TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Enflasyonda 2018’in zorluğu maliyetlerde

 

2018 yılına yaklaşırken enflasyonun düzeyi ve izleyeceği seyir önem kazanıyor. Yüzde 12.98’le son yılların en yükseğine çıkan enflasyonda aralıktan başlayarak baz etkisi kaynaklı bir gevşeme olmasını bekliyoruz. Bu çerçevede enflasyon düşüşü 5 ay boyunca mayısa kadar devam edebilir. Tabii ki bu arada döviz kurlarında yeni bir sıçrama yaşanmazsa.

- Ancak mayıs sonrasında baz etkisinin tersine işlemeye başlayacak. 5 aylık kolay dönemi, mayıs-eylül arası 5 ay zor dönem izleyecek. Baz etkisi dışında yılın bütününü ve geleceği etkileyecek gelişmelerin başında döviz kurunun oynaklığı ve düzeyi belirleyici olacak. Kurun oynaklığı ve düzeyi de yurtiçi enflasyona, faiz oranlarına, küresel sermaye akımlarına ve dünya piyasalarına bağlı. Bu açıdan yılın ilk çeyreğinde riskler daha az ama ikinci çeyreği için aynı şeyleri söylemek için erken.

- 2018’de enflasyonun seyrinde gevşek maliye politikaları ve para politikasının sürmesi de belirleyici rol oynayacak. Tam enflasyon düzeyinde bir politika faizi olduğundan sıkı para politikası izlendiğini söylemek zor. Maliye politikası ise son 15 yılın en gevşek dönemini yaşadı. Vergi indirimleri ile hanehalkı tüketimi, kredilerle şirketler desteklendi. Bunun sonucunda Hazine, 2001 sonrasının en yüksek iç borç çevrim oranına yüzde 127 ile 2017’de ulaştı.

- Kredi Garanti Fonu kredilerinin 2018’de de devam edecek olması ve istihdam teşviklerinin artırılması gevşek maliye politikalarına devam edileceğinin güçlü işaretleri. İç tüketim canlı olmaya devam edebilir.

- 2018 aynı zamanda üç seçimin olacağı 2019’un arifesi ve Mart 2019’daki yerel seçimlere hükümetin hazırlık dönemi. Kasım 2019’daki Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri de Anayasa değiştirilmesi şartıyla öne çekilebilir. Bu seçimlerin 2018’de yapılması, bekleme dönemini kısaltacağı için ekonomi açısından daha yararlı olabilir.

- Karar vericiler nasıl karar verecek bilemeyiz ama seçimlerin 2018’e alınması enflasyonu da etkileyecek gelişmelerden biri.

- Çünkü seçim öncesinde hükümetler kamusal ürünlere pek zam yapmazlar, seçim sonrasına bırakırlar. Bu açıdan seçime kadar enflasyon düşük, seçim sonrasında yüksek çıkabilir.

- Seçimlerin 2018’e alınması veya gelecek yılın hükümet tarafından seçimlere hazırlık yılı olarak geçirilmesi halinde yurtiçi talebin oldukça canlı olacağı varsayılabilir.

*************

TEHLİKE İSE İÇ TALEBİN ARTMASINDA

- İşte enflasyonun önündeki tehlike de burada. Çünkü yurtiçi talebin zayıflığı yüksek maliyetlerin fiyatlara yansıtılmasını kısmen önlüyor. Bitişikte yer alan tablodan izlenebileceği gibi, enflasyon çeşitleri arasında en düşük olanı yüzde 12.98 ile tüketici enflasyonu.

- Kasım itibarıyla son bir yılda yurtiçi üretici fiyatları yüzde 17.30, tarım üretici fiyatları yüzde 19.79 ve ihraç edilen ürünleri kapsayan yurtdışı üretici fiyatları da yüzde 26.01 arttı. Yani şirketler ürettikleri malları yurtiçine yüzde 17.3 fiyat artışıyla, yurtdışına ise yüzde 26 fiyat artışıyla satıyor.

- Demek ki, yurtdışında ihracat pazarları maliyetlerdeki artışı yansıtmaya izin veriyor. Yurtiçinde de talebin yükselmesiyle ortam hazırlandığında üretici fiyatlarından tüketici enflasyonuna geçişlerin hızlanmasını beklemek gerek.

SONUÇ:

“Hayatı yaşamanın iki yolu vardır: Biri hiçbir şeyin mucize olmadığını düşünmek, diğeri de her şeyin bir mucize olduğunu kabul etmek.”

Einstein

 

Yukarı