TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Vize krizinin asıl etkisi sermayeye

 

Amerika ile vize krizinin yarattığı şok etkisi duruldu. Gelişmeler izleniyor, krizin çözümünde ise süre belirsiz. Krizin en kısa zamanda çözülmesi halinde ekonomiye yapacağı hasar da sınırlı kalır. Aksi takdirde fatura giderek kabarır.

- Fatura kabardıkça da Türkiye’yi yapısal önlem almaya da itebilir. Bugünkü vize krizinin, 1974’teki Kıbrıs çıkarmasını takiben konulan ABD ambargosu ile benzerliği burada kurulabilir.

- 1974 ambargosu 1977-1980 ekonomik kriziyle sonuçlandı ve Türkiye 70 sente muhtaç olduğunu, dönemin başbakanı Süleyman Demirel’in açıklamasıyla öğrendi. Petrol ithal edecek döviz bulunamadığı için Başbakanlık’ta paltoyla çalışıldığı günler de oldu.

- 40 yıl sonrasının Türkiye’si de, ekonomisi de, dünyası da çok farklı. Bir kere dışa açılmış ve sermaye hareketleri tam serbest hale getirilmiş bir ekonomi var. Dünyada da sermaye hareketleri çok güçlü ve yaygın. Paranın da çok bol ve ucuz olduğu bir dönemdeyiz. Seçenek çok. Böyle bir ortamda yüksek dış kaynak ihtiyacını karşılayıp, yüksek cari açık vererek yüksek büyümeyi sürdürüyoruz.

- ABD ile yaşanan kriz de 2002 sonrası borçlanmasının tavan yaptığı bir döneme rastladı. Dış borçlar GSYH’nin yüzde 51.8’ine çıktı.

- Türkiye’ye yönelik sermaye akımları da en güçlü dönemini yaşıyor. Bitişikte yer alan Merkez Bankası’nın grafiği 2005’ten bu yana tahvil ve hisse senedi yoluyla gelen sermaye tutarının en yükseğe çıktığını gösteriyor.

- Sermaye girişinin en çok olduğu bir dönemde dahi Türk Lirası ciddi değer kayıpları yaşadı. Yine Merkez Bankası 2011’den bu yana dolar karşısında TL’nin ve gelişmekte olan ülkelerin parasını karşılaştırdı. 2013 ortasına kadar paralel ve bitişik olan seyir daha sonra TL aleyhine bozuldu. Bu eğilim yıllar ilerledikçe hızlandı. Eylül 2017 itibarıyla makas en yükseğine çıktı. Eylülde gelişmekte olan ülke paraları ölçülü bir değer kaybı yaşarken, TL daha yüksek oranlı bir kayıp içine girdi.

- Bundan sonra ABD’nin vize krizinin ve jeopolitik risklerin, sermaye akımlarını zayıflattığı ölçüde, TL’yi de zayıflatması beklenir. Kur arttığı oranda ithalat pahalılaşır, içeride enflasyon yükselir, beklentiler bozulur ve buyüme hızı azalır. Karşılığında cari açık büyümesi ve dış borçlanma hız keser, ihracat ve yerli üretim yeniden önem kazanır.

- Uzun sürecek veya daha tırmanacak bir vize krizinden, bu kez en çok sermaye hareketleri yoluyla etkilenebiliriz. Bu etkiyi sınırlamak elimizde.

**************

SONUÇ:

“Sana vereyim bir öğüt, kendi ununu kendin öğüt.”

Türk Atasözü

Yukarı