TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Yeni bir petrol şokuna doğru mu?

Petrol fiyatları tarihinin ikinci en yüksek düzeyinde. Petroldeki artışın kaynağı ise arzda meydana gelebilecek sıkıntılar. Libya'yı başka petrol üreten ülkelerin izleyeceğinin beklenmesi arz konusundaki endişelerin kaynağı. Eğer bu endişeler haklı çıkarsa, rejim değişiklikleri büyük çatışmalarla başka ülkelere de sıçrar ve belli bir coğrafyayı kapsarsa, aylara hatta yıllara varan bir sürece yayılırsa elbette arz konusundaki endişeler haklı çıkar. Petrol fiyatları her ülkedeki rejim değişikliği ile daha yukarı çıkabilir. Çıka çıka da rekor seviyelere yükselebilir. "Açılmadık kanatların büyüklüğü bilinmez" sözü burada gerçek olur. Ne kadar rejim devrilir, süreç ne kadar uzar ve yayılırsa, petrol fiyatları da o kadar yükselir.

ZİNCİRLEME ETKİ: Gelelim bunun küresel ekonomiye etkisine. Petrol ekonomilerin temel girdisi. Dünyada da talebe bağlı belli bir ekonomik canlanma ve buna paralel enflasyonda artış söz konusu. Gelişmekte olan ülkeler zaten önlem diye faiz silahına sarıldılar bile. Şimdi buna petrol fiyatlarının beklenmeyen bir nedenle yükselmesi dahil edilecek. Küresel düzeyde beklenen enflasyon oranı yukarı yönde revize edilecek. Enflasyonun yükselmesi faiz artırımlarını daha hızlandırabilecek.
Petrolün enflasyona, enflasyonun faize, faizin ekonomik canlanmaya negatif etkileri söz konusu olacak. Dünyadaki ekonomik toparlanma biraz daha hız kesebilecek. Küresel büyüme hızı muhtemelen aşağı yönlü revize edilecek. Ekonominin durulmasının beklenmesi bizzat hisse senedi piyasalarını vuracak. Böylesine bir zincirleme etki söz konusu.

EVE DÖNÜŞE HIZ: Siyasi krizlere dayalı ekonomideki böyle bir belirsizlik elbete dünyada risk alma iştahını düşürebilecek. Gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere başlayan sermayenin geri dönüşünün üzerine tam bu olay geldi. Sermayenin eve dönüşü ya daha uzun sürecek ya da daha büyük çaplı olabilecek.
Rejim değişikliğinin kısa vadeli küresel etkilerinin olumsuz olacağı kesin. Boyutunun ne olacağını ve ne kadar tahribat yapacağını ise yine rejim değişikliği süreci belirleyecek. Ne kadar büyüyecek, ne kadar sürecek ve ne kadar çok ülkeyi kapsayacaksa, etkisi de o kadar büyük olacak. Madalyonun bu yüzündeki fatura ağır. Yeni petrol şokunun dünyayı etkisi altına alması gibi bir şey. Bu olaylar Libya ile sınırlı kalsa bile, en azından böyle bir etki yaratmaya aday.

Ekonomiyi soğutma ihtiyacı artık yok
Madalyonun ikinci yüzünde petrol şokunun ve yaşanan bu olayların Türkiye'yi nasıl etkileyebileceği var.
■ Bir kere dünya etkilendiği kadar biz de etkileneceğiz. Petrol fiyatlarından, risk alma iştahının azalmasından, piyasaların bozulmasından, enflasyonun ve faizlerin yükselmesinden biz de payımıza düşeni alacağız.
■ Bunun yanında bu coğrafyanın kıyısında bulunmanın dezavantajını da yaşayacağız. Bu coğrafyaya ilgi azalabilecek.
■ Türkiye'nin rejim değişikliği yaşayan ülkelerle olan ticari ilişkileri de negatif etkilenecek. Belki bir süre işler tamamen duracak. İhracatımız, müteahhitlik hizmet gelirlerimiz düşecek. Dış açık negatif etkilenecek.
■ Petrol ve ona bağlı diğer enerji fiyatlarının artması hem yurtiçinde enflasyon artışına hem de cari açık artışına yol açabilecek.
■ Merkez Bankası öncülüğünde alınan önlemlerin devam ettirilmesine gerek kalmayacak. Faizlerin daha düşürülmesine, likiditenin sıkılmasına artık ihtiyaç yok. Ekonomi zaten yaşanacak petrol şokuyla doğrudan ticari ilişkilerle ve beklentiler kanalıyla belli bir hız kesme eğilimine girebilecek.
■ Rejim değişikliği sürecinin yılın ikinci çeyreğine sarkması halinde, seçim öncesine denk gelen ve toparlanma beklenen bu dönemde piyasalarda fazla bir değişiklik olmayabilir, toparlanma ertelenebilir.
Petrol şoku olur da, Türkiye'ye yansımaz olur mu hiç. Şok bir kez daha dışarıdan geliyor.

SONUÇ: "Bir tek kılın dahi gölgesi vardır." Puplilius Syrus

Yukarı