TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Zehrin dozu ikiye katlandı

 

ABD’de vergi indirimi ile birlikte faiz bindirimi de gündeme geldi. FED aralık ayında artırımından önce piyasaya çıkardığı dolar likiditesini 9 yılın ardından geri çekmeye karar verdi. Dolar değerleniyor, ABD faizleri yükseliyor ve gelişen ülke paraları değer kaybederken, faizleri hafiften yukarı hareketleniyordu.

Böylesi bir küresel tablo gelişen ülkeler için sıkıntılı iken, Türkiye için artan jeopolitik risklerin negatif etkileri de buna eklendi ve dünya piyasalarından negatif ayrışmaya başladı. Son bir ayda böyle bir süreç belirginleşmişti.

- Bu birikmenin ve yaklaşan yıl sonu nedeniyle gelebilecek kâr realizasyonunun da etkisiyle son piyasa hareketleri zehirleyici bir hale dönüşebilir. “Zehir kuyruktadır” başlığıyla dün hem küresel ve özellikle de Türkiye piyasaları için önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerimizi ortaya koyduk.

- Akşam saatlerinde gelen ABD’nin şok vize yasağı haberi ile bu zehrin dozu artık ikiye katlandı denilebilir. Nat o’nun lider ülkesi, Nat o’nun ikinci büyük silahlı gücüne sahip ülkenin vatandaşlarına kendi ülkesini ziyaret amaçlı vize vermeyecek. ABD’nin kararı ve kararın Türkiye tarafında yol açabileceği gelişmeler, ilk günden piyasalar tarafından sert bir tepkiyle karşılandı ve sert bir fiyatlamaya tabi tutuldu.

- Türk Lirası’nın gün içi değer kaybı sepet kur bazında 4.0724’e çıkarak yüzde 3.70’e kadar yükseldi. TL karşısında dolar 3.7694’le yüzde 4.30, Euro 4.3755’le yüzde 3.19’a kadar prime ulaştı.

- Faiz oranlarında yüzde 3.5’e kadar bir artış gerçekleşti. 2 yıllık gösterge tahvilin faizi yüzde 11.98’den yüzde 12.43’e kadar yükselerek yüzde 3.75 arttı. Yabancıların daha ağırlıkta olduğu 10 yıllık tahvilin faizi de yüzde 11.07’den yüzde 11.44’e kadar çıkarak yüzde 3.34 yükseldi.

- Borsa Endeksi 104.137 düzeyinden 99.210’a kadar indi ve hisse senetlerinin güniçi ortalama değer kaybı yüzde 4.73’ü buldu.

- Türkiye’nin 5 yıllık CDS’si de 175.917’den 183.712’e fırladı ve yüzde 4.43 arttı.

- Gün sonunda kayıpların bir kısmı telafi edildi ama fiyat yelpazesinin çok geniş olduğunu belirtelim. Rakamları özellikle güniçi olarak vermedeki amaç dalgalanmanın ve ilk günkü fiyatlamanın boyutunu görmek içindi. Yüzde 4-5 düzeyine varan bir günlük fiyat değişimi, Türkiye varlıklarının ucuzlaması veya riskinin artması, ciddi ve sert bir harekettir. Bu fiyatlamanın yaygın ve dengeli bir şekilde olması da hareketin köklü olduğunu ve gücünü yansıtıyor. Bizim için iyi gelişme değildir.

 

KENDİ YAĞIYLA KAVRULMA FİYATLAMASI

- Türkiye’nin askeri, siyasi, ticari açıdan en büyük partneri durumundaki ABD ile yaşadığı soruna piyasalar verebilecekleri tepkiyi verdi. İlk günden ortaya çıkan tablonun Türkiye’ye maliyetinin piyasaların gözünde ederi budur. Bundan sonrası ise daha çok ABD ile ilişkilerin seyrine bağlı olacaktır. Tıpkı Rusya krizinde olduğu gibi. Sorunun daha büyümemesi veya çözüme doğru gitmesi sınırlı pozitif etkiler. İlişkiler düzelmez ve düzeltilmezse negatif etki daha büyür.

- İlişkilerin kısa sürede düzeltilememesi, Türkiye’yi uluslararası arenada yalnızlaştırabilir. Bu yalnızlığın askeri ve siyasi boyutu bir yana, Türkiye’nin ihtiyaç duyacağı dış finansmanın sağlanmasını zorlaştırıcı, maliyetini artırıcı etkisi olabilir. Dışarıdan finansman zorlaşır veya maliyeti yükselirse Türkiye içe dönebilir ve kıt olan kaynaklar üzerinde baskı artabilir. Bu da gelecekteki faizlere yansıyabilir.

- Nitekim dünkü fiyatlamalar içinde Hazine faizlerinin yüzde 3.5 oranında artmasını ve yüzde 12’yi aşarak küresel kriz sonrasının rekorunu kırmasını biz buna yorumluyoruz. ABD’nin bu adımıyla Türkiye’nin yalnızlaşma ve buna bağlı olarak kendi yağıyla kavrulma riski bulunuyor.

- Gelişmeler karşısında Türkiye’nin atacağı diplomatik ve siyasi adımlar son derece önemli ve belirleyici olacak.

**************

SONUÇ:

“Her kimin bağı var, yüreğinde dağı var.”

Türk Atasözü

 

Yukarı