TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

İnşaat ve ihracatla büyüme

 

HAFTAYılın ikinci çeyreğine ait GSYH yüzde 5.1 arttı. Birinci çeyrekteki büyüme yüzde 5’ten yüzde 5.2’ye çıkarıldı. Böylece yılın ilk yarısında yüzde 5.15 büyüdük. Bu çeyreğe ilişkin dikkat çeken noktaların altını çizelim.

- Son çeyreklerde büyümeye yüksek oranlı katkılar veren kamu tüketim harcamaları ikinci çeyrekte yüzde 9.7 artıştan yüzde 4.3 daralmaya döndü. Kamu harcamaları bu çeyrekte yüzde 4.3 azalınca GSYH’yi yüzde 0.6 aşağı çekti.

- Yatırımlar kalemi yüzde 9.5 sıçrama göstererek büyümeye yüzde 2.9 artırıcı katkı yaptı. Bu katkı talep yönüyle büyümeye en yüksek desteği oluşturuyor. Ancak sabit sermaye yatırımlarının büyük kısmı inşaatlardan oluştu. Bu nedenle inşaat sektöründeki büyüme yüzde 25’e varırken inşaat dışındaki sabit sermaye yatırımlarını oluşturan makine ve teçhizat yüzde 8.6 azaldı. Açılan krediler henüz makine teçhizat yatırımına dönüşmedi.

- İkinci çeyrek GSYH büyümesine ihracatın katkısı sürdü. Birinci çeyrekte yüzde 2.3 olan net ihracat katkısı ikinci çeyrekte yüzde 1.7 oldu.

- Hanehalkı tüketimi azalarak devam etti. Birinci çeyrekte yüzde 3.6 olan tüketim, ikinci çeyrekte yüzde 3.2’ye indi, büyümeye katkısı da yüzde 2.2’den 1.9’a indi. Tüketim yönüyle denilebilir ki, yaygın ve dengeli bir büyüme oluştu.

- Sektörler arasında ise büyümeye en yüksek katkıyı yüzde 1.3 ile sanayi ve yine aynı oranla hizmetler verdi. Sanayideki büyüme 6.3, hizmetlerde büyüme yüzde 5.7 oldu. Tarım sektöründeki büyüme de ilk çeyrekteki yüzde 1.7’den ikinci çeyrekte yüzde 4.7’ye yükseldi.

- Kredi Garanti Fonu’ndan açılan krediler, konut, mobilya, beyaz ve kahverengi eşyada geçici KDV indirimleri yapılması, sosyal güvenlik primlerinde ve vergilerde ertelemenin katkısıyla yarattığı büyüme yüzde 5’in biraz üzerinde.

- Geçen yılın büyüme rakamlarında da düzeltme yapıldı. Bu anlamda darbe girişimi etkisinin iyice hissedildiği üçüncü çeyrek daralması yüzde 1.3’ten yüzde -0.8’e çekildi. 2016 büyümesi yüzde 2.9’dan 3.2’ye revize edildi.

**************

ÜÇÜNCÜ ÇEYREKTE MUHTEMELEN 2000’Lİ YILLARIN REKORU GELECEK

Ekonomik aktivite gücünü koruyor. Sanayi üretimi artıyor, öncü gösterge olan İmalat Sanayii Satınalma Endeksi’nin son 6.5 yılın en yükseğinde ve ihracattaki çift oranlı artış, büyümenin ivmelenerek sürdüğüne işaret. Türkiye’nin yıllık büyümesi de son verilerin ardından yukarı yönde revize ediliyor.

- Peki nasıl olacak da 2004-2005 ve 2011 yıllarındaki çitf haneli oranlar geçilebilecek?

- Burada kastedilen çeyreklik dönem zaten. 2000’li yılların rekoru da yüzde 11.7 ile 2011 ilk çeyrek büyümesinde. Ancak bu çeyrekte, faiz oranlarının tarihi en düşük düzeyine indiği, enflasyonun dahi yüzde 4’ün altını gördüğü, borçlanmanın ve tüketimin tam gaz gittiği bir seçim öncesinin en parlak çeyreklik dönemiydi. 2017’de ise böyle bir ortam elbette yok. Ama rekor yine de gelebilir.

- Çünkü bu çeyrek, birinci ve ikinci çeyrekten daha iyi geçiyor. Verilerin bize söylediği bu. Geçen yılın üçüncü çeyreğindeki büyüme ise darbe girişiminin etkisiyle yüzde 0.8 küçülmeydi. Böyle negatif baz etkisi de, ne 2004- 2005 yıllarında ne de 2011’de vardı. Aynen temmuzda konut satışları, sanayi üretimi ve ihracat artışında yüksek oranlı artışların görülmesinde olduğu gibi, büyüme de çift haneli rakamları bulabilir ve 2000’li yılların rekorunu kırabilir. Bunda da en büyük etken baz etkisi olur.

- Dördüncü çeyreğe geldiğimizde ise normalleşmenin zorluklarına alışmaya çalışacağız. Çünkü vergi indirimleri kalkacak, sosyal güvenlikte ertelenen ödemeler yapılacak ve vergiler ödenmeye başlanacak. Bu durum şirketleri zorlayabilir ve mal piyasalarını yeniden strese sokabilir. Bu durumda rekor büyümeyi dördüncü çeyrekte düşük büyüme izleyebilir.

- Ancak üçüncü çeyreğin yukarı çekmesiyle yıllık bazda yüzde 6’nın biraz üzerinde bir büyümeyle yılı kapatabiliriz.

**************

SONUÇ:

“Burnumuzun ötesini görmeliyiz.”

Abraham Lincoln

 

Yukarı