TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

İki ayrı piyasada iki ayrı fiyatlama

Piyasalardan biri hisse senedi piyasası. Ocak ayının son gününde borsa kısa vadeli bir dip yapmış ve şubat ayından itibaren toparlanma yoluna girmiş gibi gözüküyor. 31 Ocak’ta seans içinde 61.957’ye kadar düşen İMKB 100 dün 65.916’ya kadar çıktı. Bir haftalık artışı yüzde 6.4’e vardı. Ocak sonuna kadar düşüş, sonrasında ise yükseliş eğilimine girmiş.
* Buna bir neden, bilanço açıklama dönemine giriliyor olması gösterilebilir. Her bilanço döneminde borsa aşağı yukarı bir canlılık yaşar. Eğer çok baskın negatif bir trend içinde değilse. Belki bankalar veya reel sektör şirketleri beklentilerin üzerinde bilanço açıklayacaklar. Bunu bekleyip göreceğiz.
* Aslında sanayi üretiminde büyük sıçrama borsa yükselişine iyi bir gerekçe olabilirdi. Bilançolarla da bir bağlantısı nasıl olsa var. Fakat sanayi üretim verisi 8 Şubat’ta açıklandı. Piyasa o zamana kadar yol almış zaten. Yani üretim patlamasına pek prim verdi gibi.
* Yabancıların pek piyasada olmadığı bir dönemde borsanın böylesine ilgi görmesi, daha çok not artırım beklentisiyle açıklanabilir. Özellikle de IMF Türkiye temsilcisi Mark Lewis’in yaptığı açıklamalar böyle bir beklentiyi tetikledi.
Nitekim uluslararası kredi kuruluşları not artırımına gidip gitmeyeceklerine yönelik arka arkaya açıklama yapmak zorunda kaldılar. Bunlardan Moody’s daha çok risklere dikkat çekti, hatta bir uyarı da yaptı: Merkez Bankası faiz artırmak durumunda kalırsa bunu fazla gecikmeden ve gerektiği dozda yapabilmeli. Japon JCR’ın temsilcisi seçim öncesinde not artırımını pek beklemediğini söyledi. Fitch Rating temsilcisi de, buna benzer sözler etti. Zaten not artırımında önde olan bir kurum. Geriye S&P kalıyor. Henüz ondan bir açıklama gelmedi. Yani kısa vadede bir not artımı olacaksa bunun adresi tek bir kurum gibi kaldı. Onun da yatırım yapılabilir seviye için iki kademe birden not artırması gerekecek. Bunu yapar mı, bilmeyiz. Eğer bu not artışı gerçekleşirse, o zaman yabancıların katılmadığı ve faizlerin çıktığı bir ortamda İMKB’nin yükselişi anlamlı olur.

FAİZDE ARTIRIM BEKLENTİSİ: Faiz piyasası ise daha farklı beklentileri fiyatlıyor gibi. Ocak sonunda gösterge tahvilin faizi yüzde 8.24 idi. Dün yüzde 8.65’e kadar çıktı. Eğer bu piyasa da not artırım beklentisine katılsaydı faizlerin artmaması gerekirdi. Çünkü not artırımı ve özellikle yatırım yapılabilir seviyeye çıkılması, daha uzun vadeli ve kalıcı dış sermayenin gelmesine yol açabilir. Ama faiz piyasası önümüzdeki dönemde enflasyon artışına bağlı Merkez Bankası’nın faiz artırımını fiyatlıyor sanki. Anlaşılan hangi piyasanın daha isabetli ve oturaklı karar verebildiğini bir kez daha test edilebileceğiz.

SONUÇ: “Nerede para varsa orada şeytan da vardır.” Alman atasözü

Yukarı