TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Enflasyondaki fırsat penceresi

 

Bir yandan kur artışı, diğer yandan kırmızı et, taze meyve ve sebze fiyatlarındaki yükseklik ile yurtiçi talep artışı enflasyonu çift haneli rakamlara taşıdı. Yıllık tüketici fiyatları yüzde 11.20’ye çıktı. Bu oran gelişmiş ülkelerin yaklaşık 5 katı, gelişmekte olan ülkelerin ise 2 katı düzeyinde. Dünyadaki enflasyon ligindeki sıralamamızı da ilk 10 içine çekebilir.

- Enflasyon düzeyinde hiç iyi bir yerde değiliz, sürdürülmesi zor bir dengedeyiz. Çift haneli rakamları aşağı yönde kıramazsak, enflasyon yukarı doğru gidecek.

- Tek haneli rakamlara inmek için aslında bir fırsat penceremiz de var. Baz etkisine dayanan bu fırsat penceresi 5 ay sürecek ve büyük ihtimalle enflasyon tek haneli rakamlara inecek. Eylül 2016’dan başlayarak aylık ve yıllık enflasyon rakamları, tüketici ve üretici bazında bitişikte yer alıyor. Buradan da net bir şekilde görülebileceği gibi, hem tüketici hem üretici fiyatlarında böyle bir fırsat penceresi doğuyor.

- Fırsat penceresinin bir nedeni yüksek gıda fiyatlarının ve kırmızı et fiyatlarının şimdilik frenlenmiş olması, hatta bu ürünlerde son 5 aydır yüzde 5’ten fazla fiyat düşüşünün meydana gelmesidir. Bu eğilimin devamı olabilir. Taze meyve ve sebzede yeni önlemler de alınıyor.

- İkinci ve daha büyük etki yaratacak unsur ise baz etkisinden doğacak matematiksel enflasyon düşüşüdür. Bu dönem aralıkta başlayıp mayısa kadar sürecek 5 ayı kapsıyor. Aralık mayıs arası enflasyonları yüksek. Yerlerine daha düşük enflasyonlar geldiğinde yıllık enflasyon da gerileyecek.

- Burada hükümetin yıllık enflasyonu tek hanede bitirmek için siyasi motivasyonu da etkili olabilir. Gerekli fiyat ayarlamaları yapılarak veya zamlardan kazınılarak yılın son ayında enflasyon tek haneye indirilebilir. Eğer hükümet kamusal zamları tutar ve yeni bir kur depremi ile karşılaşmazsak yeni yılın ilk dört ayında da enflasyon tek haneli olarak sürdürülebilir. Mayısla başlayan dönemde ise baz etkisi tersine dönecek ve enflasyon açısından zor dönem başlayacak.

- O zamana kadar enflasyonu düşürecek yeni bir hamle ortaya konulmamışsa geçmiş olsun, çift haneyle yola devam ederiz. Bu durum 5 aylık fırsat penceresini nasıl kullanacağımıza da bağlı.

**************

EN ÖNEMLİ ZORLUK TÜKETİMİN CANLILIĞI

- Üretici ile tüketici enflasyonu arasındaki makas çok yükseldi. Yüzde 11.20’lik TÜFE’ye karşılık, ÜFE’de yüzde 16.28 düzeyine çıkıldı. Üretici enflasyonundaki gidiş ve görünüm daha kötü. Enflasyon farkı yüzde 50’yi buldu. Enflasyondaki bu makasın uzun süre böyle devam etmesi mümkün değil. Üretici fiyatlarındaki artış ya tüketici fiyatlarına yansıtılacak ya da ÜFE aşağıya gelecek.

- Ancak üretici fiyatlarındaki artışlar maliyet ve kur kaynaklı. Petrol, kimya ve metal fiyatları dünyada yükseldi. Üzerine TL’nin değer kaybı da bindi. Üretici fiyatlarındaki artışın yansımaması, başta TL’nin değerlenmeye devam etmesine bağlı ki, böyle bir durum pek beklenmiyor. İthalatı azdıracağı için de tercih edilmiyor.

- Yine üreticiden tüketiciye geçişgenliğin az olabilmesi için, yurtiçi talebin düşmesi gerekir. Ancak orada bir canlanma var. Büyüme yüksek olmaya devam edecek.

- Kaldı ki TL’nin değerlendiği ortam, yurtdışının iyi olduğu ve Türkiye’ye sermaye akımlarının arttığı dönemdir. Böyle dönemlerde tüketicinin tüketim iştahı artar. Perakendeciler de fiyatlarını rahat artırır. Perakendecilere mal satan toptancı ve üreticiler de birikmiş maliyet artışlarını yansıtmaya başlarlar. Üretici fiyatlarından tüketici fiyatlarına geçişkenlik hızlanır. Önümüzdeki dönemde enflasyon konusunda iyimser olmayı zorlaştıran en önemli faktör de budur.

**************

SONUÇ:

“Yelini bulan harmanını savurur.” Türk Atasözü

 

Yukarı