TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Enflasyonda tarihi düşüş niçin sevindirmez?

Ocak ayındaki yüzde 0.41’lik enflasyon bile çoğu yatırım aracının reel getirisini pozitife çevirmeye yetmedi. Yukarıdaki tablodan izlenebileceği gibi, ayakta kalabilen ve yatırımcısına anlamlı bir getiri sunabilen sadece Euro ve dolar vardı. Dış değerindeki kayıp altını da kazandıranlar listesinden çıkardı. Para politikasında gidilen değişikliğe paralel olarak dolar ocak ayında yüzde 3.5, Euro yüzde 5.8, döviz sepeti de yüzde 4.8 getiri sağladı. Borsanın düşmesi ve faizin yükselmesi, kur artışı ile birleşince ortada reel getiri sunan araç pek kalmadı.
Ocakta yüzde 0.41’lik rakam dahil olurken yüzde 1.85 endeksten çıkınca yıllık enflasyon 1.5 puan birden geriledi, yüzde 4.90’a düşerek son 42 yılın en düşük seviyesine indi. Bu sene hem geleneksel yılbaşı zamları ve kamu zamları yoktu hem de baz etkisi vardı. Bundan bir önceki en düşük seviye 1968 yılında yüzde 0.53 ile görülmüştü. Tüketici enflasyonu 1969’da yüzde 7.91’e çıktıktan sonra 2004 yılına kadar hep çift hanelerde kaldı. 1994 yılında yüzde 125.5 ile üç haneli rakamları gördük.

DAHA DÜŞEBİLİR: Enflasyon muhtemelen baz etkisi nedeniyle şubat ve mart aylarında gerilemeye devam edebilir. Bu durumda yıllık enflasyon büyük olasılıkla yüzde 4’ün altına inebilir ve 1968 sonrasının ilk yüzde 3 düzeyindeki enflasyonunu da bu aylarda görülebilir. Buna karşılık finansal piyasalar pek memnun değil. Bu da enflasyonda madalyonun ikinci yüzüyle yakından ilgili. Tüketici enflasyonunda ulaşılan tarihi düşük verilere karşılık üretici fiyatları çift haneli rakamları buldu bile. Aylık üretici fiyatı yüzde 2.36 artışla bütün beklentilerin üzerinde çıktı. Yıllık üretici fiyat artışını da yüzde 10.80’e taşıdı. Bir yanda yüzde 4.90’lık TÜFE, diğer yanda yüzde 10.80’lik ÜFE. Arada ciddi fark oluşmuş. Ancak bugünün üretici fiyatı yarının tüketici fiyatı. Çünkü tüketim yüksek olduğundan dolayı geçişgenlik de fazla.
*Üretici fiyatlarını harekete geçiren etkenlerin başında dünyada enerji ve emtia fiyatlarındaki artış geliyor.
*Bunun yanında döviz kurları da artıyor. TL yüzde 10’un üzerinde değer yitirdi. Emtia ve enerji fiyatları hem dünyada yükseliyor hem de bunları Türkiye yükselen kur ile ithal ediyor. Çifte etki enflasyonu körüklemiş oluyor. Eğilim hemen de durmayacak.
* Kaldı ki, nisan ayından itibaren enflasyonda baz etkisi ortadan kalkacak. Kademeli bir yükseliş içine gireceğiz.
* Bunun üzerine bugünkü yüksek olan üretici fiyatlarından gelecek baskıyı da eklemek gerekecek.
*Yılın üçüncü çeyreğine geldiğimizde ise seçim nedeniyle geciktirilen kamu zamları yürürlüğe konulacak. Bu da üçüncü çeyrekte enflasyonu körüklemeye devam edecek gibi. Bu durumda faizin artışının gecikmeli de olsa enflasyonu izlemesi beklenir. Piyasalarda da geçmişe veya bugüne değil, geleceğe yatırım yapılır. Enflasyonun bugünü tarihi dipte ama yarını yükselişi işaret ediyor.
SONUÇ: “Bugünle dünün tartışmasına girersek geleceği kaybederiz.” William Churchill

Yukarı