TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

2017’de borsanın, BES’in ve altının, son 5 yılda ise konutun getirisi iyi ama hiçbiri dolarla yarışamıyor

 

2017 yılı hem finansal yatırım araçlarının getirisi hem de genel ekonomi açısından altın bir yıldı. Yükselen enflasyona karşılık bütün yatırım araçlarının reel getirileri pozitif kaldı. Ama hem geçen yıl hem de son 5 yılda en çok dolar kazandırdı 

Geçen hafta aralık ayı Türkiye Konut Fiyat Endeksi’nin açıklanmasıyla 2017 yılının konut ve bireysel emeklilik ile finansal yatırım araçlarının net bir karşılaştırmasını yapmak mümkün hale geldi. Hemen belirtelim ki, ekonomide olduğu gibi 2017 finansal yatırım araçlarının yaygın ve yüksek getirileriyle iyi bir yıl oldu.

- Gerçi son çıkan veri olan konut fiyatları Türkiye ortalamasında yüzde 1.9 ile yıllık enflasyonun altında değer artışı yapsa da, kira getirilerinin bu kaybı telafi edeceğini varsaymak gerek.

- Yine aynı şekilde bireysel emeklilik sistemi de yüzde 15.1’le son 5 yılın nominal en yüksek, reel ise en iyi ikinci getirisini yakaladı. 2017’nin reel getirisi yüzde 2.8’e inmesine karşılık 2014 yılının yüzde 14.2’lik getirisi aynı yılın yüzde 8.17’lik enflasyona göre yüzde 5.5 reel getiri sağlamıştı.

- Ancak burada asgari ücretin yüzde 25’i kadar devlet katkısı ile bireysel emeklilik sisteminin getirisi de yükselecek. Tabii belirlenen zamanı bekleyebilenler için bu getiri söz konusu olacak. Bireysel emeklilik fonları belirli kıstaslara ve risk dağıtma anlayışına göre kurgulandığından istikrarlı ve pozitif piyasa ortamlarında getirileri artıyor. Piyasaların oynaklığının arttığı dönemlerde ise getiriler düşüyor. Hatta sistemden ayrılmaların artması durumunda getiriler yine düşebiliyor.

- Geçen yılın en yüksek reel getirisi yüzde 27 ile hisse senetlerinden. Bu getiriye yüzde 2 dolayındaki temettü verimliliği dahil değil. Hemen belirtelim ki bu getiri yıl sonu kapanış itibariyle endeksin yüzde 47 getirisi ile farklı. Çünkü biz hem konut fiyatlarına hem de bireysel emeklilik fonları getirilerine uyumlaştırmak için BİST 100’ün aralık ayı ortalamasını baz aldık. Buna göre yıllık getiri hesapladık. Aynı şekilde külçe altın da, dolar ve Euro da aylık ortalama olarak alındı. Faizler zaten ortalama.

- Bu hesaplamaya göre geçen yıl ikinci en yüksek getiriyi yüzde 8.4 ile altın sağladı. Altını yüzde 8 ile dolar, yüzde 7.3 ile Euro izliyor.

- İşin içine finansal değil reel bir yatırım aracı olan konut girince ve uzun vadeli bir sözleşme olan bireysel emeklilik de katılınca vadeyi biraz geniş tuttuk ve son 5 yıllık bilançoya da baktık.

- Burada tablo biraz daha farklılaştı. Hisse senetleri geri plana düşerken dolar, Euro ve konut ön plana çıktı. 5 yılın toplamında tüketici enflasyonu yüzde 53.54 artış kaydetti. Bu oranı yenip üzerine en çok çıkan ise yüzde 32 ile dolar oldu. Doları yüzde 16.1 ile Euro izliyor. İkisinin birlikte oluşturduğu döviz sepeti de enflasyonu yüzde 23.2 düzeyinde yendi.

- İkinci en yüksek getiri yüzde 15.2 ile konuttan. Bu da konutta kaliteyi arındıran fiyat artışı ile sağlandı. Bir yerde çekirdek fiyat diyebileceğimiz artışa kira gelirleri eklenirse konuttaki getiri daha yükselir. Ancak bir reel yatırım aracı olan konutun döviz hariç finansal yatırım araçlarını geride bırakması yüksek bir performans gösterdiğine işaret ediyor.

- 5 yılda en iyi üçüncü getiri yüzde 6.8 ile külçe altından. Faizlerin getirisi de yine pozitif.

- Bireysel emeklilik fonlarının 5 yıllık getirisi yüzde 3.8 ile çok az enflasyonun altında kaldı. Ancak geçmiş 5 yıl küresel piyasaların da Türkiye piyasalarının da çok büyük çalkantılarla karşılaştığı bir dönem oldu. Volatilite artışı ve sistemden ayrılmalar getirileri düşürdü. Ancak tam da bu dönemde devlet katkısı devreye girdi. 70 milyarı bulan toplam fon büyüklüğü yanında devlet katkısı 10 milyar lirayı geçti. 7 milyonun üzerine çıkan katılımcı sayısı, otomatik katılımlarla 10 milyonu bulmasında kamu kesiminin bütçeden verdiği bu katkı tam bir doping yaptı. Doğal olarak sistemde kalanlar devlet katkısını da aldığında bugünkü negatif getiriler son 5 yılda pozitife dönecek.

*********** 

TİCARETTE SAVAŞ KAYBETTİRİR

Geçen yılın eylül ayından bu yana ABD 10 yıllık Hazine faizleri artarken dolar yükselmiyor, geriliyordu. Ama son dönemde durum değişmeye başladı. 1 Mart’ta 90.932 değerine kadar yükselen Dolar Endeksi cuma bir günde yüzde 1.09 değer kaybetti. Bunda ticaret savaşlarının başlayacağı korkusu etkiliydi. ABD ticaret savaşını kazansa da bu işin kaybedeni olmaya aday. Çünkü ticaret savaşlarından biri galip çıksa da kazananı olmaz. Bu nedenle de dolar toparlanmasına ara verdi, şubat ayı seyri sanki yatay dalgalı bir seyir izliyor görünümü veriyor.

Daha ilginç olanı ise veriler ve yapılan açıklamalar bu yıl faiz artırımının 4 çıkacağı ihtimalini artırırken ABD 10 yıllık faizleri tırmanışa ara verdi ve 3.80-3.95 aralığında dalgalanıyor. En azından dolardaki değer kaybı duruldu ve ABD faizi de artmıyor denilebilir. Dolayısıyla ikisi arasındaki makas da şimdilik daha fazla açılmıyor. Makasta kapanma olacak mı? Muhtemelen ya birinin aşağıya gelmesi ya da diğerinin kısman toparlanması olacak gibi.

ÖNE ÇIKAN HABERLER
Yukarı