TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Kasırga ile Trump faizi biçiyor

 

Son dönemde küresel piyasalarda hisse senetleri yükseliyor, faizler düşüyor. Dolar değer kaybederken karşısındaki paralar ve gelişmekte olan ülke kurları değer kazanıyor. ABD 10 yıllık faizi dün yüzde 2.06’ya kadar indi ve son 6 ayda yüzde 21 düştü. Alman 10 yıllık tahvilleri de temmuz başından bu yana yüzde 0.643’ten dün yüzde 0.342’ye düştü. En az iki aylık bir düşüş süreci ve tahvil faizlerinde yüzde 46.8 gerileme meydana geldi. Japon 10 yıllıklarındaki 2 aylık düşüş yüzde 90 ve faizler yüzde 0.011 ile sıfır düzeyine çok yakın.

- Tahvil piyasasındaki bu fiyatlama bize önümüzdeki dönem faizlerin daha da düşmesinin beklendiğini söylüyor. Faizlerin düşmesi için de enflasyonun yükselmemesi, ekonomik canlanmanın olmaması, merkez bankalarının faizleri artırmamaları ve bol likiditeleri kısmamaları gerekiyor. Tahvil piyasası ki, en fazla kurumsal işlemlerin yapıldığı temel piyasadır. Yanlış fiyatlama ihtimali en düşük piyasadır. Bu piyasadaki eğilimin bize mesajı da, bol ve ucuz paranın sürecek olduğudur.

- Halbuki bir iki ay önce Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) eylül toplantısında parasal genişlemeye son verme tarihi ve yol haritasını açıklaması bekleniyordu. Ancak Euro’nun dolar karşısında 1.20 değerine kadar yükselmesi parasal genişlemeden geri adım atmayı oldukça güçleştiriyor. Bu karar alınırsa bir anda Avrupa daha değerli Euro ile karşı karşıya kalabilir. Halbuki ihtiyacı olan şey daha değersiz bir para birimi. Bugünkü toplantıda ECB’nin yaklaşımını göreceğiz. Ne yapacaksa Euro’yu değerlendirmeden yapmak durumunda. Bir yol kazasına kalır ve euro değerlenirse de, ardından hemen geri adım atacak hamle beklenmeli.

- ABD Merkez Bankası FED’in ise 20 Eylül’deki toplantısında bilanço daraltmanın yol haritasını açıklaması bekleniyordu. Böyle bir açıklama olacak gibi de. Ancak değişen beklenti FED’in aralıkta yapacağı yılın üçüncü faiz artırımının ötelenmesi yönünde oldu. Aralık faiz artırım ihtimali artık yüzde 30’a kadar geriledi.

 

ABD FAİZLERİ BİR YIL ARTIRILMAZSA TÜRKİYE’YE DÜĞÜN BAYRAM OLUR

- ABD’deki son sel baskınları ve bu hafta sonu beklenen büyük kasırganın doğuracağı ekonomik etkiler faiz artırımını iyice öteler nitelikte. Eğer Irma Kasırgası şu anda okyanus üzerinde göründüğü kadar güçlü esecekse ABD’nin son çeyrek büyümesini vurabilir. Ondan sonraki ilk çeyrekte verilerin ne ölçüde düzeleceği beklenir. Bu durum faiz artırımı için bizi ilkbahara kadar götürür.

- Çok daha önemlisi ABD Başkanı Donald Trump’ın siyasi geleceğinin ne olacağı. İlk imtihanını bu ay sonunda bütçede borçlanma sınırını büyütmede verecek. Ardından gelecek yılın kasım ayında ara seçimler yapılacak. Cumhuriyetçiler bu seçime topal ördek durumuna düşmüş bir başkanla girmek istemeyebilirler. Sonucu ağır yenilgi olabilir. Eğer görevden alma olursa bu, muhtemelen bu seçimlerden birkaç ay öncesinde gerçekleşir. Siyasi belirsizliğin ve gerilimlerin artacağı böyle bir dönemde üstelik doğal afetlerden ekonomi yara almışken faiz artırımına gitmek zor.

- Bu nedenle ABD’de faiz artırımının ilk tarihini gelecek yılın sonuna kadar uzatanlar var. Bunun piyasalardaki fiyatlanmasını da özellikle tahvil piyasasında, hisse senedi piyasasında, paralar üzerinde görüyoruz. Bu yeni durumun zaten balon aşamasına gelmiş fiyatları ne ölçüde tutacağını da göreceğiz.

- Bol ve ucuz para ortamı sürecekse faizler artmayacak. Varlık fiyatları yükselecek. Dolar değer kazanamayacak. Gelişmekte olan ülkelere sermaye akımlarının devamı gelecek.

- Böyle bir gerçekleşme, yaklaşık bir yıllığına Türkiye için düğün bayram etkisi yapar. Çünkü yurtdışından en fazla kaynağa ihtiyacı olan gelişmekte olan ekonomiyiz. Bunun rahat çevrilmesi büyümenin, büyümeyi destekleyecek olan ithalatın ve cari açığın finansmanı anlamına gelir.

- Enflasyon tarafından da işimizi kolaylaştırır. Çünkü sermaye akımlarının sürmesi, TL’nin değer kaybetmesini önler. Bu da enflasyonu kontrol altına almada en önemli şartın sağlanması demektir.

- Irma Kasırgası ABD’yi vururken Türkiye’ye yarayacak.

Yukarı