TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

İç borç stoku ilk kez 500 milyar lirayı geçti

 

2017 yılının en belirgin gelişmelerinden biri bütçe açıkları ve bu açıkların borçlanmayla finansmanıdır. Ekonomiyi canlandırmak amacıyla uygulamaya konulan agresif teşvik programları ekstra harcamaların önemli kısmını oluşturuyor.

Bu yıl için Hazine’nin hedefi borç çevirme oranını yine yüzde 100’ün altında tutmaktı. Ancak görüyoruz ki, bu bütçe ve kamu açıklarının etkisiyle 2001 sonrasının en yüksek borçlanması yapılıyor. 7 aylık dönemde borç çevirme oranı yüzde 119.08’e ulaştı. Yıllık bazda bu oranın yüzde 125’e çıkacağını Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek açıklamıştı.

Özel sektör yılın ilk yarısında büyük bir hızla borçlandı. Kredi Garanti Fonu’nun bu işe garanti vermesi kredileri patlattı.

Hanehalkı da vergisi geçici olarak düşürülen ürünleri almak için borçlanmasını artırdı.

Kamu kesimi ise özel sektörü teşvik ederken verdiği açığı borçlanmayla finanse ediyor. Sonuçta toptan borçlanmanın ipine asıldık.

Bunun bir sonucu olarak önceki gün açıklanan iç borç stoku ilk kez 500 milyar lirayı geçti. Haziranda 495 milyar olan stok temmuzda 504.6 milyar liraya yükseldi. Bir ayda 9.3 milyar dolarlık büyüme çok hızlı bir artış.

Eski Hazine Müsteşar Yardımcılarından Hakan Özyıldız, yıl ortası itibarıyla iç borç 495 milyar iken Türkiye’nin kamu, özel sektör, hanehalkı olmak üzere borçların toplamını çıkarmış. 2002’de 366 milyar lira ile GSYH’nin yüzde 101.8’i düzeyinde olan toplam borçlar, 2017 ortası itibarıyla 3 trilyon 316 milyar liraya yükseldi. GSYH’ye oranı da yüzde 120’ye çıktı. Yani 2002’ye göre reel anlamda borçlar arttı.

Ancak bu artış daha çok özel sektör ve hanehalkı üzerinden gerçekleşti. Kamu sektörü borcunu düşürdü. Aşırı borçlu denebilecek kesim reel sektör. Kamu kesimi ise verdiği teşviklerle özel sektörün borç yükünü kısmen hafifletme yoluna gidiyor.

Bu dönemde dünyada borçlanma oranları arttığından Türkiye için ekstra bir risk söz konusu olmayabilir. Yeter ki borçlanarak büyüyen özel sektör kârlı çalışmaya, yeni borçlar almaya ve ekonomiyi büyütmeye devam edebilsin.

 

 

SONUÇ: “Borç ödemekten daha zor bir şey vardır, borç almak.” Abdülhamid

Yukarı