TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Sürpriz % 11’de değil makine yatırımının % 15 artmasında

 

Türkiye bu yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 11.1 ile 2011 yılından sonra en yüksek büyümesini yakaladı. 2011’in ilk üç çeyreğinde büyüme yüzde 11.5- 11.7 arasında gerçekleşmişti. Rekorun yakalanmasına ramak kaldı. Büyümenin çift haneli çıkması iş dünyasının, sokaktaki insanın pek çoğunu şaşırtmış olmalı. Ben şaşırmadım. Çift haneli büyümeyi bekliyordum. Bunu ikinci çeyrek büyümesi açıklandığında, 12 Eylül tarihli yazımda yazdım. Sonra birkaç kez de tekrarladım.

- Büyümenin çift haneli çıkmasında etkenlerden biri bazın düşüklüğüdür. Geçen yılın aynı çeyreğinde büyüme, 15 Temmuz hain darbe girişimi sonucu eksi yüzde 0.8’e inmişti. Eksi bazın üzerine gelen artı rakamlar oranı matematiksel olarak yükseltiyor.

- Dün açıklanan rakamlar sadece baz etkisiyle değil aynı zamanda Avrupa ekonomilerinin canlanmasıyla ihracattaki artışın sanayi üretimini yukarı çekmesi, vergi indirimlerinin yurtiçi tüketimi tetiklemesiyle de gerçekleşti. Ham sanayi üretimi arttı hem de ticaret canlandı ve hizmetler sektörünün büyümeye katkısını yüksek düzeye çıkardı.

- Hizmetler kesiminin büyümeye katkısını, turizm sektörünün yeniden büyümeye geçmesi de artırdı.

- Zaten teşvik edilen ve büyümesi iyi olan inşaat sektörü bu çeyrekte de yüzde 18.7 büyüdü.

- Çift haneli büyüme şüphesiz ki çok iyi. Ama onun kadar önemli gelişme ise makine teçhizat yatırımlarının yüzde 15.3 düzeyinde artmasıydı. 1.5 yıllık gerileme döneminin ardından makine ve teçhizat yatırımlarının artışı, ileriye yönelik beklentileri destekleyen, üretimi besleyen, ihracat gücünü artıran ve döviz kazanan bir gelişmedir. Bu gelişmede de yılın ilk ve ikinci çeyreğinde kullandırılan 200 milyar lirayı aşkın KGF kredilerinin payı yüksek. Bu krediler anında olmasa da belli bir gecikmeyle yatırıma dönüşmüş.

- Yine özel sektör yatırımlarını, kapasite kullanım oranlarının yüzde 80 sınırına dayanması da artırdı. Bu düzeylere çıkılması geçmişte hep yatırımlarda canlanmanın yolunu açmıştı. Bu kez de öyle oluyor. Devamının gelmesi ise siyasi belirsizliklerin ve 2018’de seçimlerin durumuna bağlı olacak.

- Kısaca üretim yönüyle de, tüketim yönüyle de, yatırım yönüyle de, ihracat ve inşaat sektörleriyle de, çok yönlü ve yüksek büyümeyi yakaladık. Çeyreklik bazda gayet başarılı ve dünyada örnek gösterilebilecek bir sonuç.

************* 

BU YILIN BÜYÜMESİ GELECEK YILA ENGEL

- Ancak bu durum madalyonun parlak yüzü. Çünkü çift haneli büyüme sürdürülebilir değil. Sürdürülemez oluşunu da, vergi indirimlerinin geri alınmasına, KGF kredilerinin aynı şekilde devam ettirilememesine, avantajlı baz etkisinin geride kalmasına bağlayabiliriz.

- Bu yıl yüzde 7 büyüyecek olmamıza karşılık bunun sokakta pek hissedilmediği de bir gerçek. Çünkü büyümenin hissedilebilmesi için, istihdamı artırması gerekir. İşsizler iş bulmalı ki, gelir elde etsin ve tüketici olarak ekonomiye katılsın, büyüme de tabana yayılsın. Halbuki üçüncü çeyrekte işsizlikte azalma göremedik. Büyüme var ama aynı oranda sokağa yansımaması istihdam artışında aynı başarıyı gösterememekten kaynaklanıyor.

- Bu yılın başarısının nedenleri aynı zamanda gelecek yılın zorluklarını oluşturuyor. Vergi teşvikleri bütçede dengeleri bozdu. Aynı teşvikleri vermek açığın daha büyümesi ve risk priminin artması demek. Kaldı ki tüketimi aynı hızda artırmayabilir, çünkü talepler öne çekilerek karşıladı.

- Büyüme için tüketim gerekli ama o işi bu yıl yaptık ve enflasyon da çift haneye yükseldi. Daha fazla tüketmek daha yüksek enflasyon sonucuna çıkacak.

- Yüksek büyümenin devamı yüksek cari açığa yol açacak. Açık 40 milyarı geçti. Burada da bir sınır var.

- Bütçe açığını, cari açığı ve enflasyonu daha da yükseltecek şekilde büyümenin gazına basmak ise gerçekleşecek olan büyümenin bütün yararlarını yok edebilir.

SONUÇ:

“Yaşam bir sürprizler serisidir, öyle olmasaydı, ne yaşanmaya ne de korunmaya değerdi.”

La Fontaine

ÖNE ÇIKAN HABERLER
Yukarı