TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Kripto para çılgınlığı

 

Bu hafta başından itibaren kripto paraların en büyüğü olan Bitcoin vadeli işlem Borsasında alınıp satılmaya başlandı. İlk günlerdeki Borsa seyri ürkütücü değil. Hatta gelecek vaat ettiğini söylemek mümkün. Kontrollü başlangıç aynı zamanda malın toplu ellerde olduğunun da işareti. Bitcoin Borsalara para olarak değil emtia olarak kabul ediliyor. Pazar büyüdükçe işin adı da konur.

- Bitcoin gibi diğer kripto paralara da ilgi giderek yoğunlaşıyor. Sokaktaki vatandaşın “nasıl Bitcoin alırım” diye sorması işin vardığı boyutu gösterir. Bu anlamda Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in gayet yerinde olarak “Vatandaş bu spekülasyona karışmasın” uyarısını hatırlatmak gerekir. Hatta uyarılar bizzat kripto paraların yaratıcılarından da geliyor.

- Uyarılar tamam da hareketi önlemek elde değil, bir kere spekülasyon mayası tutmuş. Bilinmeyen bir dünyadan yüksek kazancın kokusu alınmış. Ne yapılırsa yapılsın artık önlenemez. Tarihte büyük varlık balonları defalarca tekrarlandı. Topluca ve küresel çapta manipülasyonlar oldu. Büyük gürültüyle de patladı ve büyük tahribatlar yaptı. Hollanda Lale Balonu ilk büyük spekülasyondu. Güney Denizi Şirketi spekülasyonu 1720’lerde patladı. 1800’lerin sonuna doğru Büyük Durgunluk yaşandı. Ardından gelen 1929 Büyük Depresyon da benzer bir adla anıldı. Bugün sanal paralarda yaşanan ise daha çok 2000’deki Nasdaq balonunun devamı niteliğinde görülebilir.

- Bitcoin kripto para pazarının en büyüğü. Pazar payı yüzde 57. Toplam 504 milyar dolarlık pazar büyüklüğünün 287 milyar doları Bitcoin’e ait. Geride ise 1348 kripto para daha var ve 7.368 pazarda işlem görüyor. Fiyatlar arasındaki kargaşa da buradan kaynaklanıyor. Borsalarda işlem görmeye başlamasının önemi de burada. En azından fiyat kargaşası azalacak.

- Tabii mevzuatı oluşmamış, düzenlenmemiş bir pazar ve değerden bahsediyoruz. Bu açıdan pazara girenlerin riski de çok yüksek, kazancı da. Hatta bu işten kazançların nasıl vergileneceği de belli değil. Rahim Ak’ın haberine göre Maliye izlemede ve arayışta. Para olarak mı sayacak yoksa ABD örneğinde olduğu gibi emtia mı, henüz belli değil. Buna karar verdikten sonra işin vergileme tarafı da başlayacak.

- Vergileme başladığında elbette bugünkü kazançlar olmayacak. Çünkü işlemler bilgisayar üzerinden yapılsa da, yurtdışı kazanç sayılacak. Beyan ve vergi vermek gerekiyor. Kanaatim kripto paraların da altın gibi emtia kabul edileceği yönünde. Türkiye de buna uyacak gibi. Yoksa para diye kabul edilirse ulusal paraların pabucunu dama atmak gerekecek ki, hiçbir ülke buna yanaşmaz.

- Her yeni piyasanın oluşmasında ilk aşamalarda görüldüğü ve her şişen balonun patladığı gibi, kripto para balonu da şişme aşamasında. Daha ne kadar şişer, açıkçası kestirmek zor ve şartlara, gelişmelere de bağlı.

- Diğer piyasaların büyüklüğünü; dünyada kayıtdışı, kara para, suç parasının hacmini; dijital ortama ve işlemlere yatkın yeni kuşakların varlığını dikkate alınca, daha gidecek yol olabilir. Ama bir gün de patlayacak aşamaya geleceğini beklemek gerek.

- Çıkış ne kadar hızlı ve büyükse o zaman çöküş de o kadar ani ve sert olacaktır.

HAZİNE’NİN FAİZ YÜKÜ 2017’DE DE ÇİFT HANELİ

Küresel kriz sonrasında faizlerin tarihi en dip seviyelere inmesinin etkisiyle Türkiye’de Hazine borçlanma faizleri rekor seviyelere geriledi. 1984’te düzenli ihalelerle başlatılan borçlanmalarda en düşük faiz 2013 yılında ortalama bazda yüzde 7.7 ile görüldü. FED’in açıklamasıyla küresel piyasalarda başlayan dalgalanma ve faizlerdeki artış Türkiye’ye de yansıdı. Sermaye akımlarında oynaklık kurları artırdı. Kurlar enflasyonu tetikledi. Sonuçta Hazine 7 yıllık tek haneli faiz döneminin ardından 2016’da yeniden çift haneye geri döndü. Bu yılki borçlanma programını tamamlayan Hazine, ağırlıklı ortalama yüzde 11.5 ile borçlandı ve çift haneye devam etti. Borç çevirme oranı yüzde 127 ile 2001 sonrasının en yükseğine çıktı.

SONUÇ:

“İnsanların vücut hareketlerini hesaplayabilirim ama çılgınlıklarını hesaplayamam.”

Isaac Newton

 

Yukarı