TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Referandum, Türkiye riskini beşte bir artırdı

 

Finansal piyasalar üzerine Kuzey Irak’taki bağımsızlık referandumunun gölgesi düştü. Türkiye’nin referanduma karşı şimdiye kadar verdiği tepki daha çok sözel ve uyarı niteliğinde. Eğer bunlardan “Bir gece ansızın gelebilirim” uygulamaya konulursa etkisi de kontrolsüz olabilir. Bunu irdelemenin de kimseye bir yararı yok. “Petrolün vanasını kapatmak” ve “Habur sınır kapasını kapatmak” ise ekonomik yaptırımlar. Etkili de olabilir ama benzeri bir etki bizim için de geçerli. Sınırı kapatmak Irak’a mal sevkıyatı ve ihracatın da durması demek. Vanayı kapatmak demek yine buradan petrol almamak anlamına geliyor.

- Bunun yanında vanayı kapatmanın bir de uluslararası petrol fiyatlarını yükseltici etkisi var ki, onu da yaşıyoruz zaten. Petrol fiyatları ılımlı dalgalı bir yükseliş eğilimindeyken petrol boru hattının kapatılma ihtimali bunu iyice ivmelendirdi. Hemen her gün artık petrol fiyatı 1 dolar yükseliyor. Dün de 59.5 dolara kadar çıktı. Türkiye piyasalarında kötüye dönüş tarihinin 11 Eylül olduğu dikkati çekiyor. Bu tarihten beri petrol fiyatlarındaki artış yüzde 10.5’i buldu. Nitekim bu artışı döviz kurundaki artış izleyince akaryakıt fiyatları da artırıldı.

- Etki sadece petrolle sınırlı değil. Türk Lirası gelişen ülke paralarından negatif yönde ayrıştı. 11 Eylül’de 3.72 olan sepet kur dün en yüksek fiyata göre 3.87’ye çıktı ve yüzde 4 arttı. TL son iki haftadır gelişen para birimleri içinde en çok değer kaybı yaşayan para birimi oldu.

- Türkiye Borsası 11 Eylül sonrasında yüzde 6.8 değer kaybetti. Bu kayıpla BİST 100’de gelişen Borsalar içinde en fazla düşen Borsa oldu.

- Faiz oranları ılımlı bir artış eğiliminde ve 20 baz puan kadar yükseldi.

- Bu olumsuzlukların nihai olarak yansıdığı bir enstrüman ülke risk primi veya kredi iflas sigortası CDS. Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i aralık ayı başından beri genel bir düşüş eğiliminde. Diğer ülkelerin de düşüyor ama Türkiye’nin riski daha hızlı azalıyordu ve bu 10 aylık dönemdeki azalma yüzde 49.3 olmuştu. Yani Türkiye’nin iflas etme riski yaklaşık yarı yarıya azalmıştı. 12 Eylül’de 157.562 değeri ile Mayıs 2013 sonrasının en düşük düzeyine inmişti. Dün ise 190.167’ye çıkarak iki haftada yüzde 20.7 büyüdü.

Bu da bizim coğrafyamız, bizim riskimiz.

************** 

KARADENİZ’E YATIRIM ADASI

İstanbullu sanayicilerle Trabzon’u ziyaretimizde öğrendim ki, Arsin İlçesi kıyısında “Doğu Karadeniz Endüstri ve Yatırım Adası” kuruluyor. Bu konudaki kanun haziran ayında çıktı. Hazırlıklar da tamam. İş sadece bütçede yatırım ödeneği ayrılmasına kaldı. Bunun da 2018 Bütçesi’nde yer alması bekleniyor. Kıyıya bitişik ve 1.800 dönümlük dolgu alanı oluşturularak kurulacak yatırım adasında 200 parsel planlanıyor. Adanın bitişiğinde liman da yer alacak. Kurulacak adanın kara tarafında da Arsin Organize Sanayi Bölgesi bulunuyor. Adanın inşası ile sanayi bölgesi iki kat büyümüş olacak ve hemen yanı başında limana da kavuşacak. Bölgede arazinin kıt ve pahalı oluşu, ulaşım zorluğu sanayi yatırımlarının yapılmasını zorlaştırıyor. Ada herhalde böyle bir ihtiyaçtan doğmuş olsa gerek. Ama karar verici ben olsaydım, deniz üzerinde üretime yönelik ada kurmaktansa turizme yönelik tesisler kurardım.

************** 

SONUÇ:

“Ne ekersen onu biçersin.”

Türk Atasözü

Yukarı