TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

İşsizlikte en hızlı azalma 2010'da

2010 yıllık istihdam verileri, 1988 sonrasının en iyi performansını ortaya koydu. İşsizlik oranı 2009 yılında yüzde 14.0'den 2010'da yüzde 11.9'a indi. İşsizlikteki 2.1 puanlık iyileşme istatistiklerin daha sık aralıklarla yayımlanmaya başladığı 1988 sonrasının en hızlı işsizlik azalmasını oluşturuyor. İkinci en iyi azalma ise 2000 yılında yüzde 7.7'den yüzde 6.5'e inerek 1.2 puan düşüş şeklinde yaşanmıştı.
■ Son küresel krizle birlikte hızla artan ve 3 puan sıçrayan işsizlik 2009'da yıllık bazda yüzde 14 ile tüm zamanların en yüksek oranına çıkmıştı.
■ Geçen yıl kurumsal olmayan nüfus 801 bin, 15 yaş ve üstü nüfus 855 bin arttı. İşgücüne, nüfus artışından daha fazla katılım oldu. İşgücü 893 bin kişi arttı. İşgücüne katılım yüzde 48.8'e çıkarak 2002 sonrasının en yükseğine çıktı. İşgücüne katılan 893 bin kişiye karşılık 1 milyon 317 bin kişiye istihdam sağlandı.
■ Yıllık 1.3 milyon istihdam artışı bundan önce sadece 1994 te geçilmiş. 1993 yılının yüksek büyümesi elbette belli bir istihdam artışına yol açmalıydı. Nitekim 1991 92 durgunluk yıllarından gelen etkiyle 93 te istihdamda zaten 1
milyonluk kayıp yaşanmış, aynı yılın büyümesi ise kriz yılı olan 1994 te 1.5 milyon istihdama yol açmış gibi görünüyor. O dönemde istatistiklerin 6 ayda bir anket yoluyla hesaplandığını hatırlatalım.
■ İşgücüne katılımın üzerinde istihdam yaratılmasıyla işsiz sayısı 425 bin azalmayla 3 milyon 46 bine geriledi. 425 binlik azalma 1988 sonrasının en büyük azalması.
■ İstihdamdaki iyileşme ve işsizlikteki azalmanın bir sonucu da işgücüne dahil olmayan nüfusun 37 bin azalmasıyla görüldü.
■ Orta Vadeli Program'da 2010 yılı için başta yüzde 14.6 olarak öngörülen ama sonra yüzde 12.2 ye revize edilen işsizlik oranı yüzde 11.9 ile 2011 yılı hedefinin de altına indi. Bu durumda yüzde 12 alınan 2011 işsizlik oranının yeniden revize edilmesi gerekebilir.

Başarının bedeli rekor cari açık
İstihdamdaki parlak performans resmin bir yüzüyse ikinci yüzü de bu başarıya yol açan ekonomik büyümenin sonucu cari açığın rekor düzeye çıkmasıdır. 2010 yılı büyümesi yüzde 8 civarında gerçekleşecek. İhracat ayağı eksik biçimde bunun başarılması ancak iç talep patlamasıyla oldu. İç talep için üretim ve ithalat gerekli. Üretim de ciddi boyutta ithalata bağımlı artık. Sonuçta 2010 yılının cari açığı 48.6 milyar dolara ve milli gelire oranı yüzde 6.5'e yükseldi.
2011 yılının ilk ayına ait dış ticaret verileri de cari açığın hızla büyümeye devam edeceğine işaret ediyor. Bu rakamın açıklandığı şubat sonunda finansal piyasalarda belli bir bozulma ve dalgalanma yaşandı. Türkiye'yi daha riskli bir görünüme getirdiği için yabancılardan bazıları sattı, çıktı.
Cari açığın artarak devam etmesi halinde aynı yabancılar daha ürkek hale gelebilir, durumu daha riskli bulabilirler. Bu durumda iş sadece piyasa boyutunda kalmaz, kreditörlerin geri çekilmesine, bu da ekonomide sert bir düzeltmeye yol açabilir. Büyüme ve buna bağlı istihdamda iyileşme, piyasaların sınırlandırmasıyla kesilmiş olur. Resmin ikinci yüzündeki bu görüntü, birinci yüzündeki görüntünün bedeli gibi.

SONUÇ: "Ektiğini biçeceksin." Latin atasözü

Yukarı