TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

FED faiz artırır bizde çok can yaktırır

 

IMF Başkanı Christine Lagarde ABD Başkanı Trump’ın G7 sonuç bildirgesinden çekilmesi sonrası yaptığı değerlendirmede “Dünya ekonomisinde gidişat şimdilik iyi ancak ufukta kara bulutlar toplandı. Bu bulutlar günden güne de giderek kararmakta” dedi.

- Eski Merkez Bankası Başkanı ve İyi Parti milletvekili adayı Durmuş Yılmaz da, Bloomberg HT’ye Türkiye ekonomisiyle ilgili olarak “Kriz lafını kullanmak istemem fakat bize doğru yaklaşan, ne olduğunu bilmediğimiz bir cisim var” diye konuştu.

- Durmuş Yılmaz’ın bu sözü kullanmadan önce FED’in yapmakta olduğu parasal sıkılaştırmaya işaret etmesi yaklaşmakta olan cisimle ilgili bir tarif oldu: “Biz 2013’te Fed Başkanı’nın mesajlarını doğru anlasaydık ve buna uygun davransaydık, bugünkü noktaya gelmezdik. Parasal genişlemenin sona ereceği ve Fed’in faizleri artırması nedeniyle bizim gibi ülkelerin sıkıntıları artacak. Biz 2013’te sinyali anlayıp tedbir alsaydık, olana bitene daha düşük faiz ve enflasyonla hazırlıklı olabilirdik ama maalesef geciktik.”

- Durmuş Yılmaz’ın işaret ettiği tehlikenin adı FED’in faiz artırması ve dolar likiditesinin Amerika’ya doğru çekilmesi. Buna 2015 yılında başladı ve kademeli şekilde devam ediyor. Bugün de FED’in bir toplantısı var ve faiz artırmasına kesin gözüyle bakılıyor. Enflasyon ve işsizliğe bağlı olarak FED bu yılki faiz artırımını 4’e çıkartabilir. Ayrıca FED’in bilanço küçültmesi dolayısıyla piyasadan çektiği likidite de giderek artıyor.

- Bunun yanı sıra ABD dışındaki ABD’li şirketlerin finansal varlıklarını beyan etmesi halinde düşük vergilendirileceği, aksi takdirde normal vergi dilimlerine tabi olacağı da uygulamaya geçti. Özellikle ABD’li şirketlerin dünyada 2.2 trilyon dolarlık bir finansal varlığından söz ediliyor. Bu yolla ABD’ye şimdiye kadar ne kadar kaynağın döndüğü ise bilinmiyor. Ama doların anavatanına dönüşünü iyice hızlandırmış olabileceği tahmin ediliyor. Bu da, gelişmekte olan ülkelerdeki son dönem yüksek oynaklığın ana nedenlerinden biri olabilir.

- Doların anavatanına dönmesinden Türkiye’nin net biçimde negatif etkilenmesi, dış kaynağa olan ihtiyacından ve yüksek cari açığından kaynaklanıyor. Nisan itibarıyla son bir yıllık cari açık tutarı 57 milyar dolara yükseldi. Bu da GSYH’nin yüzde 6.5’ine yükselmesi demek.

- Türkiye’nin dış borç stoku da 453 milyar dolarla GSYH’nin yüzde 53.5’i düzeyine yükseldi. Bir yılda vadesi gelecek kısa ve uzun vadeli borç ödemelerinin toplamı 185 milyar doları buluyor. Cari açıkla birlikte toplam finanse edilmesi gereken tutar bir yılda 240 milyar dolara çıkıyor. Hassasiyet bundan.

*********** 

EN ÖNEMLİ KÜRESEL GÜNDEM TİCARET SAVAŞLARI

- IMF Başkanı’nın dikkat çektiği kara bulutlar ise dünya ticaretinin üstüne yağacak. Gelişmiş 7 ülkenin bir araya geldiği ama 73 yıldan beri ilk kez sonuç bildirgesinin ABD’nin eksik imzasıyla çıktığı son toplantı, ticaret savaşlarının yeni bir aşamaya geçtiğine işaret ediyor. Liderlerin fotoğrafları ABD ile Avrupa arasında uyumlu ticaretin köprülerinin atıldığına yorumlanabilir.

- Çelik ve alüminyumdan sonra ABD şimdi de Avrupa otomobillerine gümrük vergisini yüzde 2.5’ten yüzde 25’e çıkarmayı düşünüyor. Trump toplantı sonrası attığı Twitter mesajlarıyla ülkesinin 800 milyar dolar ticaret açığı ile karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek “Eğer karşılıklı olmayacaksa, adil ticarete bundan sonra aptal ticaret demek gerekecek” dedi.

- Hedefte özelikle Almanya’nın olduğu belirtiliyor. Almanya’nın 19 milyar dolarlık otomobil ihracatı yanında ABD’de otomobil üretim tesisleri bulunuyor. Ancak bu tesislerde üretilen otomobillerde yerli parça kullanma oranı yüzde 35 düzeyinde. Trump’ın ekonomi danışmanı Navarro söz konusu tesislere fabrika denilemeyeceğini, olsa olsa montaj tesisi olarak tanımlanabileceğini söyledi.

- İthal edilen parçalara vergilerin 10 kat artırılmasıyla Alman şirketlerinin Amerika’daki operasyonlarını daraltmalarının gündeme geleceği belirtiliyor. Almanya’nın da buna kayıtsız kalamayacağı ve Merkel’in “Aldatılmaya izin veremeyiz. Aksine böyle bir durumda harekete geçeriz” sözlerinin, karşılık verme anlamına geldiği kaydediliyor.

- Dünya ticareti korumacılık önlemlerinin etkisiyle daralacaksa bundan Türkiye de etkilenecek. Özellikle ihracatla büyümek isteyen ekonominin daralan Avrupa pazarına mal satması giderek zorlaşabilir. Önümüzdeki dönemin en önemli küresel gündemi ticaret savaşları olabilir.

- Hem ticaret savaşlarının şiddetlenmesi, hem FED’in faiz artışları ve bilanço daraltması, hem de vergi düzenlemeleriyle küresel likiditeyi ABD’ye doğru çekmesi çakışıyor ve dünya ekonomisi için en büyük riski oluşturuyor.

 

ÖNE ÇIKAN HABERLER
Yukarı