlülükler ve varlıkların bilançosu ise pozitife döndü. Bu da şirketler kesiminin kur artışından korkusunu ve buna karşılık kısa vadede önlem aldığını gösteriyor. Şirketlerin genel bazdaki döviz açık pozisyonuna karşılık kısa vadeli net döviz pozisyonu 9.3 milyar dolar fazlaya dönmesi ani kur sıçraması karşısında güvence ve iyi bir yastık.

- Reel şirketler kur bakımından kendilerini nispeten güvende hissettikleri dönemlerde dış borçlanmalarını artırıyor, net döviz pozisyon açıklarını büyütüyor ve kısa vadeli net döviz pozisyonlarını da negatife çeviriyorlar. Kur korkusu dönemlerinde de bunun tam tersi yaşanıyor. Tıpkı Ekim 2016’dan beri yaşandığı gibi.

- Finans dışı şirketlerin döviz varlık ve yükümlülüklerinin son 10 yıllık seyrine bakınca, asıl büyümeyi döviz borcuyla yaptıkları dikkati çekiyor.

- 2008 sonunda 151 milyar dolar olan şirketler döviz borcu 2017 ilk çeyrek itibarıyla 306 milyar dolara yükseldi. Bu yüzde 103 artış demek.

- Buna karşılık şirketlerin döviz varlıklarındaki büyüme yüzde 35’te kaldı. Net döviz pozisyonundaki büyümenin oranı ise yüzde 180 gibi yüksek düzeyde. 2008 sonunda 70.4 milyar dolar olan net döviz pozisyon açığı Eylül 2016’ya kadar tırmanarak 214 milyar dolara çıktı ve Nisan 2017’de 197.7 milyar dolara indi.

- Bu tavrı sütten ağzı yananın yoğurdu üfleyerek yemesinde olduğu gibi, iyi günde kötü günlere hazırlık. Çok sakin ve pozitif yönde seyreden, riskleri büyük ölçüde göz ardı eden küresel piyasalarda eğer bir fırtına kopacaksa şirketler kesimi bu kez fırtınaya kısmen önlem almış olarak girecek. Bu da fırtınada alınacak hasarı azaltıcı etki yapar.

 

SONUÇ: “Sakin havalarda fırtınayı keşfetmek güçtür.”

Machiavelli

 

Yukarı